Reklam
Reklam
"Oku"mak, Aziz Bir Eylemdir
Dilek Demir

Dilek Demir

"Oku"mak, Aziz Bir Eylemdir

20 Mayıs 2020 - 10:13

Yeryüzüne hâkim olan bir din düşünelim değerli dostlar; Arabistan’ın çölünde başlamış ve dünyanın bütün modern ve gelişmiş ülkelerine hitap ediyor, ümmi bir insana vahyedilmiş ama bütün ilim ve bilim dallarını kapsıyor ve dünyadaki bütün eğitim sistemlerine hitap ediyor. Öyle bir din ki kıtalar arası farklılıkları gözeterek dünyanın hem kültürel hem coğrafi hem de siyasi konularına hâkim, dil, ırk, mezhep, cemaat, vakıf, dernek demeden her kesime hitap ediyor. Öyle bir din ki toplumdan başlayıp her ferde hitap ediyor. Üstelik hem bu dünya hem de öteki dünya ile alakalı bir din. Evet, böyle bir dine mensubuz değerli dostlar. Ama ilgimizi çekmek istediğim nokta şurası ki; eğer ben içinde bulunduğum  kültürün tanıttığı bu dinden haberdar olmasaydım İslam diye bir dinin bütün dünya üzerindeki etkisini bir yerlerden duymuş yahut okumuş olsaydım sorularımın yegâne yönelişi bu yüce ve ulvi dinin ilk emrinin ne olduğu olurdu. Bütün dünyaya hitap edecek 
İLK EMİR NE?
Her mesajda ilk intiba çok önemlidir hele de ALLAH cc tarafından gönderilmiş bir mesaj ise ve bu mesaj evrensel bir hakikatten bahsediyorsa ilk muhatap olduğumuz emir çok önemlidir. Evet, çöl de başlamış, ümmi ve yetim bir insana vahyedilmiş, sonrasında eziyet ve işkencelerle devam etmiş, öncelik olarak toplumun zayıf kesimi tarafından kabul edilmiş, toplumun alt tabaka dediği her ferde itina ile değer vermiş bir din,bu dinin mensuplarının ilk olarak kabul ettiği ve okuduğu bu emirler nelerdir diye nasıl merak etmeyelim.

 Evet, hepinizin bildiği gibi İslam dininin ilk emri “OKU” diyerek başlıyor. Zaten öncelik olarak bir emir kipi ile başlaması yaratıcının üzerimizdeki hâkimiyetini ortaya seriyor. 
Demek ki bu dinin en temel prensibi eğitim; yani okumak,anlamak,anlamlandirmak,fehm etmek, fakat salt okul veya kitap okumak değil çünkü okuma yazmanın çoğunluk tarafından bilinmediği bir toplumda yeşillenmeye başlıyor bu din. Sadece eğitim görmüşlerin anlayacağı bir din değil bu, bilakis eğitimle devam eden ve gelen emirler ve nehiylerle insanlığı  eğiten bir din. Yani bizi üst perdeden eğitmek istiyor, bize öğretmek istiyor, bizi bilgi ile buluşturmak istiyor. Namaz veya oruç gibi ibadetin temel şekillerini oluşturan bir biçimde gelmiyor.ilk emir “Oku” olarak geliyor yeryüzüne ve evrensel bir kanuna yönlendiriyor tüm insanlığı.
Müslüman oluşumun da etkisiyle ilk emrin oku olması her daim ilgimi çekmiştir. Rabbimiz bizden ilkin ibadet istemiyor; çünkü eğitimsiz ve bilgisiz ibadet aslında bize canlılık ve anlam vermeyecektir bu yüzden bize öncelik olarak bilgi edinin yani “Oku” yun diyor. Mazur görmenizi isterim ki burada günde kaç sayfa kitap okumanın  haftada şu kadar, ayda şu kadar kitap okuma alışkanlığı kazandıracak diye bir anket ortaya koymayacağım.Yine mazur görünki okul okumanın öneminden veya bir meslek edinmenın öneminden yahutta yıllarını okul okumaya adamış gençlerin başarı veya başarısızlıklarından bahs etmeyeceğim. Günlük gazete ve dergi okumalarındanda bahs etmeyeceğim. sacdece şuna değinmek istiyorum dünya ve ahreti kapsayan bir din ile ilk defa muhatap olduğumuzu düşünelim ve bu dinin ilk emri OKU olarak karşımıza çıkıyor. Ayrıca Arabistan toplumunun o günkü eğitim şartları oratada ve hz Muhammed yüksek öğrenim sahibii biri değil hatta okuma yazma bilmediği geçiyor tarih kitaplarında buna rağmen ona ilk emredilen vahiy OKU şeklinde geliyor.
Evet demek ki bu başka bir okuma değerli dostlar bu okuma aslında yeryüzündeki bütün okumalara ışık tutan bir okuma.
 Hepimiz kendimizi Hz. Muhammedîn hirada Cebrail as ile karşılaşma sahnesindeki gibi canlandıralım. Hepimizin ilk emre karşı tepkisi aynen Hz. Muhammed’inki gibi olacaktır. 
Ne okuyayım?
Bu soru Hz. peygamberin ve onun şahsında bu dine iman eden her müminin belki de sormakta haklı olduğu tek sorudur. Cevabı gecikmeden gelir, ikinci bi emirle.
“YARATAN RABBİNİN ADIYLA OKU” 
Okuma eylemi ikinci defa emir olarak geliyor değerli dostlar. Bir din ile muhatap oluyoruz, ilk emir oku diye başladı bunun neticesinde Hz. Muhammed ne okuyayım deyince bu kez okumaya şekil verildi, yani yeryüzündeki bütün okumalara bütün eğitimlere bütün kültür ve şartlara bütün yönetim ve hayat algılarına bir şekil verdi bu cevap. “YARATAN RABBİNİN ADIYLA OKU” yani okumak devam ediyor, sadece ne, niçin ve nasıl sorularının cevabıdır bu ikinci emir. Eğer ne okuyayım diye soran Hz. Muhammedîn sorusuna cevap olarak matematik oku olsaydı bütün Müslümanlar matematikçi olmak zorunda kalacaktı ya da coğrafya oku yahut fen oku ya da şiir oku vs. vs. yeryüzündeki Müslümanlar tek çeşit bir zihne tek çeşit bir ilme tek çeşit bir mesleğe vs sahip olacaktı. Ama ikinci emir bize her ne okursan oku ama Yaratan rabbinin adıyla oku derken kanaatimce her şeyi yaratanın her şeydeki varlığını bil ve öylece oku, her şeyde onu gör de öylece oku, yaratanın yetkili olduğunu fehmet de öylece oku demek istiyor. Hz. Muhammed ve takipçileri ile beraber oku emrine mazhar olmak ne büyük şeref hepimize. Rabbimiz bizi muhatap alarak yeryüzünün neresinde olursak olalım her şeyde onu görmemizi, hayatı ve insanlığı böylece okumamızı istiyor. Yani dostlar hira mağarasından dünyaya sesleniyor bu emirlerle, bu mesajlar mağarada veya Arabistan’da kalmıyor, aksine en modern şehirlere de aynı emirler veriliyor. İşte asıl eşitlik  bence bu emirlere dünya olarak tek kitap üzerinden muhatap olmamızdır.
Her şeyde yaratan Rabbi görmeye çalışmak ve Allahın gör dediği yerden bakmak ilk görevimiz değerli dostlar.

Evet, şu mübarek Kuran ayında Kuran'ın bizlere tekrardan nazil olduğu şu günlerde bu görevimizi tekrardan hatırlayalım inşallah. Her şeyi onunla okumak her şeyde onu görmek ile başlasın tekrardan teslimiyyet sürecimiz. Hayatımızın her alanında işimizde, alışverişimizde, okulumuzda, evimizde aşımızda, eşimizde bu görevimizin bilincinde olalım. Yaratanın tecelli etmediği bir yer yok ki ONU görmeyelim değerli dostlar.
Her güzellik sahibini hatırlatır, çevremizde gördüğümüz her iş ve oluşta Rabbimizin orda olduğunu okumamak mümkün değildir. Her okumak kitap değildir kanımca,mesele okuduğumuz okul hedefinde ortaya koyduğumuz bu hedefe koşarken Rabbimizin bu süreçte  bizlerden neler istiyor diye durup düşünüp bu eksende  okumalarımız olmalı, veya evimizde helal haram lokma ayrımı okumalarımız olmalı. Maddi meselelerimizde yetim ve muhtaçları gözetecek okumalarımız olmalı. Bir yetimin gözündeki mahsumiyeti,  bir mazlumun yüreğindeki muzdaripliği okuyabilmeliyiz mesela. Karşılaştığımız her işte şeytanın rolünü hesaplayarak okumalıyız hayatı, davranışlarımızı okumalıyız mesela veya tabiatı okumalıyız her bahar tekrardan yeşeren çiçeklerle yeşermeli okumalarımız, göğü okumalıyız mesela pamuk gibi bulutları, yakan güneşi, gece parlayan yıldızları okumalıyız yaratan RABB'in adıyla. Sonra ilim okumalıyız değerli dostlar meal okumalarımız olmalı, hadis okumalarımız olmalı, sağlam bir akaide sahip olmak için ilmi eserler okumalıyız, çok konuşmak, çok tartışmak ve haklı çıkmak için değil, sadece ve sadece yaratan RAB'in adıyla okumalarımız olmalı. Tabii ki fenni ilimleri de okumalıyız kâinatta sütunsuz gökte duranları, gece kaybolup gündüz açığa çıkanları, evrene, gezegenlere dağlara, taşlara bir anlam vermek için yaratan RABB'in adıyla  okumalıyız. Okumalıyız ki mensubu olduğumuz bu yüce dine karşı ilk görevlerimizi hakkıyla yerine getirebilelim.
Tabiî ki hepimiz aynı okumaları yapamayız ama herkes okuduğu kadarıyla sorumludur önemli olan her okumaya yaratan RABB'in adıyla anlam vermek. Yoksa birçok müsteşrik kuranı kerimi bizden daha çok okuyor ama bu dini anlamak veya anlamlandırmak için değil de bu dine saldırmak için okuyorlar.
Bize düşen şu ki bu dünya hayatında gerek eğitim gerek tabiat ve gerekse insana ve en çokta kendimize dair okumalarımızın olması ve bu okumalarımıza sahip çıkmamız gerekir.
Ve şunu demeden de geçemeyeceğim ki, namaz kıl emri kadar önemlidir oku emri, oku'mak farzdır bize, ama “YARATAN RABBİNİN ADIYLA OKUMAK”.

Evet değerli dostlar hakikat adına gerçekleştireceğimiz her okumalarda Rabbimiz bizlere ONUN adıyla okuyabilmemiz için yardım etsin inşallah.
Kuran ve hadis okumalarımızı ve Rabbimizi tanımak adına esmalarına daha da bir özen göstererek okumayı ihmal etmeyelim derim, kitap okumayı ihmal etme hakkımız yok artık değerli dostlar zira namaz kıl emri vakti geldiğinde nasıl ki geçerli ise oku emri de vakti gelmiş ve geçiyor, demek ki boş zamanlarımızda değil vakti geldiği için okumalarımız olmalı.Zira OKU emriyle başlayan bir dine mensup olup cahilliğimizi Allaha mazeret olarak sunma hakkımız yoktur.
Okumalıyız,
Çünkü okumak dünya dertlerine iyi geliyor.
Çünkü okumak yeşertir kurumuş zihinleri ve ruhları.
Çünkü okumak cehalete karşı zaferdir.
Çünkü okumak mümin olmaktır, okumak teslim olmaktır. 
Çünkü 
 OKU’MAK AZİZ BİR EYLEMDİR.

                         SECDEKAR

YORUMLAR

  • 3 Yorum
  • FURKANOĞLU
    4 gün önce
    oKU,anla,anlat,yaşa,duyur,gereğini yap demektir,doktor reçete yazdım okudun mu demeyecek reçete deki ilaçları usulune göre kullandın mı diye soracak
  • Sevim kaya
    9 ay önce
    OKU'manın önemini cok guzel vurgulayan bir yazi olmuş. eline emeğine sağlik
  • esma kızılelma
    9 ay önce
    Yine muhteşem bir yazı yüreğine sağlık ablam..