Başkan Uzundağ; "Öğretmen Hakları Değil, İdari İhtiyaçlar Öncelenmiş"
Yeni Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğine Eleştiri: 'Öğretmen Hakları Değil, İdari İhtiyaçlar Öncelenmiş'
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan yeni Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği, öğretmenlerin mesleki yaşamını doğrudan etkileyen önemli düzenlemeler içermesine rağmen, öğretmen hak ve taleplerinden çok idari ihtiyaçları önceleyen bir anlayışla hazırlandığı gerekçesiyle eleştiriliyor.
Özgür Eğitim Sen Şanlıurfa İl Temsilcisi Vehbi Uzundağ, yönetmeliğe ilişkin yaptığı değerlendirmede, düzenlemenin genel yaklaşımı itibarıyla adalet, eşitlik ve liyakat ilkeleri bakımından ciddi sorunlar barındırdığını ifade etti.
Uzundağ, yönetmeliğin en dikkat çekici yönlerinden birinin fen liseleri, sosyal bilimler liseleri ve proje okullarının genel atama ve yer değiştirme sisteminin dışında tutulması olduğunu belirtti. Buna karşın güzel sanatlar liseleri, mesleki Anadolu liseleri ve BİLSEM’lere öğretmen alımına ilişkin prosedürlerin ayrıntılı biçimde düzenlendiğine dikkat çekti. Bu durumun, geçmişte olduğu gibi bugün de “senin öğretmenin–benim öğretmenim” anlayışının sürdürüldüğünü gösterdiğini ifade eden Uzundağ, bu yaklaşımın öğretmenler arasında adalet duygusunu zedelediğini vurguladı.
Hizmet puanında günlük hesaplama olumlu
Yönetmelikte yer alan hizmet puanlarının yıllık hesaplamadan günlük hesaplamaya dönüştürülmesini olumlu bir düzenleme olarak değerlendiren Uzundağ, bu değişikliğin önceki uygulamalarda yaşanan yuvarlamadan kaynaklı eşitsizlikleri giderebileceğini ifade etti.
Norm kadro fazlası öğretmenler için kaygı verici düzenlemeler
Norm kadro fazlası öğretmenlere ilişkin düzenlemelerin ise öğretmen güvencesi açısından en sorunlu başlıklardan biri olduğunu dile getiren Uzundağ, aynı ilçe grubu içinde dahi mazeret tayini başvurularının sınırlandırılmasının hukuk devletinin temel ilkelerinden olan eşitlik ilkesine açıkça aykırı olduğunu söyledi.
Bu uygulamalarla fiilen, “istenilen” öğretmenlerin proje okulları aracılığıyla merkezde tutulacağı, “istenmeyen” öğretmenlerin ise norm fazlası gerekçesiyle 70–80 kilometre uzaklıktaki okullara resen gönderilebileceği bir tablo oluşacağını belirten Uzundağ, bu durumun hukukun üstünlüğü, eşitlik, şeffaflık ve ahlaki teamüllerle bağdaşmadığını ifade etti.
Alan değişikliği ve 12 yıl sınırı eleştirisi
Alan değişikliğinin yalnızca Bakanlıkça belirlenecek sınırlı sayıdaki illerle ilişkilendirilmesini de eleştiren Uzundağ, bunun öğretmenlerin mesleki yeterliliğine dayalı bir hakkın fiilen kullanılmasını zorlaştırdığını söyledi. Alan değişikliğinin bir idari planlama aracı değil, öğretmenin mesleki hakkı olması gerektiğini vurguladı.
Ayrıca, yasal dayanağı bulunmamasına rağmen öğretmenlerin aynı eğitim kurumunda azami 12 yıl görev yapabilmesine ilişkin hükmün yönetmelikte korunmaya devam etmesinin, hukuki açıdan sorunlu bir uygulamanın ısrarla sürdürüldüğünü gösterdiğini belirtti.
“Sadra şifa, derde deva olmadı”
Genel bir değerlendirme yapan Vehbi Uzundağ, yeni yönetmeliğin öğretmenlerin haklarını güçlendiren, mesleki güvenceyi artıran ve liyakat esaslı bir sistem kuran bir anlayıştan uzak olduğunu ifade etti. Yönetmeliğin, idari kolaylık ve merkezi kontrolü önceleyen yaklaşımıyla öğretmenler arasında eşitlik, adalet ve öngörülebilirlik beklentilerini karşılamadığını belirten Uzundağ, “Bu yönetmelik, yapılması gereken bir işi yapmış görünse de sahadaki sorunları çözecek bir perspektif sunmamış, sadra şifa, derde deva bir çerçeve çizememiştir” dedi.