Reklam
Reklam
Kaybolan insan(lık)
Bedir Şahin

Bedir Şahin

Kaybolan insan(lık)

24 Ekim 2019 - 23:44

   KAYBOLAN  İNSAN(LIK)

  İnsan  akıl, fikir ve düşünebilme yeteneğine sahip canlıdır.  İnsanlık  ise insanın doğasını oluşturan, insan ı insan yapan hal ve davranışların tümüdür. Peki  insan olmak için fiziksel yeterlilik bir ölçüt olabilir mi? Fiziksel görünüş dışında ahlaki olarak da insani niteliklere sahip olmak gerekmez mi? Bir çok kişi işin fiziksel  boyutuna bakıp ahlaki boyutunu hiçe sayıyor. Ama asıl olan ahlaki boyutuna dikkat çekilmelidir.
               İnsanlık tarihinin yeryüzündeki varlığı tam olarak bilinmiyor. Ancak farklı görüşler öne sürülmektedir. Kutsal kitaplarda Hz. Adem ve Hz. Havva olduğu yönünde bilgiler var. Bilim ise   geçmişte farklı insan türü olduğunu ve son olarak varlığını devam ettiren Homo sapiens  yani “ bilen insan” ın atası olduğu diğer türlerin farklı sebeplerle yok olduğu yönünde bilgiler vardır. 
              Kutsal kitaplar ve büyük felsefi düşünürler çoğunlukla insanların ahlaki boyutuna vurgu yapmaktadır. Bu konuda nasihat ve öğütler niteliğinde bilgiler verilmektedir. İnsanların birbirlerine ve çevresine zarar vermeden nasıl yaşamaları gerektiğini, emir ve yasakların neler olduğunu, zamana göre ince farklılıklar olsa bile, temel olarak sosyal hayatın düzeni  için değişmeyen kuralları görmekteyiz. 
             Ortaya atılan “evrim”  kavramı  insanların  zamanla fiziksel olarak bir değişime uğradığı yönündeki bir varsayım veya bilgidir. İşin fiziksel boyutuyla ilgilendiğimiz kadar ahlaki boyutuyla ilgilenmiyoruz. Fiziksel olarak insanoğlu bir evrimden geçmiş mi bilinmiyor. Ancak ahlaki olarak bir evrim geçirdiğimizi söylemek hiç de zor değil.
             Yeni kuşakların değer ve yaşam biçimlerine baktığımız zaman özümüzden ne kadar uzaklaştığımızı görebiliyoruz. İnsan somut olarak yerinde dursa bile soyut olan insanlığın ortadan kalkmak üzere, yok olmaya yüz tutuğunu görüyoruz. 
            Günümüzde kime sorsan insanlığın geldiği boyuttan şikayetçi. Çünkü değer verdiğimiz yargılar değişti. Eskiden insanlık açısından iyi olan (insanlığın gerektirdiği vasıfları taşıyan) kişilere değer verilirken, günümüzde parası olan, mevkisi olan kişilere değer verilmekte. Paranın nerelerde kazanıldığı o mevkinin hangi haksızlıklar sonucu elde edildiği önemli değil, önemli olan mevki ve paradır…
               İnsanlar sosyal alemde çok sosyalleşmiş! Neredeyse dünyanın öbür ucundaki insanlarla arkadaşlık kurulabilmektedir. Fakat gerçek dünyada komşumuzun bile kim olduğundan bihaberiz. Duygularımızı, sevinçlerimizi,acılarımızı sanal alemde paylaşıp yapılan her beğeni bizi mutlu eder oldu ancak aynı evi paylaştığımız insandan gittikçe uzaklaşıyoruz. Dedelerimiz, babalamız geniş ailelerde yaşarlardı. Çocuklar dedenin ve babaannenin eğitimiyle büyürlerdi. Çocukların rol modellerleri  anne- baba,  dede- nine olurdu ama şimdilerde kimse kimseyi istemiyor. Çocuklar dedenin babaannenin verdiği eğitimden uzak aynı zamanda kültürel değerlerimizden ve insanlık değerlerine yabancı biri olarak yetişiyor. Çocuklara rehber olan, televizyon dizilerindeki yalancı hayatlar ve gerçek olmayan karakterler. Çocuklar  sanal alemdeki hayatları ve gerçek olmayan karakterleri  model alıyorlar. Bunun sonucunda koca bir umutsuzluk, yıkılmış hayaller ve gerçekleşmeyen umutlar…
          Özümüzden o kadar uzaklaştık ki bir haykırışı, bir feryadı duyamaz, yapılan bir zorbalığı, haksızlığı göremez, gördüğümüz zulme ise ses çıkaramaz olduk! Teknolojinin  hayatımızın her alanına
girmesiyle,  değer yargılarımızın değişmesiyle insanlığımız giderek yok olmaya yüz tuttu. Herkes eski insanları arar oldu. Kaybolan insanlar değil, insan(lık) oldu.

YORUMLAR

  • 21 Yorum
  • KevokBaz
    1 yıl önce
    Günümüz gerçekliğine değinilen bir çok kavrama değinilmiş özetler nitelikte bir yazı gerçektende. Özü itibariyle fizik ve metafizik diyalektiginin kavranması temelinde çağ itibariyle yaşanan düşünsel ve pratik bir rejenerasyon ile giderilebilecek bir toplumsal sorundur. İkincisi ahlaki ve politik bilince sahip bir bireyin toplumsal statüde alacağı rol ile ilgili bir sorundur Ve son olarak k.mod çağı sistematiginde toplumsal gerçekliğin bugününümüze naksedilebilmesinde tepeden tırnağa gereken bütün d.Mod. gereklerinin icsellestirilmesi ve yasamsallastirilmasi gerekir
  • Ftm örnk
    1 yıl önce
    Ders almak dileğiyle Kaleminize sağlık
  • Ftm örnk
    1 yıl önce
    Ders almak dileğiyle Kaleminize sağlık
  • Yakup BEYAZKAYA
    1 yıl önce
    Günümüzde biz ve bizimle beraber çevremizdeki insanların gerek kendi kararları gerekse toplumun aldığı kararlar doğrultusunda kaybettiğimiz değerleri kaleme alman çok güzel... insanlğı geri kazandırma Çalışmanda başarılar dilerim...
  • Celal esen
    1 yıl önce
    Elerine sağlık
  • Celal esen
    1 yıl önce
    Elerine sağlık
  • SosyaLbiRbeLa
    1 yıl önce
    Çok yerinde tespitler. En önemlisi şu kısa süreli bulunduğumuz şu yaşam da varlığımızın zerre kadar amacını düşünmeden yaşadığımızdır.
  • Palice palice
    5 ay önce
    Bence teknoloji gerekli ancak biz toplum olarak nerede nasl kullanacagini bilemiyoruz daha doğrusu bilinçsizce kullanıyoruz insanligi hepimiz sorguluyoruz ancak hiçbirimiz kendimizden başlayarak biseyleri degistrmeye çalışmıyoruz herkes önce kendi içindeki putu kırmayı başarmali böylelikle çok seyin değişeceğine inanıyorum ... Çok güzel bi konuya değinmişsiniz.
  • Bedirhan Akyıldız
    1 yıl önce
    Gerçektende teknoloji, değerlerimizin birçoğuna zarar verdi.Bunun için bir çözüm bulmamız gerekiyor.Mesela japon larda da teknoloji var ama onlar değerleri ile teknolojiyi birleştirmişler.Biz de öyle yapabiliriz diye düşünüyorum
  • İBRAHİM YÜKSEKYAYLA
    1 yıl önce
    Eskiden insanlık açısından iyi olan (insanlığın gerektirdiği vasıfları taşıyan) kişilere değer verilirken, günümüzde parası olan, mevkisi olan kişilere değer verilmekte. Paranın nerelerde kazanıldığı o mevkinin hangi haksızlıklar sonucu elde edildiği önemli değil, önemli olan mevki ve paradır… Herkes eski insanları arar oldu. Kaybolan insanlar değil, insan(lık) oldu. Özellikle bu kısmı beğendim. İdeal, erdemli insan okuyan okuduğunu anlayan ve anladığını anlatandır.
  • Ali civiş
    1 yıl önce
    Çok beğenerek okudum elinize emegize sağlık yazılarınızın devamını dilerim
  • Akblt
    1 yıl önce
    Birgün teknoloji köleliği biter mi? diye düşünüyorum ama hayırlar evetlerden çok. bilimin gelişmesiyle(teknolojik gelişmeler) insanlar gelişiyor ama insanlık olgusu her geçen gün biraz daha yok oluyor. Bir yerde okudum veya birinden duyduğum güzel bir söz aklıma geldi sizin yazınızı okuyunca ; İNSANLARA EN BÜYÜK ZARARI VEREN BİLİM İNSANLARIDIR. Çok güzel bir yazı bence.
  • Mehmet
    1 yıl önce
    Sürekleyici bir yazı olmuş, Günümüzün gerçeklerini bir solukta okudum tebrik ederim kaleminize sağlık , yazılarınızın devamını dilerim.
  • Emrullah İncir
    1 yıl önce
    Evet evrim diye bir kurgu var ama insanlık buna farklı bir algı eklemiş, insanlığın evrimi fiziksel ve zihinsel yönden gerçekleşmiş ama ahlaki yönde ters düzene oturmuş daha önce var olan ahlak anlayışı sadece yazıda kalmış diyebiliriz
  • Aydın karadaş
    1 yıl önce
    Gelişen teknoloji insanın hayatını kolaylaştırmada büyük adımlar atmakla beraber insan hayatına son verme konusunda da bireysellikten çıkıp kitlesel hale geldi. Bu işin fiziksel etkisi. İşin psikolojik ve sosyolojik etkisi ise tamamen insanın kendisi ile alakalı olan bir durum. Kişi özünde şunu sormalı. Aklından geçen herşeyin duyulduğu bir dünya hayal etsin. Kişi özünde toplumun içindeki birey midir yoksa... Yoksa kısmı herkesin hayal gücüne göre değişir. Yorum sizin... Kaleminize sağlık.
  • Cihat Özyılmaz
    1 yıl önce
    Gerçekten güzel kaleme almışsınız
  • Demhat
    1 yıl önce
    Açık ve güzel bir yazı olmuş. Yazarın kalemine sağlık. Bana göre insanlığın (Türkiye özelinde Dünya genelinde) bu kadar tahrip edilmesinin en büyük nedenlerinden ikisi herşeyin para ve güç ile ölçüldüğü kapitalist devlet düzenleri, iktidarların bitmek bilmeyen kirli siyasetleri ve koltuk savaşları. İnsanlığın galip gelmesi için bu ikisinden kurtulmak gerek.
  • İbrahim kartal
    1 yıl önce
    Doğal toplum özlemini bir kez daha canlandıran bir yazı olmuş, öylemi sade anlaşılır bir dille kısa ve öz bicemiyle insanlığın önemini kavratmissin ustad, eline sağlık.
  • Abdülkadir ŞAHİN
    1 yıl önce
    Güzel ve okunaklı bir yazı günümüz ahlaki değer anlayışına bir gönderi olduğu için zevkle okudum
  • Emir ibrahim
    1 yıl önce
    Öncelikle böyle temel bi konuyu ele alıp insanlara 'insanlık' ilkelerini hatırlatmak maksadıyla yazmış oldugunuz başarılı köşe yazınızdan dolayı sizi tebrik eder yazarlık hayatınızda başarılar dilerim
  • Adile Rana
    1 yıl önce
    Kalemine ve yüreğine sağlık