Reklam
Reklam
Kafamızdaki Tanrılar!
Mehmet Yalçın

Mehmet Yalçın

Kafamızdaki Tanrılar!

07 Aralık 2020 - 09:27

Bir arkadaşımdan duymuştum. Olay gerçek olup Almanya’da yaşanmıştır.  
Biri Sünni diğeri Şii iki Müslüman kavga eder ve sonrasında karakolluk olurlar.  
Karakoldaki amir kavga etmelerinin nedenini sorunca Sünni olan: "Bu adam Ebu Bekir, Ömer ve Osman'a dil uzattı!" der. 
Şii olan da: "Bunlar da İmam Ali'nin hakkını gasp ettiler!" diye karşılık verir. 
Karakol amiri: "Kavga demek ki sadece sizin aranızda olmamış. O halde şu isimlerini telaffuz ettiğiniz kişileri de bir karakola çağıralım, olayı bir de onlardan dinleyelim!" der. 
Bunun üzerine Sünni ve Şii Müslümanlar: "Onları çağıramazsınız!" deyince karakol amiri: "Neden, çağırmayayım, bu olayın şahidi değiller mi?" diye ısrar eder. 
Mezhepçi kavgacılar bu defa: "Efendim, onlar dünyadan göçeli 1400 küsur yıl oldu!" deyince karakol amiri yanındaki memura: "Bu ikisini de alın akıl sağlıklarının kontrolü için hastaneye sevk edin!" der. 
Olay ne kadar düşündürücü değil mi? Fert olarak, diyanet olarak, eğitimci olarak, yönetici olarak, toplum olarak üzerinde derince düşünmemiz gereken ibretlik bir hadise. Aslında Almanya gibi uzağa gitmeye hiç de gerek yok. Zira akıl sağlığından şüphe edilecek benzer kişiler ülkemizde, içimizde, yakın çevremizde yığınca var. O kişiler ki Allah’ın bize bahşettiği en büyük nimet olan aklı kullanmazlar. Halbuki akıl sayesinde düşünmekte, özümüzü, varlık sebebimizi anlamakta, sorgulamayı, eğri ve doğruyu ayırt edebilmekteyiz.  
Akıl melekesini gerektiği gibi kullanmayan, düşünmeyen insan zamanla körelir sonuçta mankurt olur. Mankurtlarda akıl aktif değildir. Diğer bir ifadeyle akıl, yaratılış amacına uygun kullanılmadığı için herhangi bir işlevi yok sayılır. Bu durum Kur’an’daki ifadesiyle “hayvanlaşmak, sürüleşmek” demektir. Hatta daha beter olmak demektir. (Furkan-44) 
Bir hadis-i şerife göre; “Her şeyin bir aleti vardır. Müminin aleti akıldır. Her şeyin bir biniti vardır. Kişinin biniti akıldır. Her şeyin bir direği vardır. Dinin direği akıldır. Her kavmin bir dayanağı vardır. İbadetin dayanağı akıldır. Her kavmin bir çağıranı vardır. Âlimi ibadete çağıran akıldır. Her şeyin bir tamircisi, ustası vardır. Ahiretin tamircisi akıldır. Herkesin kendisinden sonra unutulmayacak bir eseri vardır. Sıddıkın eseri akıldır. Her yolcunun bir çadırı vardır. Müminin çadırı akıldır.”  
Görüldüğü üzere insanı diğer varlıklardan ayıran, bütün davranışlarımıza anlam kazandıran, kısacası bizi biz yapan, bizi ayakta tutan akıldır. Aklını dolaysiyle kendini Allah’tan başkasına teslim eden kişi bedenini de teslim etmiş sayılır. Bu tiplerde düşünme yoktur, akıl etme yoktur, tefekkür yoktur. Sadece efendilerine karşı kuru bir itaat vardır…  
Efendileri “Ak” dediğinde alkış çalarlar.  “Kara” dediğinde yine alkış çalarlar.  Kimileri de neye alkış çaldığını bilmeden alkış çalar. Frenlere hakim olamayanlar ise daha da ileri gidip efendisini kutsallaştırıp “Allah’ın bütün vasıflarını üzerinde taşıdığını” söyler. İşin üzücü yanı ise alenen şirke düşen bu kişiler ne kınanmakta ne de hadleri bildirilmekte. Bilakis bu kişiler toplumda normal karşılanmakta, saygı duyulmakta. 
Gerçek o ki; ortada zihinsel bir problem var. 
Düşünmüyoruz, sorgulamıyoruz, yorumlamıyoruz. 
“Kafamızda, Tanrı’ya alternatif bir Tanrı veya Tanrılar yaratmışız onlara tapıyoruz.”  
Bence temel problemimiz bu olsa gerek… 
Cenab-ı Hak bizleri akıl nimetini gereği gibi kullanıp Mevla’nın rızasını kazananlardan eylesin.  
 

YORUMLAR

  • 3 Yorum
  • Harun iren
    5 ay önce
    Hocam yazı güzel hersey iyi hoşta şu belittiginiz "aklın yaratma" cümlesini düzeltmek lazm gelir zira yaratmak yanlız ve yanliz SÜPHAN olan ALLAH'A layıktır. Daha dikkatli cümleler yazmanızı taleb eder bu uyarıda rahman adına yapıldığının bilinmesini isterim. Vesselâm
  • Fuat Şenol
    5 ay önce
    Amin, amin, amin. Elinize sağlık.
  • Mehmet Yalçın
    5 ay önce
    Teşekkür ederim. Sagolun.