Reklam
Herkes gibi düşünmek zorunda mıyım?
Faruk Habiboğlu

Faruk Habiboğlu

Herkes gibi düşünmek zorunda mıyım?

16 Haziran 2020 - 12:38

Herkes gibi düşünmek zorunda mıyım? Yahut şöyle sorayım, otoritenin istediği gibi mi düşünmeliyiz? Hayır dediğimiz için ben ve benim gibiler aykırı grubuna alınmışız ya. Müzmin muhalif diyenler de var. Neyse.

Şu aylardır bizi tarumar eyleyen Covid-19 salgınının doğal bir vaka olduğunu düşünüyorum. Bir çeşit doğanın tepkisi olabilir. Öyle ya, doğayı, doğadaki canlıları, insanlar olarak birbirimizi ve dahi birçok şeyi uzun yıllar boyunca mahvettik (halen de mahvetmeyi sürdürüyoruz). Bozmadığımız bir şey kalmadı, doğanın dengesini alt üst ettik. Kirlettik, zehirledik, çürüttük, dejenere ettik. Üstüne üstlük bir de ahlaksızlıkta nirvanayı gördük! E, tabi doğa (siz buna İlahi ikaz da diyebilirsiniz) Hz. İsa’nın ümmeti değil ki öbür yanağını da çevirsin. Yeter ulan deyip, şimdi kendisi suratımıza tokadı vurdu!

Hâsılı, pandemi mi salgın mı ne dersek diyelim, vaka doğal da, vakanın yönetimi bana pek normal, doğal, olağan gelmiyor. Şimdi kuşdilince birkaç kelam edebilirim ki, yav dünyada her gün ortalama 150 bin insan ölüyor. Kimi hastalıktan, kimi kaza beladan. Bu Corona illetinden bugüne kadar dünyada kaç kişi öldü? Üç günlük ölen sayısı kadar… Dünyada sadece trafik kazasından yılda ortalama 1,5 milyon insan ölüyor oysa.

Hassasiyetin, bu salgına yakalanan sayısı çoğalırsa yoğun bakımlardaki kapasitenin yetmemesinden dolayı olduğunu söylüyorlar. Mesela Amerika Birleşik Devletleri’nde bugün için salgına yakalanmış yoğun bakımdaki hasta sayısı yüz bine yaklaşmış ve yatak kapasitesinin %90’ı dolmuş. Basından öğreniyoruz bunları. 

İşte tam burada aklıma geliyor, yani farklı düşünceler geliyor. Eğer ülkelerin yoğun bakım kapasiteleri böyleyse o ülkelerde demek ki sağlık alt yapısı filan hikaye! Düşünsene, bir savaşta Amerika mesela Vietnam’daki gibi, Kore’deki gibi bir savaşa girse 200 bin ağır yaralı askeri gelse, bakacak sağlık kapasitesinden yoksunmuş! Ya da şöyle desem, milyarlarca para harcadıklarını, sağlık reformu yaptıklarını iddia ettikleri sağlık sistemleri aslında hiç de söylendiği gibi değilmiş bir çok ülkenin!

Neyse, konuyu kapatıyorum. Bizler her şeye rağmen hastalığa yakalanmamak için tedbirimizi alalım derim. Maskemizi takalım, öpüşüp kucaklaşmayalım. 

YORUMLAR

  • 0 Yorum