Reklam
Reklam
Toplumsal İstiğfar
Dilek Demir

Dilek Demir

Toplumsal İstiğfar

10 Haziran 2022 - 22:47

Toplumsal İstiğfar

O’nun egemenliği yeri ve göğü kaplamaktadır.
 Yeri ve göğü muhafaza etmek O’na ağır gelmez.
 O Aliyy ve Azim olandır. ( ayet ‘el kürsi den bir demet )
Ve hamd’ler ancak üstün özellikleri olan zata mahsustur.

  Hata işlemek  insana özgü bir davranıştır. Yeter ki tevbe etmeyi bilsin insanoğlu ve tekrar etmesin hatalarına…
Hataları olan insanlar af dilerler elbet! 
Fakat af dilemeyi unutanlarda oluyor hayat içerisinde. İşledikleri hata gözlerini öylesine bürüyor ki hatanın hata olduğunu bile fehmedecek basireti olmuyor insanın. 

 İnsanın eksik kusurlu taraflarına bir çare arayışıdır tevbe kapısı, bireysel hatalarımız, toplumsal hatalarımız bizleri tevbe kapısına götürüyor ise ne ala, fakat hatalarımız ve kusurlarımız bizi azgınlığa götürüyor ise, işte o zaman durup bir düşünmeliyiz!

Her ne kadar ahir zaman desek te, kirli bir çağda yaşadığımızı kabul etsek te, modern çağın dayattığı hayat şekli bizleri bir takım inanç ve kültürel anlamda hakikatlerimizden uzaklaştırmış desek te açıkçası toplumda yaşanan hatalar adına bu hakikati dile getirmek az bile kalıyor!

Bireysel hatalarımıza tevbe etmekle hepimiz bireysel olarak sorumluyuz. Ama ben bugün toplumsal hata, eksik ve kusurlarımıza istiğfar etmekten bahs etmek istiyorum.

Hz. Yakup oğullarının yaptığı büyük hatalara karşı Rabbinden onlar için bağışlanma dilemiştir. 

Hz Yusuf ta aynı şekilde kardeşlerinin yaptıkları karşısında Allahtan bağışlanma dilemiştir.

Nitekim Hz. Muhammed de ümmeti için sık sık bağışlanma dilemiştir.
K.Kerim’e konu olmuş hemen hemen her peygamber gönderildiği toplumlardaki yanlışları görünce içinde bulundukları kavimleri için tebliğ görevlerini yerine getirmişler ve onlar için tevbe istiğfar dilemişlerdir.

Bununla beraber bütün peygamberler bireysel olarak ta Rablerine sürekli istiğfarda bulunmuşlardır. Zira Hz. Muhammed günde yetmiş defa, başka bir rivayette ise yüz defa istiğfar ettiğini söylemiştir.

(Tevbe ve istiğfar kavramları içerik olarak çok derin anlamlar ifade ederler. Fırsatı olan bu kavramları özellikle araştırır ise çok daha anlamlı olacaktır.)

Son zamanlarda toplumumuzda gerçekleşen vahim ve büyük hatalar, kusurlar ve alenen işlenen günahlar çoğalmaya başladı. Hepimizin bu anlamda bir tavrı oldu ve olmalıydı zaten. 

Fakat en kolay olanı seçmeyelim dostlar.
Bir konuyu oturduğumuz yerden konuşmak, yorumlamak, eleştirmek, değerlendirmek en kolay olanıdır. 

Hz peygamberin ‘’ bir kötülük ile karşılaşınca onu ya elinizle, ya dilinizle düzeltin. Eğer gücünüz yetmez ise kalbinizle buğz edin’’
 dediği hadisinde yorumlayın, konuşun, eleştirin vs. demiyor.
 Kötülüğü görünce bir eylemde bulunun diyor.

Tabi ki insan olarak konuları değerlendirmek konuşmak, yorumlamak gerekli, fakat daha sonrasından bir tavrımız olmalı, bir hareketlilik olması lazım hayatımızda. 
Hiç değil se peygamberler gibi yanlışı görünce tebliğ görevimizi yerine getirmeli, veya  istiğfar etmeliyiz hata ve yanlışları görünce…
Birkaç gündür uykularımızı kaçıran bir habere hepimiz şahit olduk.
 Bir okulda Kerim e bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde saygısızca davranan bir gençten bahsediyoruz hepimiz.
 Herkesin bu konuda bir fikri vardı elbet. Ama herkesin gençlik ve yeni nesil üzerinde yapılması gerekenler  ile ilgili bir tavrı oldu mu bilinmez. 

Oysa bize düşen o genç için hiç değil se istiğfarda bulunmak olmalıydı, naçizane ancak onun adına istiğfarda bulununca teselli buldu yüreğim.

Sadece bu olayda değil elbet.
Parklarda hayvani duygularını kontrol edemeyen, anne babalarına okula gidiyorum diyerek evden çıkıp, park köşelerinde müstehcen görüntülere sebebiyet veren gençlerden de bahs etmek gerek.
Veya, ar ve namusuyla evine hanım olması gereken bazı bayanların, özgürlük adı altında başta kendini sonra eşini ve çocuklarını aldatmasından da bahs etmek gerek.
Aynı şekilde toplumda namusuna sahip çıkması beklenen beylere teslim edilen Allah’ın emaneti eşleri ve kızlarının namus olduğunu unutup, başkalarının namuslarına göz diken, hem kendine hem de topluma ihanet eden beylerden bahs etmek gerek.
Veya banka köşelerinde yüzdelik faiz oranları için sıra bekleyenlerden bahs etmek gerekir.
Hele de ulu orta yerde Allah, Peygamber, kitap kutsalından bihaberce sine küfürler savuranlardan bahs etmek gerek.

Her türlü kötülüğü gülerek işleyen, kendisiyle beraber çevresindekilere de yaptığı yanlışları arsızca tavsiye edenlerden bahs etmek gerek.
Düğün dernek söz konusu olunca her türlü mahremiyeti çiğneyip süslü püslü günahlar işleyenlerden bahs etmek gerek.

Yalan söyleyen, dedikodu yapıp büyük olaylara imza atan, teraziyi eksik tartan, kul hakkını görmezden gelen, günahsız adam öldüren, çocuklara taciz eden, haksız yere kadın cinayetlerine sebep olan, devlet arkamda diyerek adam sömüren, gerçek yüzlerini hiçbir zaman göremediğimiz öz bakım adı altında boyanıp süslenen ve kimse bana bakmasın diye çarşı pazar dolaşanlardan, komşuluk hakkını çiğneyen, kendisi gibi olmayana engelli diyebilen, ebeveyn olmayı sadece yeryüzüne çocuk getirmek olarak gören, hased eden, hırsızlık yapan, içip kendinden geçen, okumayan, ibadet etmeyen, vs. vs. vs. toplumun dertlerinden bahs etmek gerekir söz konusu toplumsal istiğfar olunca.

Konuşmak, eleştirmek, yorumlamak pek te kolay olmamalı bu saydıklarım ve daha nice sayamadıklarım için. 
Zira her biri topluma zarar veren ayrı bir dert bu çağda.
Bu ve buna benzer durumlarla karşılaşınca bir tavır bir tutum hiç değilse kalpten bir buğza sahip olmalıyız dostlar.

 Kim hangi konuda bilinçlenmiş ise o konuda konuşma hakkına sahip değildir sadece, o konuda bilinçsiz olanlara saydırarak değil onlara karşı bir çaba içinde olmalı ve onlar için  istiğfar dileyebilmeli bence.
Gelinen duruma bakılırsa yeni dünya düzeni pek bize göre değil dostlar.
 Dünya yolculuğumuz sıkıcı olmaya başladı yaşananlar karşısında. Daha ne olabilir diye bir şaşkınlığımız kalmadı, tahmini zor olaylar çok normal bir şekilde yaşanılır olmuş çevremizde. Acaba demeye gerek kalmadan hızlıca yayılıyor fitneler, şer özgürce dolaşıyor hayır murad eden toplumlarda.

Bu çağın insanı olmak bir imtihan iken bir de bu çağda duyarlı olmak, erdemli olmak, ahlaklı olmak, dürüst olmak, Müslüman olmak başka bir imtihan olarak karşımızda duruyor.
 Bu toplumda yaşamak, milyonlarca yıllık dünya hayatının şu ahir zamanına denk gelmek kolay bir imtihan değil elbet. 
Bir yandan kendi nefsimizi terbiye etmeli, bir yandan toplumu görmezden gelmemeli ve bir yandan da Hz. peygamberden kalan Hak Dava mırrasının davetçileri olduğumuzu unutmamalıyız. 
Ve üzerimize düşen istiğfar dileyerek Alemlerin Rabbinin merhametini ummaktır, gerek kendi hata ve kusurlarımız ve gerekse toplum adına istiğfar dileyebilmeliyiz.
Çevremizde gördüğümüz her kötülük, hata ve yanlış için istiğfar dileyelim umulur ki merhamet olunuruz. 

Kuran'a saygısızlık yapan genç için estağfirullah.

Rabbini bilmeyen her hadsiz için estağfirullah.

Banka sıralarındakiler için estağfirullah.

Zinaya yaklaşanlar için estağfirullah.

Yalan için, aldatma için, yenilen yetim,  öksüz hakkı için estağfirullah.

Ve daha nice nice estağfirullah  dilenmeli, Âlemlerin Rabbinden. İçinde bulunduğumuz şu ahir zaman adına…

Bizim istiğfarımız salt günahkarların bağışlanması için değildir elbet, herkes hesabını rabbine verecektir şüphesiz. Ama biz içinde bulunduğumuz çağı temizlemek ve temiz geleceklere hazırlık yapmak adına gaflete estağfirullah diyebilmeliyiz.
Gücümüzün yetmediği yerlere istiğfarlarımızı göndermeliyiz, çaresiz olmadığımızın tesellisi olsun kalplerimize.

Birçok ayet ve hadis bu konuda bizlere yol göstermiştir. Ben naçizane bir ayet paylaşmak istiyorum.

‘’ Rabbinizden mağfiret isteyin, sonra Ona tevbe edin ki, üzerinize bol bol bereket indirsin ve sizin kuvvetinize kuvvet katarak çoğaltsın. Gelin günah kar olarak dönüp gitmeyin.’’ (11/ 52)

Birbirimizi hiç tanımasak ta birbirimiz adına istiğfar dileyelim dostlar.

Ümmet adına istiğfar dileyelim dostlar.

İnsanlık adına istiğfar dileyelim dostlar.

Ola ki şu ahir zamanın kirlerinin temizlenmesinde bir tavrımız ve bir payımız olur.

Ola ki istiğfarlarımız toplumsal kirlerden bizleri arındırır. 

Ola ki Rabbimiz bu istiğfarları salih amel olarak bizlerden kabul eder.

Ve ola ki çaresi kaldığımız her kötülük karşısında teselli bulur yüreklerimiz bu istiğfarlarla…

Secde’kar

YORUMLAR

  • 8 Yorum
  • Arife Çetinkaya
    3 hafta önce
    Müminlerin yapması gereken bu görevi bize hatırlattığın için Allah senden razı olsun kardeşim. Eline emeğine sağlık. Rabbım seni korusun
  • Zeynep deliktas
    3 hafta önce
    Kalemine diline sağlık ablam çok güzel ve anlamlıydı
  • Emine güneş
    3 hafta önce
    Toplumsal günahlar felakete çağrıdır. Rabbim bizleri doğruluktan ayırmasın. Toplumsal olarak ahlaki sorumluluklarımızı yerine getirmeyi nasip etsin inşallah
  • Gülçin Yıldırım
    3 hafta önce
    Ağzına sağlık çok güzel di
  • Ayfer Güzel
    3 hafta önce
    Eline emeğine yüreğine sağlık canım bacım
  • Handan kaya
    3 hafta önce
    Allah razı olsun bilginiz için uyanış için hatırlatma için
  • Handan kaya
    3 hafta önce
    Kaleminize sağlık. Yüreğinize sağlık Allah razı olsun
  • Dilek Demir
    3 hafta önce
    Ömürlerinden bir pay ayırarak okuyan herkese teşekkürü bir borç bilirim.