Reklam
Reklam
Küçüklüğümüzü Mazur Gör!
Dilek Demir

Dilek Demir

Küçüklüğümüzü Mazur Gör!

26 Mayıs 2022 - 09:35

Zatının büyüklüğüne hamd olsun ki onu yücelterek o yücelmez. 
Onu yücelten onun yanında yücelir.
Selam, en güzel ahlak örneği Rasullah’a olsun ki, her çağda, her toplumda onu örnek alan kurtuluşa ermiştir.

Eksik, kusurlarla devam ediyor dünya hayatındaki aciz yolculuğumuz. 
Öyle üstün özellikleri yok hiç kimsenin. İster dile getirilsin ister se getirilmesin birçok yanımız eksiklerle dolu. 
Öyle ki kendi küçük dünyamızda bile baş edemediğimiz ne çok şey var.
İnsan olarak ne kadar gurur, kibir, büyüklenme, başarı, kariyer vs. sahibi olsak ta bir tarafımız hep eksiktir aslında.

Dünya hayatına baktığımızda çok büyük özelliklerimiz olabilir elbette. İrade sahibi olduğumuz için çevremizde gördüğümüz her şeyden daha üstün bir özelliğimiz var. Bitkiler, hayvanlar, eşyalar hepsi emrimize amade olacak şekilde yaratılmışlar. İnsana ve insanda olan iradeye boyun eğmişler. 
İnsanın olmadığı yerde hiçbir şeyin pek değeri olmuyor. İnsan bilince, insan üretince ve tüketince, insan plan, proje yaptıkça değer buluyor birçok şey. 
Ama irade sahibi olmak yetmiyor dünyaya karşı üstünlüğümüz için, birde bu iradeyi doğru kullanmak gerekir. 
Nitekim çağımızda irade sahibi olmasına rağmen bir eşyaya, bir hayvana, bir bitkiye bile nasıl davranacağını bilemeyen cahiller var maalesef.

Kastım bu değil elbette. 
Allah’ın insanı yaratılış amacına uygun şekilde donatması ve dünya hayatını insana uygun şekilde yaratması basite alınacak gibi değil.
 Fenni ilimlere girecek değilim ama sadece güneş sistemi bile  söz konusu olunca, insana en uygun gezegende yaşamak ve bu gezegende var olan bütün güzelliklerden coğrafya, kültür ve farklı farklı ihtiyaçlara binaen faydalanma hakkı bizlere verilmiştir.
 Kâinattaki bu anlamlı dizayn akıl sahibi bir insan için basit görülmemeli elbette.

 Evet, dünya hayatı insanoğlu için hazırlanmış bir paket gibi yaşamak için gerekli bütün özellikleri önümüze sunuyor. 
Ne üzerinde oturduğumuz koltuk kalk diyor, ne doğradığımız salatalık kanıyor, ne yıkadığımız halı boğuluyor yoğun suda, nede elektronik cihazlar işimizi yapmayız diyor. 
Ne kedi kuşların görevini ve özelliklerini alabilir, ne de kuş akrep gibi zehirli olabilir.
 Ne fil karınca gibi çalışabilir, nede aslanın derdi karıncadır. Velhasılı kelam bu örnekler çoğaltılabilir.

Dünya hayatında insanın rolü çok kıymetli ve çok üstün iken, insan eşya üzerindeki hakimiyetini gördükçe kendini daha üstün görmeye ve böbürlenip azgınlık etmeye başlıyor.!!

 Malumunuzdur bu azgınlık tan kaynaklı hayvanlar ve bitkilere karşı  insanoğlunun davranışları pek iç açıcı değil. Bunlar çok geniş başlıklarda ele alınabilecek konular. 

Ama ben asıl konuya gelmek istiyorum.

 Küçüklüğümüz…

İnsan dünya karşısında ne kadar büyük ise, dünyayı yaratanın karşısında da o kadar küçüktür. 

İrade sahibi olmayan varlıklar karşısında ne kadar üstün ise külli iradenin sahibi karşısında da o kadar küçüktür.

Gücünün yettiği konularda ne kadar güçlü olduğunu düşünüyorsa da, gücünün yetmediği konularda en güçlü olan zatın karşısında bir o kadar acizdir, küçüktür.

İnsan nasıl ki eşya üzerinde tasarruf hakkı olduğunu düşünüyor ise Rabbi de onun üzerinde tasarruf sahibidir.

İnsan ki duygu ve düşüncelerine hükmedemiyor bazen,

İnsan ki en temel ihtiyaçlarını giderilmeyince aciz düşüyor,

İnsan ki uykuya yenik düşüyor,

İnsan ki tabiatın döngüsüne ayak uydurmak zorunda, mevsimlere göre hazırlıklı olmak zorundadır.

İnsan ki Allah’ın yarattığı yüzlerce nimetler içerisinde kafasına göre değil Allah’ın yenilmesine müsaade ettiklerinin dışına çıkamaz. ( örneğin zehirli otlar ve hayvanlar, taşlar ve bulutlar yenilebilir mi?)

İnsan ki göz kapağını kırpmak zorunda ve  ağzında biriken tükürüğü yutkunmak zorunda,

İnsan ki bir fabrika gibi çalışan bedenine hayranlıkla bakmak varken saatlerce aynada kusur arar durur.

İnsan ki imtihanlar karşısında zayıftır.

İnsan ki duyularına ve düşüncelerine kapılınca sağlıklı düşünemeden birçok hata ve yanlış yapar.

İnsan ki kendisinde olan güzellikleri görmez de gözü hep dışarıdadır kendine ihanet eder.

Ve İnsan ki âlemlerin Rabbine karşı ne kadar da küçük…

Bütün üstün özelliklere sahip olan Allah’ın kulu olmak bizim için bir şeref iken, ona karşı küçüklüğümüzü bilmek te erdemli bir kulluktur.

Acziyetinin farkında olmayan azgın olur.

Büyük olanı tanımayan saygısızlardan sayılır.

Zatı ve sıfatlarının özelliklerini tasavvur etmenin bile kolay olmadığı bir Rabb karşısında insan ne kadar da küçük…

Bu küçüklüğümüzü mazur gör Allah’ım!

Senin verdiklerinle acziyetimizi fark edememiş ve sana karşı büyüklenmeye kalkışmış isek, sen bizi merhametinle mazur gör ve terbiye et.

Yaratılış hedefimizi şaşmış isek sen bizi mazur gör ve bizi terbiye et Allah’ım.

Verdiğin nimetleri sana kulluk için değil de başka amaçlar için kullanmış isek, sana karşı küçüklüğümüzü hatırlatacak bir şuur ver lütfen.

Dünya hayatı içerisinde acziyetimizden kaynaklı eksik kusurlarımız oluyor ve bunlar ibadetlerimizi etkiliyor ve Rabbimizi gereği gibi anıp yüceltemiyoruz. 
İşte tam burada küçüklüğümüzün farkına varmalıyız. 

Sahibini unutandan ne hayır gelir ki?

Bize biz daha istemeyi bile bilmeden, biz istemeden, istemeyi akletmeden binlerce nimetler veren Rabbimize karşı ne kadar da küçüğüz ve bunları düşündükçe ne kadar da küçülüyoruz dostlar.

İhtiyaçlarımızı karşılarken acziyetimizi hatırlayalım, zira bir çay bile içmesek başımız ağrıyor. Kaç öğün yemek yemeden durabilir, kaç hafta uykusuz kalabiliriz?

Ah insanoğlu, küçüklüğünün büyük esiri olmayı göze almış gidiyor, oysa küçüklüğünün büyük eseri olmak varken… 

Söyleyecek o kadar çok şey var ki konu küçüklüğümüz olunca… 
Diz boyu eksikler kusurlar en kusursuzun huzurunda… 
Elbette dünya hayatında emrimize sunulanlar karşısında büyüklüğümüz vardır.
 Fakat Allah’a karşı küçüklüğümüzü bilmek bizlere haddimizi bildirmek için önemlidir. Yoksa salt büyüklenerek azgınlık etmiş oluruz. Tabiata karşı ne kadar üstün özellikleirmiz olsa da, Alemlerin Rabbine karşı olan acziyetimiz bizlere çok büyük bir ders veriyor aslında. Haddimizi bilmemizi bizlere verdiği nimetlerle öğreten Allah ne yücedir.
 
Dünya hayatında emrimize sunulanlara karşı ne kadar büyük isek, Rabbimize karşı da bir o kadar küçüğüz dostlar.

Evet, kusur bir şeyde fark edilince o şeyin değerini düşürür iken, insanoğlu eksik ve kusurlu olduğunu fark ettikçe Allah’ın katında kıymet buluyor.

Yani kusurlu olmak umutsuzluğa değil erdeme işaret ediyor. Yeter ki sadece Allaha karşı küçüklüğümüzün farkına varalım.

Ey sahibimiz, yüce isimlerine sığınarak küçüklüğümüze anlam bulmaya çalışıyoruz, sen bizi desteksiz bırakma lütfen.

Küçüklüğün verdiği eksik ve hatalarımızı bağışla lütfen.

İbadetlerle sana yaklaşmamıza müsaade ettiğin için, küçüklüğümüzü küçük görmeyip bizi muhatap aldığın için sana sonsuz şükürler olsun.
                                                                                                                                                        Secde’kar

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • Esmakizilelma
    1 ay önce
    Küçüklüğümüzü hatırlattığın için Rabb'im razı olsun yüreğine sağlık....
  • Dilek Demir
    1 ay önce
    Ömürlerinden bir pay ayırarak okuyan herkese teşekkürü bir borç bilirim.