Reklam
Reklam
''Mış'' gibi hayatlar
Dilek Demir

Dilek Demir

''Mış'' gibi hayatlar

11 Ocak 2022 - 10:30

Yaşadığımız hayattır dünya serüvenimiz. Ve içeriğini nasıl doldurur isek öylece sonlandıracağız öyle belli.  Elimizden akıp gitmeden yön vermeli ve hayalimizdeki hayatı yaşama çabası içerisinde olmalıyız.
Birde yüklendiğimiz sorumluluklar ile yol alıyoruz şu dünya yolculuğunda, kimimizin beli bükük, kimimiz güçlü pehlivan, kimimiz çaresiz, kimimiz gamsız olarak duruyoruz sorumluluklarımızın karşısında.
Hayat bitmeden, bitmeyecek olan görevlerimiz var. Hem insan olarak içinde yaşadığımız dünya, coğrafya, toplum, kültür ve öğrendiklerimizle beraber yüklendiğimiz sorumluluklar. Hem de karakter olarak içimizde barındırdığımız duygu, düşünce, fikir, mizaç, hobi ve fobilerle beraber yüklendiğimiz sorumluluklar var. Birde bunun yanı sıra içinde bulunduğumuz hayatın dayattığı meslek  görev ve mecburiyetler de cabası.

Gerek isteyerek gerek tamamen irademiz dışı gelişen olaylarda hayat içerisinde bir rol almış oluyoruz. Kimilerimiz bu rolün hakkını vermeye çalışır iken kimilerimiz de ‘’mış’’ gibi yaşıyoruz bu rolleri.

İnsan olmanın ve sorumluluk almanın yeterince anlamlı olduğu şu hayat serüveninde ‘’mış’’ gibi hayatlar ile yolculuğumuzu sürdüremeyiz. Hayatın ta kendisine sahip çıkmalı ve yüklendiğimiz rollerin hakkını verme gayretinde olmalıyız. Aksi takdirde yerine getiremediğimiz görevler eksenindeki rollerin hakkını veremediğimizde kendimizi ve çevremizi olumsuz etkilemiş oluruz. 

‘’Mış’’ gibi yaşamadan kendimiz olmayı başarmalı, bizleri ifade etmeyen rollerden vaz geçmeyi öğrenmeliyiz. Her şeyi başarmak zorunda değiliz ama sorumluluklarımızın hakkını vermeye çalışmak zorundayız. Zira şu hayat serüveni karşımızda gerçek değil ’’miş’’ gibi durmuyor. Bilakis tüm gerçekliği ile karşımızda duruyor ve her an bizlerden bir şeyler koparıp gidiyor.

Adını koymadığımız her sorumluluk sahipsizdir.

Eğer ortada bir sorumluluk var ise onun bir adı ve onu sahipleneni de olmalıdır. 

Fakat ortalıkta adı olmayan sorumluluklar, adı olup ta sahipsiz kalan sorumluluklar öyle çoğaldı ki, ‘’ işi ehline veriniz’’ diyen Hz peygamberin şu mübarek kelimeleri daha bir anlam kazanıyor şu kirli çağda. Yani ortada bir iş, bir sorumluluk var ise o iş, heba olmadan ehli ile buluşmalı.

Maalesef ki son yıllarda sıkça karşılaşmaya başladığımız ‘’mış’’ gibi hayatlar aldı başını gidiyor.
Anneymiş gibi, babaymış gibi, öğretmenmiş gibi, hocaymış gibi, zenginmiş gibi, fakirmiş gibi vs. hayatlar türedi dünyamızda. Sorumluluklar karşısında bir netlik olmayıp ‘’mış’’ gibi hayatlara teslim olmak nedense insanlara daha kolay geliyor. Oysa anne isek anneliğin, baba isek babalığın, eğitimci isek eğitimciliğin vs. bu hayattaki rolümüz her ne ise onun hakkını verme çabası içerisinde olmalıyız elimizden geldiğince. Yoksa ‘’mış’’ gibi hayatlarla hem kendimize hem de çevremize karşı dürüstlüğümüzü kaybederiz.

 Nice ebeveyn tanıyoruz ki ebeveyn demeye binlerce şahit lazım. Nice eğitimciler tanıyoruz ki cehaletlerine ve insanlığa zarar verici düşüncelerine rağmen toplumda maalesef itibar sahibi kimseler.  Fakirimiz fakir değil, zenginimizi kestirmek artık kolay değil. Sanal alem diye sosyal medyaya yüklenmeyelim dostlar, çünkü içerisinde yaşadığımız dünya artık sanal bir hal almış ve gerçekliğini her gün biraz daha kaybediyor. Ve tabi bizlerde her geçen gün gerçekliğimizi yitiriyor kim olduğumuzu, niçin yaratıldığımızı ve bu dünyada neden bulunduğumuzu unutuyoruz.

Biraz daha dürüst olup eksik ve kusurlarımızla beraber yüklendiğimiz sorumlulukların hakkını vermeye çalışmalı, konumumuzu koruduğumuz kadar, konumumuzun gerektirdiği önemli konularımızı da korumalıyız. 

Eğer isteyerek okuyup öğretmen olmuş isek sürekli olarak öğrencilerden ve velilerden şikayetçi olmak ve içten, samimi davranışlar var iken sadece itibar peşinde olmak ‘’mış’’ gibi bir öğretmenlik olur maalesef. 
Yada ebeveyn olup yeryüzünde neslin sayısını çoğaltmak canından bir parça can olan çocuklar dünyaya getirip, sürekli şikayetçi olmak, sevgi ve merhamet göstermeden okula, medreselere spora vs. yönlendirip neticede istediği gibi bir evlat olmayınca da suçu hep üçüncü şahıslarda aramak  ‘’mış’’ gibi bir ebeveynlik olur maalesef.
Veya iyi günde, kötü günde birbirine destek verme yemini ile başlayan beraberliklerde sorumluluklar yerine getirilmeyince ‘’mış’’ gibi evlilikler olur maalesef.
Din adı altında toplumda saygı gören fakat her türlü kire bulaşmış ve kendini kamufle etmeye çalışan insanlar da maalesef ki ‘’mış’’ gibi Müslüman olur.

‘’Mış’’ gibi dostluklar. ‘’Mış’’ gibi meslekler. ‘’Mış’’ gibi fikirler. ‘’Mış’’ gibi hayatlar vs. almış başını gidiyor. 
Hele de ‘’mış’’ gibi ilimler. ‘’Mış’’ gibi fikirler. ‘’Mış’’ gibi duygu düşünceler çoğaldı dünyamızda.
 Yaşanan duygular ve öğrenilen bilgiler kişileri temsil etmiyor artık. En güzel kelimelerle süslü konuşmalarda bulunan insanların hayatı maalesef ki konuştukları kadar güzel olmuyor. 
Veya her ortamda paylaşılan duygular bazen kişiyi ifade etmiyor tam tersine sadece toplumun duygularını istismar etmek için kullanılıyor. 

Velhasıl ‘’mış’’ gibi bir insanlık türüyor haberimiz olsun!!!

Ve en önemlisi de ‘’mış’’ gibi bir kulluk içerisinde olmak, şu geçici dünyada ellerimizle kendimizi ateşe hazırlamak gibi bir şey bence. Allah’a kul olduktan sonra yapılması gerekenler var iken bizlerin kulluk yapıyor’’muş’’ gibi bir hayat yaşaması gerçekten hayrete değer bir durumdur!

Az olsa da öz olan sorumluluklarımız olsun. 
Bir varmış bir yokmuş gibi masallarda yaşamıyoruz hayatı.
 Eksiklerimizi kabul edip, yeteneklerimizin farkında olup, kulluk bilincini kaybetmeden sorumluluklarımızı yerine getirmeliyiz. 

Aksi takdirde insan’’mış’’ gibi yaşar ama insan olmanın hakkını veremeden geçip gideriz bu diyardan.

Rabbimiz, insan olma ve insan kalma rollerimizi yaşayabilmemiz için işimizi kolaylaştırsın.

‘Mış’’ gibi değil, hakikaten bilinçli bir şekilde sorumluluklarımızı yerine getirmeyi nasip etsin.

Yaşadığımız hayatın bir masal değil bir hakikat olduğu bilinci ile yaşamayı bizlere nasip etsin.

Secdekar.

YORUMLAR

  • 3 Yorum
  • oopbook Bookstore
    3 ay önce
    Hayatımız "mışlar..." Yüreğinize sağlık....
  • Dilek Demir
    4 ay önce
    Ömürlerinden bir pay ayırarak okuyan herkese teşekkürü bir borç bilirim.
  • Birgül
    4 ay önce
    Dilek demir hocam selamünaleyküm sizi görmek ne güzel birgül ben pınarın kardeşi umarım tanıdınız tabi küçüktük ozamanlar ben sizi tanıyorum ve yıllar sonra gördüm hiç degişmemişsiniz tabi ahir zaman insan yaş alıyor.