Reklam
Reklam
Dünyaya İman
Dilek Demir

Dilek Demir

Dünyaya İman

30 Eylül 2021 - 16:42

Müslümanlar olarak Allah tarafından peygamber aracılığı ile bizlere ulaştırılan bütün emirlere kayıtsız şartsız iman etmekle mükellefiz.

 Allah’a iman peygambere iman, ahirete iman, gayba iman gibi ve daha çok fazlası hayatı idame ettirmede iman ile süslenen başlıklardır. İman ettiğimiz konularda yaşamı daha kolaylaşmış görürüz. Tabi salt iman ettim demekle kalmamalı imanın gereğini yerine getirmeyi beraberinde uygulamalıyız. Eğer kalp iman edip dil başka bir şey diyorsa, eğer dil iman etmiş olup tavırlar başka şeyler diyorsa, ya da dilde iman, tavırda iman ama kalpte başka savaşlar varsa hepsi ayrı ayrı masaya yatırılması gereken konulardır. Ama hayatta her şeye rağmen huzuru elde etmek için kalben tasdik, dil ile ikrar ve tavırlar ile de ispat gerekir. Yani bir bütün olarak bütün zerrelerimizle Allah’ın emirlerine iman etmeliyiz. Unutmamalıyız ki  benliğimizin sahibi O yüce zattır.


İman konusu başlı başına derinden insanı etkileyen ve derinden değişimlere sebep olan bir başlıktır. Fakat bugün ele almak istediğim konu imanın sadece küçük bir şubesi olacaktır. Evet, ahirete imanı hepimiz duymuşuz, üzerine konuşmuşuz, bazı hesaplarımızı da oraya bırakmışız elbet. Ahirete iman insanın iç aleminde refaha sebep olan bir duygudur. Ama bugün uzun zamandır zihnimi meşgul eden ölmeden önce yaşamak zorunda olduğumuz bu geçiş diyarının da aslında iman edilmesi gereken konulardan biri olduğu, bundan yola çıkarak ‘’Dünyaya İman’’ konusunu ele almaya çalışacağım.


Ansiklopedileri karıştırmaya, sözlüklerde sayfalar çevirmeye, araştırmalar yapmaya pek te gerek yok. Dünya derken hepimizin zihninde canlanan öyle çok dünyalar var ki. Herkesin kendine ait bir dünyası var, her aile bir dünya, her meslek bir dünya, her alan bir dünya, her kitap başka bir dünya bizim için. Tabi daha da çoğaltabiliriz bu örnekleri ama asıl üzerinde durmak istediğim bunca dünya içerisinde yaşadığımız bizim imtihan dünyamız!


Gezegenleri ölçüp biçip güneşe yakınlık ve uzaklık olarak hesaplanan kara parçası değil kastım. Kâinat boşluğunda sallanan bir küre değil sadece, yıldızlara yakınlığı ayın döngüsü vs. yetmiyor dünyayı anlatmaya. Asıl kastım tüm bu kâinat mucizeleri içerisinde birde bizim imtihan dünyamız!


Ne kadar tanıtım yapılsa da dünya üzerine yetmiyor anlatılanlar. Coğrafyalar, suyla kaplı bölgeler, koca koca dağlar, geniş düz kara parçaları, kanyonlar, okyanuslar, şehirler, caddeler, evler, arabalar, sokaklar vs. birde insanlar! Kültürler, diller, renkler, ırklar, eğitimler, şartlar, yaşlılar, gençler, çocuklar, ölenler, yaşayanlar, hastalar vs. birde yaşam alanı dediğimiz eşyalarımız var! Mobilyalar, beyaz eşyalar, kıyafetler, tencere ve tabaklar, yazlıklar, kışlıklar, difrize doldurulanlar, sofralara kurulanlar vs.Yediklerimiz, içtiklerimiz, giydiklerimiz, gezdiklerimiz, gülmelerimiz, ağlamalarımız, bazen hüzün bazen huzur içinde olduklarımız, acılarımız, sevinçlerimiz, kazançlarımız, kayıplarımız, eşimiz, dostumuz, çocuğumuz, anne, baba, kardeşlerimiz vs.

Dillendirdiklerimiz, sustuklarımız, yutkunduklarımız, haykırdıklarımız, namazımız, orucumuz, iyilik, erdem, ahlak ve adalet adına söylem ve eylemlerimiz ve daha nice nice başlıklardan ibarettir dünya. Ama aslında İmtihan dünyamızdır bu saydıklarım ve bir o kadar sayamadıklarım.


Dünyanın tanımında bilim adamlarının, ilim adamlarının, ileri teknoloji cihazların söyledikleri göz ardı edilemez elbet. Ölçümü yapılan her şeyin bilimsel açıklamaları oluyor tabii. Birçoğu anlayamayacağımız kavramlardan oluşan tanıtımlar yapılıyor bize kâinat ve dünya ile ilgili. 

Ama ben kâinatın, dünyanın asıl sahibinin ortaya koyduğu tanıtıma kulak vermek istiyorum. 


‘’ Bu dünya hayatı bir oyalanmadan ve eğlenceden ibarettir.

Ahiret yurduna gelince işte asıl hayat o dur. Keşke bunu bilselerdi.’’    ( Ankebut süresi /64. Ayet)


Şimdi yukarıda dünya hayatı diye sayıp bitiremediğim başlıkları bu ayetten sonra sayamıyorum.  Çünkü bütün o yazdıklarım birer oyalanma ve eğlence den ibarettir diyor âlemlerin Rabbi.


Oysa sayarken bile zorlandım her kelimede başka dünyalara gittim geldim. Önemli dediğimiz, vaz geçemediklerimiz, hırsımız,  azmimiz, yaşanmışlıklar ve yaşanamayan ukdeler meğerse hepsi oyalanma ve eğlenceden ibaretmiş Allah katında. 

Şöyle bir bakıyorum; bizler dünya hayatını öyle siye ciddiye alıyoruz ki, dünya da iken dünyamız yıkılıyor defalarca. İmtihanlarımıza anlam bulmadan kazanmaya çalışıyoruz. Ahireti garanti etmeye çalışıyoruz ama dünyaya anlam veremeden yaşıyoruz. Oysa yaşadıklarımızın hepsi dünyanın yaratılış gayesine uyuyor. Yani biraz oyalanma biraz eğlenceden ibaret aslında büyüttüğümüz hayat. 

Dünya tam olarak adına yaraşır şekliyle davranıyor bize, acılar, kayıplar, vuslatlar, hasretler, ayrılıklar, ölümler aslında ölmeden önce oyalandığımız birer imtihan konuları değil mi?   

Sevinçler, mutluluklar, huzur, aşk ve sevince dair yaşadıklarımızın da hepsi eğlenceye dair imtihanlarımız değil mi?   

Önemli olan bu yaşananların birer imtihan olduğuna iman etmek, dünya hayatının bu ayetteki tanımdan ibaret olduğuna iman etmek, karşılaştığımız imtihanlarda neden ve niçin sorusundan önce evet burası dünya diyebilip dünyaya iman etmek.  Dünya tam da bu ayet deki gibi değil mi dostlar? 


Bazen içinden çıkamadığımız sorunlarla boğuşurken kendimize hatırlatmalıyız burası dünya! 

Bazen coşkusuna kapıldığımız sevinçlerde kendimize hatırlatmalıyız burası dünya!

Her şey her zaman istediğimiz gibi olursa burası dünya değil cennet olur. Biz dünyada cenneti yaşamak istiyoruz ama Allah’ın bizden istediği dünyada iken cenneti hak edecek tavır ve davranışlarda olmamız. 


Bazen düşünüyorum kâinat içerisinde  güneş ve yıldız sisteminde, gezegenler döngüsünde, dünyada bir kıta da, kıtanın bir ülkesinde, ülkenin bir bölgesinde, bölgenin bir şehrinde, şehrin bir semtinde, semtin bir sokağında, sokağın bir evinde, evin bir köşesinde yaşayan ben! Ne çok büyüttüm şu geçici dünya da yaşamayı, biteceğini bile bile.


Oysa bir hüzün bir acı bana hatırlatmalı Hz. Yakup un duasını ‘’ ben hüznümü ve kederimi ancak âlemlerin Rabbine arz ederim.’’ diye. ( Yusuf süresi 86. Ayet)


Yada sevinç ve mutlulukta hatırlamalıyım Hz. Muhammedîn,  ‘’ başarım ancak Allah’ın yardımı iledir. Ben sadece ona tevekkül ettim. Ve sadece ona yöneliyorum. ( Hud süresi 88. ayet)


Birde her şey boş ve anlamsız gelince yaşama  dair, kendi sesimden başka sese tahammülüm kalmadığında zarif bir ses çınlamalı kulağımda.  ‘’ burası dünya ne çok kıymetlendirdik. Oysa bir tarla idi ekip biçip gidecektik. ( Cahit Zarifoğlu )


Dünyaya iman ahirete imanı pekiştirir dostlar. Öncelik olarak burasının dünya olduğunu ayetteki tanıma göre iyice bellemeliyiz ki ahiretin asıl yurdumuz olduğunu bilerek oraya hazırlık yapabilelim. 


Rabbim her konuda bizden istediği imanı hem kalbimizle, hem dilimizle, hem de fiillerimizle ortaya koyabilmeyi bizlere nasip etsin.


Dünya hayatımız,  imtihanımızı kolaylaştırsın.

 Ağır yüklerimize karşı  omuzlarımıza ve bağrımıza güç kuvvet versin. 


Ahirete imanın önemi kadar dünyaya iman etmemiz gerektiğine de kalbimizi inandırsın.


Huzur içinde bu dünya hayatını terk etmeyi hepimize nasip etsin.


Secde' kâr

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • Telli dişlik
    1 yıl önce
    Bu anlamlı sözler in uyandıran yazıların için Allah razı olsun eline yüreğine sağlık dilek hoca
  • Dilek Demir
    1 yıl önce
    Ömürlerinden bir pay ayırarak okuyan herkese teşekkürü bir borç bilirim.