Reklam
Reklam
Payımıza Düşen Zaman
Dilek Demir

Dilek Demir

Payımıza Düşen Zaman

27 Temmuz 2022 - 13:13


Çok eskilerden başlamış akmaya zaman. Dünya tarihi ile ilgili milyonlarca yıllardan bahsediliyor.


Altı günde yarattım diyor evrenin sahibi, insan, varlıklar, nesneler, bitkiler, eşyalar vs. zaman kavramı içerisinde yer bulmuşlar kendilerince, evrenin sahibinin verdiği izin müddetince…


Anlatılır en eski tarih kitaplarında; bıçak yokmuş, kalem yokmuş, elbise yokmuş, makas yokmuş, tekerlek yokmuş, araba yokmuş ve birçok yokmuşlar ile Var’lar oluşmaya başlanmış daha sonra.


İcatlar, buluşlar, keşifler ile daha da bir süslenmiş bu aldatıcı dünya.

Her topluluk kendi içinde bulunduğu şartlara göre ayarlamış kendini, henüz keşfedilmemiş hiç bir şey yokmuş heveslerinde, canları istememiş bilmedikleri şeyleri, peşine düşmemişler bilinmeyen hazların, olmazsa olmazları henüz icat edilmemiş şeyler değil, ellerinde olanlarmış.


Şöyle bir müze gezisi hepimizi alıp götürür çok eski zamanlara, gezdikçe şaşarız yaşanmışlıklara, nasıl yaşamışlar o zamanlarda der dururuz. Gezdikçe zorlanırız, o zamanlarda yok olanları saymaya kalkarsak takat yetmez, şimdilerde ise var olanları saymaya nefes yetmez.


Her çağın insanı ayrı mükellefiyetler yüklenmiş omuzuna. İçinde bulunduğu zamanın sıkıntıları, sorunları, ekonomisi, yönetimi, ilimi, bilimi ve zorlukları ile tamamlanmış birçok zaman kavramı dünya tarihinde.


 Birde her çağın tebessümü, vefası, huzuru, mutluluğu, aşkı, merhameti de eksik kalmamış, en güzel haliyle yaşanmış bu güzellikler dünya tarihinde.


Kimi güzellikler ve çirkinlikler zamana gömülmüş kaybolup gitmiş dünya kalabalığında, kimileri ise yüz yıllar boyu yolculuk yapıp gelip bulmuşlar bizi, payımıza düşen hiçbir şey kalmamış gerilerde…


Vardır her çağın insanının nasibine düşenler, kimileri arabayı icat etti, kimileri elektriği, kimileri yollar yaptı, kimileri şehirler kurdu, kimileri süsledi hayatı ışıklı gösterişli nesnelerle, kimileri teknoloji ile kolaylaştırdığını söyledi hayatı… Kimileri müzik çaldı, kimileri spor yaptı, vel hasılı kelam geldik bugüne nasiplenmeye dünyadan.


Milyonlarca yıldır var olan dünyadan payımıza düşen zamanın içindeyiz şimdi.


Unuttuk yok olanları, var olanların, bulunanların, icat edilenlerin ortasına doğduk.Nasibimize düşen zamanı yaşamaktan başka çaremiz yok.


Çok şey icat edildi, bulundu, keşfedildi insanlık adına ama çok şey de yok edildi öyle belli.


Zor bir zamana denk geldik dostlar, zulümler, haksızlıklar, adaletsizlikler, cehalet diz boyu, örselenmiş duygular, yıpratılmış düşünceler, üzeri örtülmüş fikirler, yaşanmaya müsaade edilmeyen hakikatler, zorbalıklar, yolsuzluklar, düşünceye vurulan zincirler, eğitimin eğitmediği projeler, çöken ekonomi değil, çöken temel insanlık ihtiyacı yükünün altında ezilen aileler, fakir fukaralar, yükselen piyasadan faydalanan sadece gözü doymaz zenginler, hele de savaşlar, ölen masumlar, feryat eden anneler, çaresiz bırakılan babalar, oyuncakları olmayan çocuklar, sonra yıkılan yuvalar, çerçöp haline getirilmiş aşklar, henüz ifade edilmemiş acılar, anlatılmamış kabuslar, yürünmemiş yollar, söylenmemiş hayaller, kurulmamış düşler, tamamlanmamış hikayeler, dostlarla içilmemiş çaylar, hatırı ölmüş kahveler, fikrin ayırdığı yollar, yollarda yalnız kalmalar, hele de sosyal medyalar, kendileri olmayan insanlar, yalanlar, dolanlar, reklamlar, gerçeklikten uzak sanal insanlar… 


Ehliyetsiz anne babalar, öğretmenler, doktorlar, memurlar, derdine derman olmayan ilaçlar, firmaların anlaşarak bağımlı tuttuğu hastalar, sokaklarda oynayamayan çocuklar, komşuya güvenle bırakılmayan anahtarlar, kendimiz okumadan çocuğumuza okutamadığımız kitaplar, bilinçaltını kirleten bilgiler, gizli mesajlar yayan filmler, diziler, reklamlar, hunharca işlenmiş cinayetleri detayları ile anlatan programlar, müzik diye dinlenen düşüne dünyasında açılan eğlenceli savaşlar, kültürünü eleştiren dünden gelen gençler, cinsiyetini kabullenemeyen, sosyal medya akımlarına kapılıp ölü gibi amaçsız yaşayan gençler, akşam sofrasında yalnız oturan ebeveynler veya kurulmayan sofralar, haberler diye izlenen kadın ve çocuk istismarları, hırsızlıklar, magandalar, yönetim kavgaları, yöneticilerin atışmaları ve daha neler neler.


Birde şöyle sessizce uyuyayım derken bizi yalnız bırakmayan düşünceler hele de anlayışsız komşular, ağlayan bebekler bağırıp çağıran erkekler, evi terk eden kadınlar ve de tüm bunları videoya alan binadaki sakinler…


Evet, içinde bulunduğumuz zamanda nasibimize bunlar düşmüş dostlar…

Çaresiz kaldığımız, Ya Sabır dediğimiz, dua ettiğimiz, belki de gündeme bile almadığımız çağın dertleri bunlar… 


Bizlerde çözüme yönelik bir şeyler bulmalı, bir şeyler keşfetmeli, insanlığa faydalı olacak bir hayat ortaya koymalı, icatlar oluşturmalıyız.


Birde payımıza düşen şu ahir zamanı iyi değerlendirmeliyiz dostlar.

 Ziraa zamanın şahidi yine zamanın kendisidir!


Hiç değilse içinde bulunduğumuz çağı dert edinmeliyiz dostlar. 

Zevkle çay yudumlarken dünyada olup biteni umursamazlık etmeden, yeryüzünde nefes alan her Müslüman ı Hz. Muhammed ‘in ümmet inin bir ferdi olarak görmeliyiz. Fikir, zikir ayrımından önce ÜMMET kavramında aynı safta olduğumuzu unutmamalıyız.


 Ümmetin derdi yeryüzündeki bütün Müslümanların derdi olmak zorundadır. 


  Gayri İslami hayatları olsa da her insanı insanlık adına dert edinmeliyiz…


Vardır milyonlarca yıllık dünyadan nasibimize düşen şu ahir zaman çağında yaşamanın bir hikmeti dostlar…


Vardır ahir zamanda insanca yaşama çabasının bir hikmeti…


Vardır insanlığı tüketen insanlara karşı onurlu bir insan olmayı başarmanın mükafatı…


Vardır nefsinin isteklerini değil de insanlığı dert edinen erdemin Allah katında mertebesi…


Vardır yüz yıllar geçmiş olsa da ilk kurulan temiz dünya gibi, yüreğini temiz tutmaya çalışanların ecri Allah katında…


Vardır kirlere bulaşmadan yaşamanın bedelleri…


Vardır payımıza düşen zamanın bu gününde insan olmanın bir hayrı bir hikmeti…


Yeter ki kendi çağımızdan ve nasibimize düşen zamandan bi haber olmayalım…


Her şeye rağmen payımıza düşen şu ahir zamanda umudu diri tutmalı, mücadeleyi bırakmamalı, sevgi, merhamet ve okumayı ihmal etmemeli, salih amellerimizi çoğaltmalıyız.


Umulur ki; Şu kirli çağdan temiz ayrılmak düşsün payımıza dostlar…


Sede’kar

YORUMLAR

  • 9 Yorum
  • Dilek Demir
    2 hafta önce
    Hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim. Güzel dilek ve dualarınız için müteşekkirim.
  • Telli Dişlik
    2 hafta önce
    Rabbım ilmini arasın inşallah yüreğine kalemine sağlık dilek bacım
  • Telli Dişlik
    2 hafta önce
    Rabbım ilmini arasın inşallah yüreğine kalemine sağlık dilek bacım
  • Meryem Öztürk
    2 hafta önce
    Çok teşekkür ederim Dilek abla kaleminden çıkan her bir kelime için çok güzel anlatmışsın
  • Evren Akkuş
    2 hafta önce
    Yazıyı okudum çok güzeldi kısaca anlatmış yazı dünü bugünü ve bizim için bir farkındalık oluşturmalı diye düsünüyorum aslında bildiğimiz hep yaşayıp görduklerimiz ama hatırlatma yapılması açısından faydalı buldum
  • Neslihan akkuzu
    2 hafta önce
    Kaleminiz keskin olsun
  • Ayşe Çakallı yildiz
    2 hafta önce
    Rabbim kaleminin mürekkebi ni kurutmasin bir ömür eline yüreğine sağlık dilek ablacım Zamana dair son günlerde okuduğum en güzel ve akıcı yazıydı
  • Sevim kaya
    2 hafta önce
    Allah ilmine ilim katsın canım
  • Dilek Demir
    2 hafta önce
    Ömürlerinden bir pay ayırarak okuyan herkese teşekkürü bir borç bilirim.