Reklam
Reklam
Mehmet Yalçın

Mehmet Yalçın

Darbe Nedir?

08 Nisan 2021 - 09:32

Hangi vatandaşa “darbe nedir?” diye sorsak alacağımız cevap bellidir;  “Baskı ve zor kullanarak mevcut hükümeti devirmek…”  “İktidarı ele geçirmek için başvurulan yasa dışı hareket…”  Yukarıdaki tanımlar doğrudur ve itirazımız yoktur.  Çünkü Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana hep askeri darbelerle karşılaştık.   27 Mayıs 1960 darbesi  12 Eylül 1980 darbesi   15 Temmuz 2016 darbe girişimi   Ve arada yaşanan 12 Mart Muhtırası, 28 Şubat süreci hep aynı yönde gerçekleşti.  Yine bu darbeler genellikle gece yarısı yapıldığı, darbe bildirileri radyo ve televizyonlarda gece yarıları okunduğu için şuuraltına bu şekliyle yerleşti. Bu alışkanlık gereğidir ki, baskı ve zora dayanmadan iyi niyetle de olsa gece yarısı bildiri yayımlanması ister istemez akla  “darbe” çağrışımı getirmekte. 

Nitekim bu algı ve çağrışım nedeniyledir ki üç gündür 104 amiralin yayımladığı bildiri tartışmasına tanık olmaktayız. Öncelikle belirtelim ki sözkonusu bildiri bir darbe mi yoksa tehlikelere dikkat çekmek midir bir yana. Konuya taraf olup yorum yapmayacağız. Ancak konu darbeden açılmışken olaya daha değişik açılardan bakmak istiyoruz.  

Kabul etmek gerekir ki bir hareketin “darbe” olabilmesi veya “darbe” olarak nitelenmesi için sadece iktidara karşı askeri kanat tarafından yapılmış olması, gece yarısı bildiri yayımlanması, iktidarın el değiştirmesi şartı aranmamalıdır. Öyle darbeler vardır ki sizi askeri darbeden daha çok yaralar.  Sivil darbe vardır, ekonomik darbe vardır, hayallerinizi yıkan istikbalinize yönelik darbeler vardır. Kısacası herkesin kendine göre bir “darbe” anlayışı vardır. Mesela; 

-Cumhuriyet değerlerine karşı gelmek bir darbedir. 
-Türkiye’yi mollalar, tarikatlar, şeyhler ülkesine çevirmek bir darbedir. 
-“Yüz yıllık prangadan” bahsetmek bir darbedir. 
-APO’nun bildirisini Diyarbakır’da meydanda okutmak bir darbedir. 
-Hakim ve savcıların ifade almak için PKK li teröristlerin ayağına gönderilmesi bir darbedir. 
-Başta askeriye, emniyet ve yargı olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarına FETÖ üyelerinin yerleştirilmesi ve her istediklerinin verilmesi bir darbedir. 
-Vatansever aydınlara, subaylara hayali “Ergenekon Terör Örgütü” kumpası kurarak zindanlarda hayatlarının kararmasına, bir kısmının ölümüne, ailelerinin perişan olmasına sebebiyet vermek bir darbedir. 
-ÖSYM Başkanı Ali Demir ve diğer FETÖ’cülerin zincirleme görevi kötüye kullanarak soru çalıp yandaşlara vermesi diğer yandan binlerce fakir gariban öğrencilerin hakkının yenilmesi bir darbedir.  
-Ekonomik göstergelerin iç açıcı olmaması nedeniyle bir gecede doların 8.50 lira seviyesine gelmesi. Bazı çevrelerin milyonlarca dolar rant sağlaması, enflasyonun çift haneli rakamlarda seyretmesi, artan hayat pahalılığı karşısında halkın geçim derdine düşmesi bir darbedir. 
-Ekonominin yanısıra eğitimin yaz boz tahtasına dönüştürülmesi, içki, kumar, fuhuş rezaletlerinin artışı, hırsızlık, yolsuzluk, rüşvet, adam kayırma, adaletsizlik bir darbedir. 
-Bir ülkede köprü altında çocuklar sabahlıyorsa, bir baba çöplükte ekmek arıyorsa, bir anne bebeğine süt bulamıyorsa orada bir darbe vardır.  Tabii darbe sadece bu saydıklarımızla sınırlı değildir. Seven ve sevilenler arasında da yaşanmakta. Nice vefasız sevgililer biliriz ki; en saf ve masum duygularla aşka adanmış bir ömürle özenle, inşa edilen mutluluk, ihanet derecesinde bir darbe sonucu gözyaşlarıyla yıkılmıştır…  Darbesiz günler dileğimle… 

YORUMLAR

  • 0 Yorum