Reklam
Türk Dil Bayramı
Mehmet Yalçın

Mehmet Yalçın

Türk Dil Bayramı

28 Eylül 2020 - 10:53

İki gün önce 26 Eylül günü “Türk Dil Bayramı” idi. Atatürk 2 Eylül 1930 da dil hakkında şöyle diyordu; 
“'Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması, milli hissin gelişmesinde başlıca etkendir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir; yeter ki bu dil şuurla işlensin. Ülkesini, yüksek istiklalini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.'' 
Bilindiği üzere insanlar ancak dil sayesinde birbiriyle konuşur anlaşır. Dil kültüre de tesir ettiğinden önemi bir kat daha artmaktadır. Dili bozulmuş bir milletin sanat, edebiyat ve fikir alanlarında çöküntüler meydana gelir. Bu geçeği çok iyi bilen emperyalist güçler hedef olarak seçtikleri ülkelerin önce dilini yozlaştırmaya çalışırlar. Nitekim bu hususta güzelim Türkçe’mize el atılmış uydurukça ve yabancı kelimelerle tahribat hareketlerine girişmişlerdir. 
Mesela vereceğimiz birkaç örneğe göz atalım. Acaba halkımız bunlardan kaçını anlamaktadır. Ana: Doğuraç, Baba: Doğurtaç, lokanta: Sosyal otlangaç, Cevap: Yanıt, Akıl: Us, Ahlak: Tüze, Ayna: Gözgü, Ruh: Tin, Makam: Orum, silah: Savut, Saçma: Apsürt,…gibi. 
Nesebi gayri sahih olan bu kelimelerin yanı sıra yabancı kökenli kelimeler de dilimize yerleştirilmiştir. Asist, agresif, alakart, aktivite, ajite, animasyon, bilboard, hamburger, konsorsiyum, konsumasyon, majör, minör, transformasyon, trend, tolere vb. 
Lafı fazla uzatmadan bugüne has yazılmış, meramımızı en güzel şekilde dile getiren bir şiire kulak verelim. 
 
ARIYORUM 
 
Karamanoğlu Mehmet bey’i arıyorum 
Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı? 
Bir ferman yayınlamıştı; 
“Bu günden sonra divanda, dergahta, bergahta, mecliste, 
Meydanda Türkçeden başka dil konuşulmaya” diye 
Hatırlayanınız var mı? 
Dolanın yurdun dört bir yanını 
Çarşıyı, pazarı, köyü, şehiri 
Fermana uyanınız var mı? 
 
Nutkum tutuldu, şaşırdım, merak ettim 
Dolanığınız yerlerdeki Türkçe olmayan isimlere, 
Gördüklerine, duyduklarına üzüleniniz var mı? 
Tanıtımın demo, sunucunun spiker, 
Gösteri adamının showmen, radyo sunucusunun diskjokey, 
Hanım ağanın first lady olduğuna şaşıranınız var mı? 
 
Dükkanın store, bakkalın market, torbanın poşet, 
Mağazanın süper, hiper, gros market 
Ucuzluğun damping, olduğuna kananınız var mı? 
İlan tahtasının billboard, sayı tabelasının skorboard 
Bilgi alışının brifing, bildirgenin deklarsyon, 
Merakın uğraşın hobby olduğuna güleniniz var mı? 
 
Bırakın eli, özün bile seyrek uğradığı, 
Beldelerin girişinde welcome, 
Çıkışında goodbye okuyanınız var mı? 
Korumanın, muhafızın body guard, 
Sanat ve meslek pirlerinin duayen, 
İtibarın, saygınlığın prestij olduğunu bileniniz var mı? 
 
Sekini, alanın platform, merkezin center, 
Büyüğün mega, küçüğün mikro, sonun final, 
Özlemin hasretin nostalji olduğunu öğreneniz var mı? 
İş hanımıza plaza, bedestenimizi galeria, 
Sergi yerlerimizi center room, Show room, 
Büyük şehirlerimizi mega kent diye gezeniniz var mı? 
 
Yol üstü lokantamızın fast food, 
Yemek çeşitlerimizin menü, 
Hesabını adisyon diye ödeyeniniz var mı? 
İki katlı evinizi dubleks, üç katlı komşu evini tripleks, 
Köşklerimizi villa, eşiğimizi antre, 
Bahçe çiçeklerini flora diye koklayanınız var mı? 
 
Sevimlinin sempatik, sevimsizin antipatik, 
Vurguncunun spekülatör, eşkıyanın mafya, 
Destek vermeye, koltuk çıkmaya sponsorluk diyeniniz var mı? 
Mesireyi, kır gezisini piknik, 
Blgisayarı computer, hava yastığını air bag, 
Oluru, pekalayı okey diye konuşanınız var mı? 
 
Çarpıcı önemli haberler Flash haber, 
Yaşa varol sevinçleri oley oley, 
Yıldızları star diye  seyredeniniz var mı? 
Vırvırık dağının tepesindeki köyde 
Cafe shop levhasının altında  
Acının da acısı kahve içeniniz var mı? 
 
 
Toprağımızı, bayrağımızı, inancımızı çaldırmayalım derken, 
Dilimizin çalındığını, talan edildiğini, 
Özün el diline özendiğine içiniz yananınız var mı? 
Masallarımızı, tekerlemelerimizi atasözlerimizi unuttuk 
Şarkılarımızı, türkülerimizi, ninnilerimizi kaybettik 
Türkçemiz elden gidiyor, dizini döveniniz var mı? 
Karamanoğlu Mehmet Bey’i arıyorum 
Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı? 
Bir ferman yayınlamıştı… 
Hayal meyal hatırlayıp sahip çıkanınız var mı? 
 

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Mustafa Tosun
    3 hafta önce
    Dil'in öneminin farkındalığını oluşturmak toplumlar için faydalı.. Bu yazıdan hareketle bu ülkenin iki kurucu unsuru olan kürtlerin de kendi dillerini resmi ve gayri resmi tüm platformlarda canlı tutulmasını, konuşulabilmesini sağlamanın da önemini zımnen anlıyoruz... Dil Allahın varlığının delillerindendir. Dillerin yokedilmesine sebeb olmak, baskılamak, bilinmeyen ilan etmek, tüm bu ve benzeri uygulamalara da hep birlikte itiraz etmeliyiz. Türkçe de Allahın ayeti kürtçe de arapça da ve doğal olarak her kavim kendi dilini önemser... O halde devlet yetkilileri dilleri tek dile indirme uygulamasından vazgeçmeli..