Reklam
Reklam
Dilek Demir

Dilek Demir

Fıtrat Oyunu

03 Temmuz 2020 - 12:14

 Benliğimizle varız bu dünyada, kadın veya erkek olmak, doğulu veya batılı olmak, yumuşak mizaçlı olmak veya sert bir mizaca sahip olmak yahut mizahi bir karaktere sahip olmak tüm bunlar ve daha fazlası bizde kendiliğinden bulunan özelliklerdir. 
Bize sunulmuş bu muhteşem özelliklerle donatılmışız durumdayız hepimiz. Hepimizde bulunan dileyenin onu besleyerek geliştirdiği dileyeninse umursamazca heba ettiği özellikler.

 Fıtratımız, temiz benliğimiz, özümüz, has olan yönümüz, bize verilen en büyük nimetlerden biri, vardığımızdaki en temiz halimiz, kirlenmemiş ve pak ve olan tarafımız. Fakat kirletilmeye çalışılan, üzerinde oyunlar oynanan, bize iyilik yapılıyor gibi görünen ama bizi temelden sarsan değişimlere maruz kalan fıtratımız.
Öyle ki benliğimizden sıyrılıp başkalarının benliklerini yaşamaya çalışmak gibi bir savaşın içindeyiz farkında olmadan. Fıtratımızı yani öz benliğimizi korumaya çalışmazsak kendi ellerimizle savaşı kaybetmiş oluruz.
Oysa Allah’ın bizlere has olarak yarattığı fıtratı fırsata çevirmek varken tüm fırsatları fıtratı kirletmek için kullanmak akıl karı değildir.

Bir çilek eğer özünü korumuş haliyle elimize geçerse bütün evimiz mutfağımız çilek kokar ama toprağa ilaç karışmış ise gübreye ilaç karışmış ise tohuma ilaç karışmış ise artık o çilek değildir ve kokusu da huzur vermez bize, her ne kadar süslü kırmızı büyük ve taze görünse de o artık öz benliğini kaybetmiş bir çilek tir. Evet görünürde yine çilektir ama öz benliğinden uzaklaşmıştır tadı yoktur sadece görüntüsü vardır ve çoğumuz onu evimize almayız.

Fıtratlarımız üzerinde de böyle oyunlar oynanıyor değerli dostlar kadının fıtratı değiştiriliyor sessizce, evinde evinin, eşinin hanımı olan kadın bu durumdan rahatsız oluyor dışarda özgürlük adına işçi olmak hoşuna gidiyor. Eşinin taleplerinden rahatsız oluyor ama patrondan emirler almak onu rahatsız etmiyor. Erkek adına da pek farklı değil durum. Evinde hanımına bey olmak zoruna gidiyor başka kadınlara uşak olmak hoşuna gidiyor. Kadının reklamını yaptığı her üründe özgürlüğün naraları atılıyor, şarkılar söyleniyor, eğlenceler düzenleniyor özgür olmak adına. Reklamı yapılan ürünü görmek mümkün olmuyor artık çünkü kadın üründen daha ön planda kullanılıyor reklamda.
Sonra namus parayla alınmıyor diyoruz toplum olarak. Ar damarı çatlamış bir halde özgürleşiyor insan, oysa sınırlarını bilmeyenler iradeli insan kategorisine dâhil olamazlar.

 Sınırlarını bilmek insana özgü bir davranıştır ve asıl özgürlük sınırlar da sona erer.
İrade sınır koyabilmektir.

Geçenlerde izlediğim bir reklamda, adamın biri evini bir vileda aparatı ile temizliyor ve bu çok iyi bir alet diyor çocuğuyla beraber kirlenen yerleri silip süpürüyor ve bunu yaparken de hanımına yardımcı olmak için hiçbir mesaj verilmiyor, sanki adamın kırk yıllık göreviymiş gibi yansıtılıyor, ben hanımlarının beyleri olan adamların ev işlerine yardım etmelerine karşı değilim bu peygamber ahlakıdır ama kadının rolü çalınıp erkeğe giydirilmemeli veya erkeğin rolü çalınıp kadına giydirilmemeli, kadın kargocu, erkek çiçekçi oluyor, adam çocuk bezi reklamında oynarken kadın koşu yapıyor spor ayakkabı reklamında, kadın bankada para işleri ile hesap kitapla meşgul, adam kendine bir kahve yapıp miss gibi koklayarak içiyor kahve makinesinin reklamını yaparak.
Ben kadının geçerli sebepler dairesinde, çalışmasına karşı değilim veya erkeğin evinde hanımına destek olması veya çocuğu ile ilgilenmesine karşı değilim, olamam da bu dinimizin bir güzelliğidir. Fakat bu roller belirgin bir şekilde önümüze konulmalı ki asıl görevimiz belli olsun yükümüz ağır olmasın hele de kadın erkeğin erkekte kadının yükünü hafifletmek için yardımcı olunca bir teşekkür edilsin, karşılıklı minnettarlık duygusu yaşansın fakat herkesin görevi öteki ile karıştırılır ise kimsenin kimseye faydası olmaz. Çünkü fıtratı korumak zorundayız, çilek misali zarar veririz yoksa etrafa cinsiyetimiz, şahsiyetimiz, bedenlerimiz, belirli bir fıtrat üzere yaratılmıştır. Eğer bu fıtrattan yüz çevirir isek kaybederiz.

Uyanık olmamız lazım, özgürlük adı altında haklarımızı savunurken haksız olmayalım Allah’ın huzurunda.
Toplumu fesada uğratanlara karşı uyanık olmalıyız. 

Bizi yaratan bize ölçü koymuştur benliklerimiz onun yarattığı ölçüde şekil almıştır ve yeni bir şekle ihtiyacımız yoktur. Eğer Allah’ın yarattığı fıtrat üzere yaşarsak o zaman özgür bireyler oluruz şöyle ki kadın; kadın olarak fıtratını koruyarak yaşarsa ve gücü yetmediğinde konservenin kapağını açamadığı için eşinden destek isterse, erkek te fıtratını koruyarak konservenin kapağını açarsa kadın açamadığı için aciz değil hassas ve kibar olmuş olur erkek te açtığı için kaba ve şiddetli değil güçlü ve yardımcı olmuş olur.
Kadına kendilerince özgürlük verenler eşitlik diye 50 kilo unu adam kaldırıyor sende kaldır demiş oluyorlar kadına. Erkeğe hadi kadın evi silip süpürüyor sende detaylıca temizlik yap demiş oluyor oysa kadına adam unu kaldırıp eve getiriyor ise helalinden sende onu ekmek yapıver denilirse işte adil olan budur karşılıklı emek vermek veya erkeğe kadın gün boyu evini temizlemiş ise sende eve gelince o düzeni o dağınıklığı bozma eziyet etmiş olursun demek lazım. 
Velhasıl kadının eline kılıç erkeğin eline örgü yakışmıyor. 
Yine bir reklamda kim senin önünde durabilir! Sen özgürsün çünkü sen gençsin! diye bağırarak şarkı söyleniyor. Şaşırdım kaldım bu gençlik anne babasını nasıl dinlesin büyüklerin nasihatine nasıl kulak versin? Önünde kimse durmamalı sanki önünde duran engelmiş gibi bir algı veriliyor zihinlere oysa ne der dinimiz bize küçüklere şefkat göstermeliyiz şefkat sadece başını okşamak değildir şefkat korumaktır kollamaktır tehlikeden uzaklaştırmaktır ama gençlere kimse senin önünde duramaz deniliyorsa fıtratına saldırılmış oluyor aslında.

Büyük oyunlar sadece dünya ülkeleri üzerinde oynanmıyor, her insan bir dünya aslında o sebeple en büyük oyun insan üzerinden oynanıyor. Uyanık olalım kendimizi çok iyi tanıyalım ve en önemlisi kendimiz olalım önce… 
Bu oyunlar toplumu aileyi ve bireyi yoldan çıkarmak fıtratından uzaklaştırmak ve benliklerinden sıyırmak için sessize açılmış birer savaştır. Ne olursa olsun çalışmak zorunda da kalsak, 50 kiloluk yük taşımak zorunda da kalsak kadın olduğumuzu unutmayalım ve yine ne olursa olsun esimize evde yardımcı da olsak evi de süpürsek aslen erkek olduğumuzu unutmayalım çünkü “şahsiyetler cinsiyetler le alakalıdır”. 
Başkası değil kendimiz olunca fıtrata en uygun yaşam şekli bize huzur verir ve özgürlük aslında kendimiz olduğumuzda elde etmiş olacağız. Bir yaşam biçimidir.

Gündemde olan gayrı ahlaki her davranışın içinde fıtrata uygunsuzluk söz konusudur. Eşyanın bile fıtratına uygun davranılmadığı takdirde insana faydasının olmadığını görüyoruz. Halı, kitap yerine konmaz; bardak, tencere niyetine kullanılmaz. Mevsimlerde bile hava şartlarının değişmesi dünya düzenini bozuyor iken düşünelim ki insan özünden uzaklaştırıyor ise dünya düzeni ayakta kalır mı?
İnsan yeryüzündeki en kıymetli varlıktır fakat öz benliğini yaratılışını koruduğu sürece!
Sözümü Allah’ın yarattığı fıtratı üzere kalmak ve özgürce bu fıtratı yaşayabilmek duasıyla bitirmek istiyorum.

Secde’kar

YORUMLAR

  • 11 Yorum
  • FURKANOĞLU
    4 gün önce
    Fıtratı bozulan ilaç zehire dönüşür
  • Hanne Meryem
    8 ay önce
    Çok güzel bir konuya deginmişsiniz annecim
  • Zeliha Beyaz
    8 ay önce
    Çok güzel ve net yazmissin dilek hoca
  • Sevgi
    8 ay önce
  • Leyla balyemez
    8 ay önce
    Yüreğin ve kalemin daha çok bereketlensin bacım..
  • Emine keskiner
    8 ay önce
    Elinize kaleminize yureyinize saglik gercekten cok guzl bir yaziydi
  • Şüheda
    8 ay önce
    Bacım yazıyı çok güzel yazmışsın bu zamanda tam da değinilmesi gereken bir konu gerçekten herkesin dönüp fıtratına bakıp fıtratın girince yaşaması gerekiyor hele bu zamanda bu kadar olaylar varken
  • Şüheda
    8 ay önce
    Rabbim fıtratımızı temiz tutanlardan eylesin bizi gerçekten fıtrat gidince hiçbir şey kalmıyor geriye �nşallah fıtratımız gereğince yaşarız
  • Nihat güc
    8 ay önce
    Güzel... Fitne ateşinin sönmesi gerek. Roller fıtrata uygun verilmediği sürece "ateş seni çağırıyor" reklamları daha çok oynatılır bize...
  • Dilek Demir
    8 ay önce
    Ömürlerinden bir pay ayırıp okuyan herkese teşekürü bir borç bilirim.
  • Leyla deliktas
    7 ay önce
    Yuregine saglik bacim Rabbim ömrünü bereketlendirsin.