Reklam
Reklam
Önce Hira Sonra Kur'an
Dilek Demir

Dilek Demir

Önce Hira Sonra Kur'an

13 Mayıs 2020 - 22:23

Bütün tarih kitaplarında okumuşuzdur Hz. peygamberin hira ya gidip uzun süre yalnız kaldığını ve bu süreçte toplumun içindeki hastalıkları, yanlışları eksikleri düşündüğünü, tefekkür ettiğini. Aslında      Hz. peygamberin bu davranışı bize şunu öğretiyor ki: Var olan gidişattan rahatsızlık duyup yalnız kalarak  buna çözüm aramak aslında bireysel anlamda beklide en büyük sorumluluktur.
Çünkü peygamber kendi toplumunun yanlışlarını uzun uzun  konuşarak değil, öncelikle uzun uzun düşünerek bir çare bulmaya çalışıyor, toplumun yanlışlarını görmezden gelmiyor, öyle ki vahyin geleceğini bilmemesine rağmen günlerce mağarada öldürülen masum kız çocuklarını, tapılan taş putları, zulümleri, adaletsizlikleri düşünüyor ve bize şunu öğretmiş oluyor; kendi toplumumuzun yanlışlarına göz yummaktansa oturup ta neler yapabiliriz diye belki de günlerce düşünmek gerek.
Zira her şeyi olduğu gibi kabul etmek hiçbir şeyden rahatsız olmamak, yaşanan her zulme göz yummak hiçbir şekilde insanoğlunun bireysel sorumlulukları adına kabul etmemesi gereken bir davranıştır. Hz. peygamberin kişiliğinde oturmuş olan bu bireysel sorumluluk gerçekten takdire şayandır. Kendisinde hiçbir yükseköğrenimin, hiçbir diplomanın olmadığı Hz. Peygamber; toplumun derdiyle dertlenip günlerce bu gidişata nasıl dur diyeceğini düşünen ulvi bir karakter gerçekten. Zira birçok eğitimden geçmiş, yüksek kariyerler edinmiş; adı entelektüel adı aydın olan diplomalı olduğu halde toplumun derdiyle dertlenmeyen ne çok insan var bu ahir zamanda.
Oysa bu sorumluluk vicdan işidir diploma işi değil.
Her bireyin kendi dertleriyle meşgul olduğu şu zamanda bir daha aklımı kurcaladı bu konu, gerçekten hepimiz içinde bulunduğumuz, ortamların, ailelerin, dostlukların, okulların, ofislerin, cemaatlerin, dernek veya vakıfların gidişatını olduğu gibi kabul mü ediyoruz yoksa yalnız, oturup ta günlerce bu gidişat nereye diye düşünebiliyor muyuz? 
Hz. peygamberin hirada ki yalnızlığını sık sık tekrarlaması bizim için örnek alınacak bir eğitim metodudur. Hira bir okuldur, bir okumadır, bir tefekkürdür kanımca.
Çok ilgimi çekmiştir; Hz. peygamberin döneminde televizyon yok, bilgisayar yok, akıllı telefon yok, hatta elektrik bile yok, yoklar listesini uzatabiliriz; buna rağmen Hz. peygamber evinde yalnızlığa çekilmiyor da hira mağarasına giderek yalnız kalmak istiyor, toplumdan uzaklaşarak günlerce az bir yiyecek ile yalnız kalarak düşünüyor, düşünmeye vaktini hatta günlerini ayırıyor. 
Acaba diyorum biz yalnız kalmaya niyet edersek neler den uzaklaşmamız gerekecek? 
En meşhur yalnızlığımız televizyon karşısında saatlerce oturmak veya elimizdeki telefonla saatlerce sosyal ağlarda gezinmek ise bunu Hz. peygamberin yalnızlığı ile kıyaslamaktan hayâ ederim. Teknolojinin olmadığı bir ortamda bile Hz. peygamber bir mağaraya çekilme ihtiyacı duyuyorsa acaba biz bunca insan, eşya ve üstüne teknoloji kalabalığının olduğu bir ortamda yalnız kalamaya gerçekten nasıl ihtiyaç duymuyoruz.
 Aslında yalnız kalıp Hz. peygamberin düşüncelerine dalabilmek, gelecek olan vahye gönlümüzü hazırlamak gerekir. Vahiy gelmeden önce Hz. peygamber vahye taraf gidip günlerce düşünerek aslında kendini gelecek olan çareyi kabullenmeye hazırladı bir bakıma. Çünkü artı ve eksileriyle düşünmek, meseleleri göz önüne sermektir. O sebeple Hz. peygamber vahiy gelince toplumunun içinde bulunduğu zulümlere ve adaletsizliklere kesin bir çözüm olduğuna başta kendisi iman etti sonrada bütün yanlışlara karşı gereken tavrı ortaya koydu. Ve hayatı boyunca ramazan ayının son on gününü itikâfa girerek değerlendirip tekrardan tefekkürle geçirdi. Ümmetine de bu sünneti tavsiye etti. Nitekim yalnız kalmak vahiyden sonrada devam etti peygamberin hayatında, çünkü doğrunun taraftarı olmak pek kolay değildir, bazen insan doğrularıyla yalnız kalır ve kimselere anlatamaz doğrusunu, herkes yüz çevirip onu ortada bırakabilir hatta kendi şehrinden çıkarabilirler. Bazen en yakınıyla karşı karşıya gelir doğrunun sahibi ama bu öyle benim doğrum senin doğrun değil  ALLAH’ın yeryüzüne gönderdiği ve insanlık için hem dünyayı hem de ahreti kapsayan bir doğru, bir kanun bir güzellik.
 Aslında hepimizin hiraları olmalı dostlar, belki günlerce belki saatlerce oturup toplumu ve başta kendimizi bir daha gözden geçirmeliyiz. Hele ki şu mübarek itikâf günlerine kavuşmuşken uğrunda yalnız kalmayı göze alamadığımız hiçbir doğrunun temsilcisi olamayız. Zira bütün peygamberlerin hayatında mutlaka bir dönem bu yalnızlığı yaşadıklarını görüyoruz Rableriyle baş başa kalmayı becerenler Rablerinin emirleriyle de baş başa kalınca pes etmeden doğrunun taraftarı olmayı becerebiliyorlar.
Ve bir daha görüyoruz ki Rabbimiz toplumun fesada uğradığını düşünen dertli yalnızlıkları kendi vahyiyle giderdi gelen emirler peygambere toplumun nasıl huzur ve esenliğe kavuşacağını öğretti ve Hz. peygamberin örnekliğiyle o toplum asrısaadet oldu.
Yine kuranın indirildiği bir aya yetiştik hamd olsun fakat öncesinden bir hira yalnızlığına ihtiyacımız var fikrimce, kendimize ve toplumumuza bir kulak verelim, üzerimizde oynanan bunca oyun varken derin derin düşünelim zulmü, adaletsizliği. Tefekkür edelim tüm dünyayı şahsımızda. Yeter ki hirayı yaşamaktan korkmayalım şu mübarek itikâf günlerinde, saatlerce hatta mümkünse günlerce başta sanal dünyadan uzaklaşarak toplumda ki kayıpları göz önüne getirelim, kendi yalnızlığımızda. Özellikle de kendimizi karşımıza alalım, bu itikâf günlerinde. 
Bir imkân, bir kitap, bir eğitimdir hirada yalnız kalmak. Bir arınmadır bir pak olma fırsatıdır hira. Tekrardan nazil olsun kuran ayetleri benliğimizde, asrısaadete kavuşmak adına Hz. peygamberin beklediği gibi bir bekleyişle susayalım kuran ayetlerine, ahlakımızın ailelerimizin ticaretimizin kısaca herkesin ve her şeyin KURANA ihtiyacı olduğunu bir kez daha bütün hücrelerimizle hissedelim, hissedelim ki KURANIN nazil olduğu aileler bireyler ve toplumlar olarak bayram edelim. 
KURAN NAZİL OLDUĞU GÖNÜLLERE BAYRAMDIR
KURAN İNDİĞİ TOPLUMLARA BAYRAMDIR. 
Yeter ki biz kurana ihtiyacımızı olduğunun farkına varalım hirada yalnız kalarak.
Evimizin bir köşesi belki hira olur bize ya da herkes uyurken uyanık olmanın verdiği yalnızlık, hiç olmazsa seccademiz hira olsun bize, oturduğumuz koltukların üzerinden saatlerce hirayı yaşayalım, yaşayalım ki tekrardan nazil olsun ayetler.
Ve OKU  emriyle başlayalım hayata, her şeyi okuyalım; KURAN okuyalım öncelikle, ardından tabiatı, ardından insanı okuyalım kiminin gözünde yazılanları kiminin gönlünden geçenleri okuyalım YARATAN RABBİN ADIYLA, onun adıyla hiradan çıkalım ve artık hayat onun adıyla başlasın bizim için ramazan hira ve kuran birlikteliğiyle çıkalım bayramlara, zulümlere adaletsizliklere karşı uyanık olalım hepimiz elimizden geldiğince toplumun felah bulması için mücadelemizi verelim umulur ki asrı saadete döner bazı evler bazı yürekler bazı işyerleri bazı okullar bazı dernekler vs. vs.
Eğer ellerimizle bir yerleri asrısaadete dönerse inşallah rabbimin razı olduğu amellerden işlemiş oluruz.
Bu mübarek ayda birer hira yaşamaktan mahrum etmeyelim kendimizi, hirada yalnız kalmayı göze almazsak korkarım ki nazil olan ayetleri yaşamakta da yalnız kalmayı da göze alamayız. Çünkü Rabbimizin emirleriyle baş başa kalınca işte o zaman büyük imtihan içindeyiz demektir.
Rabbim hayırlı ramazanlar, hikmetli hiralar ve hükümlerine teslim olunmuş bayramlar nasip etsin toplumumuza.
Her yalnızlık rabbimizle baş başa kalmak için fırsat demektir. Onunla yalnız kalmaya layık olmak dileğiyle.
Yalnızlık mahkûm edilince değil, tercih edilince değer kazanır. Her hira tercih edilmiş değerli bir yalnızlıktır.
Secde’kar

YORUMLAR

  • 13 Yorum
  • Esmakizilelma
    1 yıl önce
    Uzun uzun konuşmak değil de uzun uzun düşünmek ne muazzam tespit...
  • Dilek Demir
    1 yıl önce
    Tekrar tekrar teşekkür ederim. Zaman ayırdığınız için minnettarım.
  • Leyla Balyemez
    1 yıl önce
    Çok güzel tespitlerin olmuş bacım. Yüreğine, kalemine sağlık
  • Semra altun
    1 yıl önce
    Önce iman dolu yüreğinize sonradan elinizde su misali akıp giden kaleminize sağlık
  • FURKANOĞLU
    1 yıl önce
    Hiraya çıkaran şey sorumluluk,vicdan,fıtrat iyilik merhamet Allahın yönlendirmesi...
  • Dilek Demir
    2 yıl önce
    Ömürlerinden bir pay ayırıp okuyan herkese teşekürü borç bilirim.
  • Mehtap DEMİR
    2 yıl önce
    Allah razı olsun çok güzel tespitler
  • nihat güç
    2 yıl önce
    Güzel tespitler...
  • Ayfer Güzel
    2 yıl önce
    Allah razı olsun bacım bize boyle guzel ve degerli olanı tavsiye ettiğin İcin insallah hirayı yaşamaya calişanlardan oluruz
  • Melektoprak
    2 yıl önce
    Belkide yalnız kalmaktan korkuyo insanlar,biz insanlar diyeyim,nefsiyle muhatap kalmamak için.aslında nimettir,kendimizle başbaşa kalmak,hikmettir aslında....nefsi muhasebeye,terbiyeye çekmek için.
  • Ayşe Tuncay
    2 yıl önce
    Rabbim herkese senin yüreğin de ki gibi güzellik versin yüreğine sağlık Rabbim bu güzel Ramazan günlerinde bizede ittifakı yaşatsın Amin...
  • Sevgi
    2 yıl önce
    Çok doğru ve yerinde tespitler, eksikliğimizin sorumluluğumuzun da ne kadar eksik olduğunun çok güzel ifedesi..
  • Mustafa Tosun
    2 yıl önce
    Çünkü peygamber kendi toplumunun yanlışlarını uzun uzun konuşarak değil, öncelikle uzun uzun düşünerek bir çare bulmaya çalışıyor, toplumun yanlışlarını görmezden gelmiyor,... Önemli bir tespit..