Reklam
Reklam
Garantili Soygun
Mehmet Yalçın

Mehmet Yalçın

Garantili Soygun

10 Şubat 2021 - 10:51

Basından hemen hergün yolsuzlukları, rüşvet skandallarını,  okumaktayız.  Devletin bile yandaş şirketlere çeşitli yollarla rant aktardığını esefle müşahede etmekteyiz. 
Mesela “yap işlet devret” modeliyle yapılan köprülerden sadece birini Osmangazi köprüsünü ele alalım. 22 yıl boyunca Otoyol AŞ tarafından işletilecek karşılığında ise şirkete araç başına 35 dolar artı KDV bedelle yıllık 15 milyon araç garantisi verilmiş. Köprüden geçen araç sayısı ise 7 milyon. Aradaki fark 8 milyon. Köprüden geçmeyen araçlara ilişkin 3 milyar lira tutarındaki bedel devletin kasasından ilgili firmaya ödeniyor.  Bu köprü için garantili araç için şimdiye kadar yaklaşık 6 milyar lira devletin hazinesinden ödenmiş. Daha da ödenecek. 
Bu para kimden çıkıyor? 
Vatandaştan. 
Yani vatandaş gitmediği, görmediği geçmediği köprüye para ödüyor. Yapılan hesaplama sonucu vatandaşın ve devletin bir yılda ödediği para köprünün maliyetine eşit .  
Önemle belirtelim ki yapılan eserlere karşı değiliz. Biz yolsuzluğa, soyguna karşıyız. Milletin sırtına bindirilen yüke karşıyız.  
Tabii konu yolsuzluk, soygun, çalma çırpma olunca ister istemez aklımıza başka türlü yolsuzluklar da geliyor. 
Rivayet odur ki bir ülkenin meclisindeki konuşma kürsüsü, milletvekilleri kavga ederken kırılarak kullanılamaz hale gelir. 
Tabii ki tamir edilmesi veya yenisinin yaptırılması gerekiyor. 
Bu konuyla ilgili olan meclisteki üst düzey yetkili, kürsünün yenisinin yaptırılması için talimat verir. 
Yetkilinin talimat verdiği görevliler meclise iki marangoz getirirler. 
İlk marangoza; “Yeni kürsüyü ne kadara yaparsın?” diye sorarlar. 
Marangoz; 
“200 lira malzeme, 200 lira işçilik ve 100 lira da benim kârım desek. Kürsünün yenisini toplam 500 liraya yaparım!” der. 
Görevliler diğer marangoza da ne kadara yapacağını sorarlar; 
“Toplam 2500 liraya yaparım” der. 
Çok şaşırırlar “Bu kadar fark nasıl olur?” diye sorarlar. 
Marangoz; “1000 lira kendime alırım, 1000 lira size veririm geriye kalan 500 lirayı da bu arkadaşa verir kürsüyü yaptırırız” der. 
İş ikinci marangoza verilir, kürsüyü ise ilk marangoz yapar. 
Sonuçta işi yapıp alın teriyle para kazanan ilk marangoz da işi ilk marangoza yaptırıp haksız kazanç elde eden ikinci marangoz da ve görevini kötüye kullanarak menfaat temin eden kamu görevlileri de memnun kalır. 
İş yapılır ama 500 Tl ye yapılması gerekirken Devletin kasasından 2.500 Tl çıkar. 
Aradaki 2.000 Tl tutarındaki fark, vatandaşın ödediği vergilerden karşılanır. 
Allah’tan bizim köprü işi başka ülkelerdeki kürsü işine benzemiyor. Yoksa halimiz nice olurdu. 
Kalın sağlıcakla. 

YORUMLAR

  • 0 Yorum