Reklam
Reklam
Dilek Demir

Dilek Demir

Kirli Vefa

02 Mayıs 2020 - 14:00

 İnancımızda, kültürümüzde, geleneklerimizde, okuduğumuz romanlarda, şiirlerde, türkülerde, hayallerimizde hep bir vefa vardır. Olmalıdır da, çünkü vefa; insanın muhtaç olduğu bir kavramdır.
Hem kendinde olması gereken hem de karşısında görmek istediği bir kavram.

Zira
Vefa dostta olunca duaya döner 
Vefa ailede olunca korumaya döner 
Vefa eşte olunca aşka döner 
Vefa sende olunca güvene döner. Güvenilir olursun vefa olunca. 
Vefa herkese, heskes de vefaya yakışmaz.
Her yürek çabalamalı vefa için. Vefa ortalık malı değildir, yürek ister, emek ister, inanç ister, dua ister vefa seni ister diğer kişide var olman için. Vefa her yüreğe sığmaz her yer ona yurt olmaz, vefa özeldir vefa güzeldir vefa güvendir.
 
 Ne çok kirlendi çağ, hayat, kavramlar. Vefa da bu kirden payını aldı maalesef, vefa ile beraber ne çok şey kayıp gitti ellerimizden. 
Öğrencilerimiz vardı mesela, anne babasının ne zorluklarla okuttuğu… 
Babaların “ceketimi satar seni okuturum yavrum” dediği; öğrenciler. 
Sınav günleri bir gün öncesinden gece namazına kalkarak başlayan ve sınav çıkışı devam eden hatta sonuçla açıklanana kadar devam eden anne duaları ile okul, meslek kazanan öğrencilerimiz vardı. Fakat kendi memleketini geleneklerini inancın hayatındaki hakimiyetini bir kenar atarak köleleşen, hatta şehir dışında okuyup sonra anne babasını beğenmeyen ve memleketini kınayıp artık geri dönmeyen öğrencilerimiz oluştu bu kirli çağda maalesef. Vefa yı kaybettiler.
Oysa coğrafyalarının kınalı kuzularıydı onlar, kim bulaştırdı onlara bu vefasızlığı tartışılır ama anneler babalar vefa bekledi onlardan, okuyup meslek elde etsinler, ele güne muhtaç olmasınlar diye çabaladıkları “öğrencilerimiz”. Sahi öğrencilerimize neler öğretildi de kendi benliklerini dahil anne babalarını bile beğenmez oldular. Oysa” anne okuyup meslek sahibi olayım da senin ellerini sıcak sudan soğuk suya değdirmeyeceğim” diyen, temiz fıtratlı öğrencilerimiz vardı. 
Vefa yı kaybettiler. Neden?
 
Helal rızkın sembolü babalarımız vardı toplumumuzda, tek düşüncesi evine götürdüğü kazancına haram bulaştırmamak. Ailesi yanında olmasa bile onlara haram yedirmemenin çabası içindeydi gün boyu, bu vefa değildi de neydi. Esnaf ilişkilerinde, patron işçi ilişkilerinde hep bir vefa vardı, ama ne oldu da helale haram bulaştırıldı? ne oldu da emeğe kir bulaştı? Ne oldu da küçük yavrusunun kursağına haram lokmayı kendi elleriyle yedirdi baba? 
Temiz yürekli eşine haram paralarla hediyeler aldı. Ailede vefa kirlendi. Neden?
 
Peki ya alnı öpülesi kadınlarımız. Eşinin evde olup olmaması fark etmeksizin temiz ellerin eve getirdiği helal rızkı israf etmeden kullanırdı, huzur önemliydi çünkü ama huzura kir bulaştı. Neden?
Hani ekmek soğan yeterdi mutluluk için, şimdi neden dünyalar ayağına serilse de bir türlü güler yüzü gösteremiyor eşine, çocuğuna, sanki her şey yük gibi omuzlarında, özgürlüğün aldatmacasına kapılıp temiz ve helal rızıkla idare etmeyi terk etti, vefayı kaybetti. Neden? 

Daha beteri ve daha acısı; kadın erkeği, erkek kadını aldattı. Neden? 

Hani nerde ekmek soğan? Hani nerde güler yüzlülük ve huzur için bir oda da olsa bize yeter diyen beraberlikler? 
 Eşi vefat eden bir arkadaşım demişti ki “ben onunla çok mutluydum. Biz çok iyi anlaşıyorduk, ben ondan razıydım, zaten doyamadık birbirimize, bazen keşke diyorum şu eşini aldatanlar ölseydi daha iyi olurdu” dedi. Kendi kendime söylendim sessizce “vefalılar ölmesin”. 
 Ne diyebilirdim ki, konuşan arkadaşımı nasıl teselli edebilirdim ki? Vefalısını kaybetmişti acısı büyüktü. O konuşurken aslında benimle konuşan vefaydı. 
Vefa ölmesin dedim kendi kendime… 
Vefa Ölmesin! 

 Ya dostluklara bulaşan vefasızlık… 
Artık her şey sanal âlemde zaten, dostluklar bile. 
Beraber oturup bir bardak çay içmemiş insanlar dost oluyor, kanka diyorlar birbirlerine.
Herkes en iyi yönlerini paylaşıyor. Düşünün ki dostlarımızın hiç eksiği, kusuru yok, sanal âlemde rastlanmaz kusurlu dosta, eleştiriye de gerek yoktur, tek yapman gereken şey paylaşımları beğenmek, anlamadan ve önemsemeden dahi olsa takip etmek, saygı duymak adı altında uyarmamak hatta aynı hataları yapmak. Bir de vefasızlığın en büyüğünü yapıp hatasını dahi alkışlamak.

Oysa “ dost acı söyler“ demişti atalarımız “kişi arkadaşının dini üzeredir“ der peygamber a.s. Dostluklar; hatalar, eksikler, kusurlar ve doğrularla devam etmeliydi. 
Oysa biz sarılırdık dostlarımıza, selamlaşırdık, yüzünden anlardık iyi mi kötü mü olduğunu, yol yürürdük uzun uzun, çay içerdik muhabbetle, ağlaşırdık hatta kimselere söyleyemediğimiz acılarımızı paylaşırdık, 40 yıl hatırlı kahveleri yudumlarken “bana kızsan da söylemek zorundayım, çünkü sen benim için değerlisin” deyip eleştirimizi de yapardık. Hele hatası büyükse bağırıp çağırma hakkımızda vardı dostumuza, sonra sarılırdık da geçerdi çünkü ama vefasızlık buraya da bulaştı. Yılların dostlukları tek celsede kapanan dava dosyaları gibi kapandı, savunulan fikirler uğruna, bağnazlıklar uğruna, temelde aynı ama teori de farklı olan kavramlar uğruna, dostluğa da kir bulaştı, dostluğa da vefasızlık bulaştı. 20 - 25 yıllık dostluklar silindi defterden, borç defterini silercesine, çünkü yerine koyacağı o kadar çok sanal dostu var ki artık insanların, sen olmasan da oluyor artık, başkaları geçiyor hemen birilerinin yerine.
Dostluğa vefasızlık bulaştı…
Öte taraftan kendimize gösterdiğimiz vefasızlıklar diz boyu, benliğimizi kirlerden arındırmadan, Rabbimizin emirlerinden uzaklaşarak kirlettiğimiz yüreğimize karşı vefasızlığımız, düşüncelerimizde negatif hâkimiyet kurulmasına izin vererek gerçekleştirdiğimiz vefasızlığımız, duygularımızı her tarafa kaptırarak sağlam adımlar atmadan yaptığımız hatalar ve daha nice nice vefasızlıklar. 
Eşyaya karşı, tabiata karşı, hayvanlara karşı, bitmeyen vefasızlıklarla doluyuz toplum olarak.
Vefaya kir yakışmıyor dostlar vefaya sevgi yakışıyor, saygı yakışıyor, güven yakışıyor, dostluk akışıyor. Sahip olduğumuz bütün güzelliklere karşı vefalı olmalıyız. 

Unutulanları dahi hatırlamak varken, var olanları nasıl unuturuz. 

Vefa temizdir temiz yüreklere yakışır. 
Vefa ya dua yakışır 
Şu mübarek günler hatırına vefa ya vefasızlık yapmayalım. 

Dualarda olmak ve dualarımıza vefalıları misafir etmekle başlayalım vefalı olmaya 
VEFA ÖLMESİN DİYE.
                            Secdekar

YORUMLAR

  • 11 Yorum
  • SECDEKAR
    1 yıl önce
    ALLAH VEFALIDIR,ALLAHIN KULLARINA YAKIŞAN VEFADIR AMA
  • Semanur KAYA
    2 yıl önce
    Kalemine sağlık Gerçekten o kaybedilince her şey anlamsızlaşıyor
  • Dilek Demir
    2 yıl önce
    Teşekkür ederim. Malatya ya selamlar olsun.
  • Nural çırağ
    2 yıl önce
    Ben Malatya'dan yazıyorum. ne kadar güzel kaleminize almışsınız sahip olduğumuz güzelliklerimizin çirkinleşerek sözde modern kesime gelişimimizi. yüreğinize kaleminize sağlık
  • Hanne Meryem
    2 yıl önce
    Eline ve yüreğine sağlık annecim çok güzel olmuş.
  • Dilek Demir
    2 yıl önce
    Ömürlerinden bir pay ayırıp okuyan herkese teşekürü bir borç bilirim.
  • Emine Tezcanlar
    2 yıl önce
    Emeğine sağlık. İnsanlık üreten bir toplumdan tüketen topluma gittikçe vefayıda tüketti malesef... Kolayca ulaştığı herşeyi gitse bir daha geri gelir mi diye düşünmeden tüketti dediğin gibi sanal alemde herşey çoktu artık,yalan sevgi yalan dostluk yalan arkadaşlıklar vs...
  • Sümeyra Tosun
    2 yıl önce
    Çok güzel bir yazı olmuş. Vefayı çok vurgulu hissettirdiniz
  • Zeliha Beyaz
    2 yıl önce
    Oyle içten ve güzel anlatmişsinki teşekürler agzina ve yüregine saglik dua et
  • Leyla deliktas
    2 yıl önce
    Vefa herkese, herkeste vefaya yakışmaz. Yüreğine sağlık bacim kalem tutan ellerin hiç incinmesin ins.
  • nihat güç
    2 yıl önce
    Malesef hocam. İnsanlık vefayı kaybedeli çok şey kaybettı. Belki de en soy kaybettiği şey vefa oldu.