Reklam
Urfa Ölmüştür!
Mehmet Yalçın

Mehmet Yalçın

Urfa Ölmüştür!

14 Eylül 2020 - 08:28

Hiç düşündünüz mü hastaneler neden şehir dışında her türlü gürültüden uzak, temiz hava ve oksijeni bol yerde yapılır? 
Hem sağlık çalışanları görevlerini stresten uzak daha iyi bir ortamda yapsınlar hem de yatarak tedavi gören hastaların gürültü kirliliğinin oluşturacağı fiziksel, fizyolojik ve psikolojik olumsuzluklardan etkilenmeden daha kısa sürede sağlıklarına kavuşsunlar diye. 
Aynı şekilde hastane yerine evde istirahat etmesi öngörülen hastaların da gürültüden uzak, rahat bir ortamda dinlenmeleri gerekmektedir. 
Bir önceki yazımda koronavirüse yakalandığımı ve tedavimin evimde yapıldığını belirtmiştim. Samimiyetle ifade edeyim ki kucak dolusu ilaçlarla ev gelip kendimi bir odaya tecrit ettiğimde en büyük ihtiyacım her hasta gibi sessizlik ve gürültüsüz bir ortam idi. 
Yakalandığınız covid 19 hastalığının sizde yarattığı tramvayı, içinde bulunduğunuz halet-i ruhiyeyi ifade etmek zaten mümkün değil. Tek arzunuz biraz dinlenmek ve uyku almak. Bilindiği üzere uykusuzluk bedensel ve ruhsal sağlığınızı önemli ölçüde etkilemektedir. O nedenle bilhassa uykuya çok ihtiyaç duymaktasınız. 
Peki bu imkan veya sakin ortam Urfa’da mümkün mü? 
Açıkça ifade edeyim ki; ihtiyacım olan sessizliğe veya istirahat edebileceğim bir ortama, bilhassa uyuma ve dinlenme imkanına kavuşamadım. Bilakis gürültü kirliliği nedeniyle sinir ve stres yaşayarak sağlığım daha çok olumsuz şekilde etkilendi. 
Nasıl mı? 
İki dakikadan bir evimin önünde motosiklet geçiyor. Sırf daha yüksek ses çıkarsın diye eksozda kasıtlı olarak değişiklik yapmışlar. Desibel sınırı tanımadan “zııırrrrr, zıırrrrr”  diye çıkarılan sinir bozucu ses karşısında uyumanız, dinlenmeniz mümkün değil. 
Aradan beş dakika geçmeden bu kez seyyar satıcının sesi duyulur. Sebze sattığı pikap aracına monte ettiği ses cihazıyla avazı çıktığı kadar bağırır; “domates geldi kasası 20 liraaaa…” 
Ardından bir başkası; “kurutmalık patlıcan çuvalı 30 liraaaa…” 
Evinizin çevresinde uzaklaşana kadar aralıksız bağırırlar. Bir türlü uyuyamazsınız. Daha doğrusu sizi uyutmazlar. Akşam olup hava biraz kararınca sevinirsiniz. Artık satıcı sesi duymayacaksınız diye. Vakit yatsı olmuştur. Bu kez ezan sesi duyulur. Duyulur ama ne ses. Sanki ezan okuma değil de “çok bağırma “ yarışı. Takdir edersiniz ki Şanlıurfa’da ortalama her 400-500 metre arası bir cami vardır. Ve her camide ezan hoparlörle okunmaktadır. Ezan okunmasındaki amaç bilindiği üzere farz namazlarının vaktinin geldiğini duyurmaktır. Ayrıca ezan sesi duyduğunuz zaman bir iç huzur ve rahatlık duymak istersiniz.  Bu da hoparlörlerin ses düzeninin ezanın çevrede duyulmasını sağlayacak şekilde ayarlanmasına ve ezanın anlaşılabilir şekilde makamınca okunmasına bağlıdır.  Nitekim Diyanet İşleri Başkanlığı, cami içi ve dışında kullanılan ses cihazlarının 80 desibeli aşmaması yönünde karar almıştır. Ama gel gör ki bu karara kim uymakta? İhtimaldir ki Urfa’da ezan okuyan müezzinlerin çoğu “desibel” in ne olduğunu bilmemekte belki de “desibel” kelimesini hiç duymamışlardır. Onlara göre marifet; ezanı makamınca ve usulünce okumak değil çok bağırmaktır. Kim daha çok bağırıyorsa o ezanı iyi okumaktadır. Bu anlayış nedeniyledir ki dikkat ederseniz Karaköprü’de okunan ezan Haliliye ilçesinde duyulmakta, Haliliye’de okuna ezan Eyyübiye’de duyulmaktadır. 
Gürültü kirliliğinin böylesine yaşandığı fizyolojik ve psikolojik olarak olumsuz şekilde etkilendiğiniz bir ortamda hasta yatağınızda dinlenmeniz mümkün mü? Yaşadığınız böylesi bir kente “yaşanılabilir kent” denir mi? Denilmediği içindir ki Forbes tarafından yapılan araştırmada Şanlıurfa yaşanabilir iller arasında 55. sırada yer almıştır. 
Özetlemeye çalıştığım tabloda başta Valilik olmak üzere Emniyet Müdürlüğü, Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Diyanet, STK lar ve halk olarak hepimiz müteselsilen sorumluyuz. 
Netice olarak; 
Siz; “Urfa elden ayaktan çıkmıştır” demekle yetinseniz bile ben; 
“Urfa ölmüştür” diyorum. 

YORUMLAR

  • 4 Yorum
  • Mehmet Emin sanlı
    1 hafta önce
    Allah rahmet eylesin
  • m emin olat
    1 hafta önce
    aynen harfiyyen katılıyorum. özellikle ezan. her ezan okuyan kendini bilal i hebeş saniyor. urfa sözle güzel ses ve makamın yeri.
  • İhsan Şenocak
    1 hafta önce
    Allah'tan ümit kesilmez. Tekrar dirilmesi temennisiyle...
  • Ali Ersöz
    1 hafta önce
    Kaleminize yüreğinize sağlık, kelimesi kelimesine katılıyorum