Reklam
Reklam
Bir Hilal Uğruna
Mehmet Yalçın

Mehmet Yalçın

Bir Hilal Uğruna

18 Mart 2021 - 09:41

Çanakkale Zaferi
 
Bugün 18 Mart 2021.  
Çanakkale Zaferinin 106. Yıldönümü 
106 yıl önce bugün tarihte eşine, benzerine rastlanmayan, tarihin akışını değiştiren, Kurtuluş Savaşının meşalesini ateşleyen bir zafer kazanıldı. O zafer ki; asker sayısı ve silah gücü olarak kendisinden kat be kat üstün olan, gemileri son teknolojilerle donanımlı düşman kuvvetlerine karşı karada ve denizde kahramanca verilen bir mücadelenin destanıdır. O zafer ki; hürriyet ve bağımsızlık uğruna dünya harp tarihinin altın sayfalarına “Çanakkale Geçilmez” yazdıran bir milletin kahramanlık öyküsüdür. 
Dilerseniz o yıllara kısaca göz atalım. 
Birinci Dünya Savaşı başladığı sıralarda Fransa, İngiltere, Yeni Zelanda, Avusturya’dan oluşan itilaf devletleri gemilerle Çanakkale boğazını geçip İstanbul’u işgal etmek isterler. Bu düşünceyle 3 Kasım 1914 günü İngiltere ve Fransa güçlü donanımlı zırhlı gemileriyle boğaza gelip Türk tabyalarını havan topuyla döverler.  
Savaşın ilk günkü seyrinden oldukça memnun görünen ve kısa sürede boğazda hakimiyet sağlayacağından emin olan İngiliz donanma komutanı Amiral Carden itilaf devletlerine ait 16 savaş gemisini ve denizaltıları boğaza iyice yerleşmeye çalışır. İngiliz ve Fransız savaş gemileri arasında Queen Elizabeth zırlısı, İnflexible, Lord Nelson, Agamemnon, Ocean, irresistible, Wangeance Majestic,  prince, Bouvet ve Suffren gibi yüksek donanımlı savaş gemileri sadece birkaçıdır. 
Düşman kuvvetlerinin o günün şartlarına göre sahip olduğu maddi ve askeri imkanlar Türklerin birkaç batarya ve tabyadan oluşan sınırlı gücünden kat be kat üstündür. Bu gerçeğin farkında olup düşman hareketlerini analiz ederek durum değerlendirmesi yapan Cevat beyin emriyle yüzbaşı Nazmi bey 17 Mart gecesi zorunlu tedbir olarak Nusret Mayın gemisiyle gecenin karanlığında gizlice boğazın sularına dalarak 26 adet mayın döşeyerek geri döner. 
Ertesi günü yani 18 Mart 1915 günü boğazdaki düşman savaş gemileri merkez batarya ve Hamidiye istihkamlarını yoğun ateş altına alır. Başta Dardanos bataryası olmak üzere Mesudiye Bataryası ve kıyı bataryalarımız anında karşılık verir. Savaş gittikçe kızışır. Bir değil birkaç alanda topyekün savaş başlamıştır. Her tarafta alev ve dumanlar yükselmekte adeta can pazarı yaşanmaktadır. Bu arada İngilizlerin en büyük savaş gemilerinden Queen Elizabeth ve Ocean zırhlıları Rumeli Mecidiyesi’nde görev yapmakta olan Koca Seyit’in bataryasının bulunduğu Kilitbahir önlerine gelmiş yoğun ateşe başlamıştır. Mermilerden birinin cephaneliğe isabet etmesi sonucu cephanelik havaya uçar. Bataryadaki erlerden 14 ü şehit olur, 24 ü ise yaralanır. Sadece Seyit ile Ali isimli arkadaşı sağ kurtulur. Koca Seyit kendine gelince denizde hala ateş püsküren düşman zırhlısına öfkeyle bakar. Arkadaşları çevresinde hareketsiz yatmaktadır. 
Tüm gücünü toparlayarak mermiye doğru yönelir. Arkadaşı Ali’nin de yardımıyla 276 kğ lık mermiyi “Ya Allah” diyerek kaldırıp topun ağzına yerleştirir. Topun namlusunu Ocean’ın üzerine çevirir ve “bismillah” diyerek ateşler. İsabet tamdır. Koca Ocean zırhlısı boğazın derin sularına ağır ağır gömülür. Ardından manevra yapmak isterken Bouvet ve Suffren savaş gemileri önceden döşenen mayınlara çarpar ve 630 personeliyle yok olur. Diğer savaş gemilerinden İnflexible, Queen Elizabeth ve Agamemnon ise yine açılan ateş sonucu büyük hasar görmüştür. Peş peşe gelen bu kayıplar düşmanın moral ve maneviyatını tam bozar. Gün boyu süren karşılıklı bombardıman sonucu bunalan düşman kuvvetler Çanakkale’nin geçilmez olduğunu kabul eder ve büyük kayıplarla geri dönerler. 
Bir yandan Nusret gemisiyle kıyaya paralel döşenen 26 adet mayın, diğer yandan Seyit onbaşının fedakarlığı diyebiliriz ki savaşın ve beklide bir milletin kaderini değiştirmiştir. 
Çanakkale boğazını savaş gemileriyle aşamayacağını anlayan düşman bu kez çıkarma yaparak karaya çıkar. Savaş yine başlamıştır. Ama bu kez deniz savaşı değil kara savaşlarıdır. Conkbayır’da, Kocaçimen’de, Seddülbahir’de Arıburnu ve Anafartalar’da tarihin en büyük siper savaşı başlar. Öyle ki siperler arası 8-10 metre kadardır. Ardından süngü tak emriyle göğüs göğüse muharebe yapılır. Türk askerine karşı daha fazla direnemeyen düşman geri çekilmek zorunda kalır. Deniz savaşında olduğu gibi kara savaşı da Türkün zaferiyle sonuçlanır. Çanakkale savaşı boyunca 250 bine yakın askerimiz şehit olur. Düşman zayiatı ise bu rakamın çok çok üzerindedir. 
Burada önemle belirtelim ki şehitlerimiz arasında doktor, mühendis ve öğrenciler de bulunmaktadır. Galatasaray, İzmir ve Konya lisesi ile İstanbul Tıp fakültesi (Darul Fünun) öğrencileri yurt savunması için eğitimlerini yarıda keserek cepheye koşmuştur. Ne hazindir ki öğrencilerin hepsi şehit düşer, geri dönen olmaz. Bu yüzden İstanbul Tıp Fakültesi 1921 yılında mezun verememiştir. 
Netice olarak; 
Çanakkale Savaşı; emperyalist ülkelere karşı yurdunu savunan fakir ve yaralı bir milletin sayı, askeri güç ve silah bakımından kendisinden kat be kat güçlü olan düşmanları hezimete uğrattığı bir savaştır. 
Çanakkale Savaşı; tarihin altın sayfalarına yazılmış Türkün şeref abidesidir. 
Çanakkale Savaşı; mukaddes vatanımız için canlarını seve seve veren şehitlerimizin eşsiz cesaretle yazdığı ve dünyada eşi benzeri görülmemiş bir kahramanlık destanıdır. 
Çanakkale Savaşı; Hac ile Hilalin hesaplaştığı bir savaştır. 
Çanakkale Savaşı; bir dahi lider doğurmuştur. O lider; Mustafa Kemal Atatürk’tür. Dünya hem yeni lideri hem de Türk milletini tanımış ve hayran kalmıştır. 
Sözlerimizi Mehmet Akif’in deyişiyle noktalayalım. 
“Şu boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi, 
Yükleniyor en kesif orduların dördü beşi 
Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor 
Bir Hilal uğruna ya Rab ne güneşler batıyor.” 
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimizi saygı, rahmet ve minnetle anarım. Ruhları şad mekanları cennet olsun. 
 

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • Mustafa Zeybek
    1 ay önce
    Dedelerimizin Ruhu şad mekanı cennet olsun
  • Necdet Kırceylan
    1 ay önce
    Çok değerli bir makale olmuş. Tarihe ışık tutmuşsunuz Mehmet bey. Kutluyorum sizi.