Reklam
Reklam
Büyüdükçe Küçülüyorlar   
Mehmet Yalçın

Mehmet Yalçın

Büyüdükçe Küçülüyorlar   

05 Nisan 2021 - 11:12

Rahmetli anam bir hatamızı görünce bizi ikaz ederek derdi ki; “büyüdükçe küçülüyorsunuz.” 
Yani demek isterdi ki; “büyüdükçe olgunlaşıp kamil insan olup, nerede nasıl hareket edileceğini, nasıl konuşulacağını öğrenmeniz gerekirken, cahilce çocuksu hareketler yapıyorsunuz.” 
İşte bizim 104 amiral de aynısını yapmakta. Anamın tabiriyle; “büyüdükçe küçülüyorlar.” 
Büyük ihtimalle 104 amiralin art niyetle veya “darbe” hatırlatması gibi bir düşünceyle sözkonusu bildiriyi yazdıklarını sanmıyorum. Çünkü emekli olmuş, 70-80 yaşına gelmiş, iki adım atacak mecali kalmamış, halk tabiriyle “tırrı gitmiş vırrı kalmış” kişilerden darbe girişimini beklemek gerçekçi olmaz. Ayrıca iktidarı “tehdit” gibi bir havaya girdiklerini de sanmıyorum. Zira sivil bir insanın eti budu ne olabilir. Bunlar ancak orduevinde okey, tavla oynayarak vakit geçirirler. 
Bildiriyi birkaç kez okudum.  Son günlerde Montrö Sözleşmesinin tartışmaya açılmasında duyulan endişe nedeniyle tavsiye ve temenni dileğiyle ele alındığı kanaatindeyim. Mesela bildiride yer alan şu ifadelere göz atalım; 
“Türk Boğazları, dünyanın en önemli suyollarından biri olup, tarih boyunca çok uluslu antlaşmalara göre yönetilmiştir. Bu antlaşmaların sonuncusu ve Türkiye’nin haklarını en iyi şekilde koruyan Montrö; sadece Türk Boğazlarından geçişi düzenleyen bir sözleşme değil, Türkiye’ye İstanbul, Çanakkale, Marmara Denizi ve Boğazlardaki tam egemenlik haklarını geri kazandıran, Lozan Barış Antlaşması'nı tamamlayan büyük bir diplomasi zaferidir. Montrö, Karadeniz’e kıyıdaş ülkelerin güvenliğinin temel belgesi olup Karadeniz’i barış denizi yapan sözleşmedir. 
Montrö, Türkiye’nin herhangi bir savaşta, savaşan taraflardan birinin yanında istemeden savaşa girmesini önleyen bir sözleşmedir. Montrö, Türkiye’nin II. Dünya Savaşı'nda tarafsızlığını korumasına imkân yaratmıştır.”  
Görüldüğü üzere tamamen bilgilendirme amacıyla Montrö Sözleşmesinin önemi vurgulanmakta. Aynı bilgi ve açıklamaları 1967-68 li yıllarda liseyi okurken tarih hocamız bizlere anlatırdı. Bu ifadeleri kullandı diye lisede ki tarih hocamızı “darbe girişiminde bulunmak” la suçlayabilir miyiz? Kaldı ki bu bilgiler aynen anlatıldığı şekliyle tarih kitaplarında mevcuttur. 
Bildirinin son bölümünde ise;  
“Bu ve benzeri nedenlerle, Türkiye’nin bekasında önemli bir yer tutan Montrö Sözleşmesi'nin tartışma konusu yapılmasına/masaya gelmesine neden olabilecek her türlü söylem ve eylemden kaçınılması gerektiği kanaatindeyiz.” 
Burada da dilek ve temennilerde bulunarak kanaat belirtilmiş. 
Diyebilirsiniz ki; 
“Zamanlama doğru mu?” 
“Usule uygun mu? 
“Kendi başlarına bildiri yayımlamaları etik mi?” 
Şayet suni gündem yaratma amaçlı değilse elbette ki doğru değil. Daha önceleri tanık olduğumuz muhtıraları çağrıştırıcı şekilde bildiri yayımlanmaz. O kadar okumuşlar, hizmet etmişler, belli bir yaşa gelmişler fakat nerede nasıl hareket edileceğini hala öğrenememişler. 
Anamın dediği gibi; 
“Büyüdükçe küçülüyorlar.” 

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Emine Kurtboğan
    6 gün önce
    Kesinlikle katılıyorum.Esasta doğru,usulde yanlış yaptılar.