Reklam
Reklam
Önce Ahlak Reformu
Mehmet Yalçın

Mehmet Yalçın

Önce Ahlak Reformu

12 Aralık 2020 - 11:05

İki hafta önce sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan açıkladı; 
"Ekonomide, hukukta ve demokraside reform yapacağız.” 
Çok doğru. Hatta geç bile kalındı diyebiliriz. Zira ekonomik göstergeler güven vermiyor. Kişisel hak ve özgürlükleri öngören hukukun üstünlüğü ilkesinin varlığından bahsetmek çok zor. Demokrasiden ise gittikçe hızla uzaklaşmaktayız. 
Bu kötü gidişe “dur” demek ve kapsamlı bir reform elbette ki şart. Ancak önemle belirtelim ki daha önce ahlak” alanında reform yapılması gerekir. Yani toplum güzel bir ahlaka kavuşturulmalıdır. İyi ahlakın yerleşmediği ve yaşanmadığı toplumlarda yapılacak reformlar başarıya ulaşamaz. O nedenle diyoruz ki öncelikli olarak bozulan “ahlak” yapımıza, ahlak anlayışımıza el atılmalıdır. 
Toplum olarak gelinen noktayı, mevcut durumu özetleyecek olursak; Halihazırda uygulanan sistem para kazanma hırsıyla hareket eden bencil ve egoist insan tipi yetiştirmekte. Bu tipler doyumsuzlukları nedeniyle daha çok kazanmanın daha çok servet biriktirmenin yollarını (gayri meşru dahi olsa) aramakta. Bencillik ve iki yüzlülük topluma bir afet gibi yerleştiği için vurgun, soygun, yolsuzluk ve her türlü kazanç adeta meşru kabul edilmekte. Ülke kalkınmasına en ufak bir katkısı olmayan, istihdama yatırıma yönelik hiçbir ekonomik faaliyet göstermeyen sadece ve sadece düzenin bahşettiği nimetlerden faydalanarak köşeyi dönenler türemekte. Belli kesimlere tanınan sınırsız özgürlük işlenen cinayetlerin silahı olmakta. Bu silah sayesinde güçlü olan kendini her hususta hak sahibi kabul ederek kendi mutluluğunu başkalarının mutsuzluğu üzerine inşa etmekte. Bireylere kollektif sorumluluk verilmediği için vermekten ziyade hep “alma” alışkanlığı yerleşmekte. Fertler “hep bana rabbena” düşüncesiyle hareket etmekte. Egoizmin bitmeyen ihtirası yüzünden günde beş vakit maddeye secde eder duruma gelmekte. Kaba kuvvete, güçlü yumruğa, dolgun keseye sahip olanlar kendi hükümdarlığını ilan etmekte. Arkasını şer güçlere dayayan kalın enseliler devletin icra ve infaz gücünü temsile kalkışmakta. Siyasiler ise halka hizmet için değil de şahsi menfaatleri için milletvekili belediye başkanı olmakta. Tüm bunların sonucu olarak; ferdi menfaatler milli menfaatlerin önüne geçtiği için toplumu ayakta tutan milli ve manevi değerlere olan bağlılık duyguları körelmiş, yardımlaşma, destek olma gibi insani hasletler yok olmuş, bunların yerini aldatma ahlakı almıştır. 
Daha da kötüsü dünya nimetlerine kavuşmanın sarhoşluğuyla Allah’ın emirlerini unuttuk. Tabiri caizse ahlaksız bir toplum olmaya doğru hızla yol aldık. Oysa yüce İslam dininin gayesi, tevhid inancını gönüllere nakşetmek ve insanları güzel ahlaklı yapmaktır. Peygamber Efendimizin geliş sebebi de güzel ahlakı tamamlamak değil midir? 
Kur’ana bakalım; mümin tarif edilirken yoksula yardım eden, yalan söylemeyen, Allah’ın belirlediği sınırları aşmayan, kötülüğe, haksızlığa yanaşmayan, cana kıymayan, hakkı hukuku gözeten, ölçü ve tartıda adaleti gözeten, büyüklük taslamayan, kibirli olmayan, özü sözü bir olan, anneye, babaya saygılı olan, arkadaşlarına ve topluma karşı davranışlarında ölçülü olan, emanete hıyanetlik yapmayan, güzel davranışlar sergileyen kişiler olarak nitelenmekte. 
Yüce Allah güzel ahlakı emrettiğine göre bize düşen görev; öncelikli olarak sömürü ve aldatmanın her türlü yollarını kapatıp topluma güzel ahlakı yerleştirmektir. Temeli zam, zulüm, sömürü, yalan, dolan olan mevcut sistemi en kısa zamanda terkedip yerine İslam ahlak ve faziletini yerleştirip ona göre yaşamayı şiar edinmeliyiz. 
Unutmayalım ki toplum fertlerden oluşur. Fertler vatanını, milletini seven, milli, manevi, ahlaki, insani ve kültürel değerlerine bağlı şekilde yetiştirilirse sosyal ve ekonomik problemler daha kolay çözülecek, hukuk ve demokrasi alanında istenilen ilerleme sağlanacaktır. 
Çünkü;  
Ahlaklı insan hırsızlık, yolsuzluk yapmaz. 
Ahlaklı insan yalan söylemez kimseyi aldatmaz. 
Ahlaklı insan helali haramı gözetir. 
Ahlaklı insan tarafgir davranmaz yandaşa menfaat sağlamaz 
Ahlaklı insan hakkı, hukuku gözetir adil davranır. 
Ahlaklı insan soru çalmaz yandaşı kollamaz. 
Ahlaklı insan “benden olan ve olmayan” diye ayırımcılık yapmaz. 
Ahlaklı insan edep ve namus sahibi olur çocuk istismarında bulunmaz. 
Ahlaklı insan devlet malını har vurup harman savurmaz, ülkenin varlığını talan etmez. 
Ahlaklı insan dini şahsi çıkarlarına alet edip kumaş misali kesip biçmez. 
Cenab-ı Hakk bizleri güzel ahlaklı, insanca yaşayan kullardan eylesin. 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum