Reklam
Reklam
Meral Bayat İnat

Meral Bayat İnat

Adı mı?

11 Temmuz 2020 - 15:39

Ne önemi var değilmi,? Çünkü ondan o kadar çok varki! O Mezopotamya'ın sadece kırgın çiçeklerinden biri...
Ha merakla da soranlarada? Adı Gül. 
Gül okumayı çok seven bir kız çocuğuydu. Ama kızlar okumaz zihniyeti ile Gül'ü sadece ortaokula gönderdiler. Ama Gül okumayı çok sevdiğinden Gül için bir umut doğmuştu. O yıl köylerinde düzenlenen bir etkinliğe vali beyde katılacaktır. Gül çok sevdiği bir büyüğüne danışıp  abla dedi.
_ Ben vali beye bir mektup yazıp,okumak isteğimi belirtip, yardım isteyeceğim, dedi. Abla diye hitap edip çok sevdiği kişi sonuna kadar kararını destekliyorum. Tabi sadece maneviyatta çünkü onunda elinden çok bir şey gelmiyordu. Evet Gül önceden ailesinden habersiz yazdığı mektubu  , etkinlik günü bütün cesaretini toplayıp, korumaların müdahalesine aldırış etmeden, hayallerine kavuşmak için kendi eliyle vali beye verir. Köylünün meraklı bakışlarına aldırış etmeden , başta ailesi ve dahi herkes mektubun içeriğini  sordular? Gül'e. Gül de okumak istediğini ve onun için vali beyden yardım talep ettiğini, yazdığını söyledi. Vali beyde o esnada Gül'ün mektubunu okudu ve Gül'ü yanına çağırttı. Vali beyin yanına vardığında, Gül'ün heyecandan kalbi duracaktı. Vali bey Gül'ü yanına oturttu. Vali bey çok mütevazi bir insandı. 
_Gül hanım şimdi sen okumak mı istiyorsun? Dedi.
_ Gül' de kısık utangaç bir sesle evet dedi! Gül'ún heyecanlı olduğunu fark eden vali
_Hadi bana okuyup ne olmak istediğini anlat.
_ Gül ben okuyup ya hemşire yada öğretmen olmak istiyorum, dedi. Vali bey Gül'ün heyecanını yenemediğini gördüğünden tamam tamam Gül hanım pazartesi bir aile büyüğünle bana gelin ve bütün masraflarını devletin karşılayacağını  söyleyerek Gül'ü yerine gönderdi. Gül mutluluktan deliye dönmüştü! Tabi ailesinden önce maneviyatıyla onu destekleyen ablasına koştu. Sarılarak mutluluktan hüngür hüngür ağladı. Ailesi İlkin çok mutlu oldu.  Kızları devlet destekli okuyacaktı. Lakin Gül çok güzel bir kız olduğundan millet dedikodu ya başlamıştı bile, milletin kötü düşüncelerini takan Gül'ün  babaannesi ve anneannesi Gül'ün anne ve babasına baskı kurup , Gül'ü okutma kararlarından caydırdılar. Ve deyim yerindeyse Gül'ún hayallerine kurşun sıktılar! Gül çok güzel bir kız olduğundan talipleri çok oluyordu. Gül'ün güzelliği için yakın derecede bir akrabası ona talip oldu. Gül'ün annesi o yakın akrabaya vermemek için kendi akrabasından memur olan birisine resmen peşkeş çekerek! Verdi. Hemde yakın akrabaların onayı olmadan. Ve  Gül'ü onsekiz yaşında çok uzak bir memlekete  gelin ettiler. Evlendiği adamda ondan yaşça büyüktü. Adam okumuştu. Bir diploma almıştı. Bir mevkii sahibide olmuştu. Ama insanlığa dair ne yazık ki nasibini almamıştı. Gül hamile kalmış genç bir anne adayı olacaktı. Ama insanlıktan nasibini almamış kocası ona eziyet ediyor, şiddet gösteriyordu. Gül annesini arayarak anne kurtarın beni bu eziyetten! Annesi hem akrabası olup hemde Gül'ü akrabasına o verdiği için Gül'e hep idare et, der. Tabi Gül'e şiddet her gittikçe artarmış.  Resmen Gül'e cehennem hayatı yaşatıyormuş. Bu eziyete rağmen Gül genç yaşta üç çocuk annesi olur. Günlerden gene eziyet ve şiddet gösterdiği bir gün ailesini arar ve artık dayanılmaz olduğunu söyler . Ailesi senin çocuklarına bakamayız, derler. Geliyorsan çocuklarını bırak,tek başına gel, derler. Gül'de çocuklarından ayrılmaktansa ölmeyi tercih edecek kadar çaresizdir! Ve intihara yeltenir. Sekizinci katın çatısına çıkar . Çaresizliğine kendi canından vazgeçecek kadar çaresi olmayan! O esnada insanlıktan nasibini almamış kocası yetişir. Kandırma kabiliyeti çok olduğundan, Gül'ü o anki kendini öldürme isteğinden vazgeçirir. Ama eve geldiğinde senmisin sekizinci kata çıkan. Gül'e hayatı tekrar zindan eder!  Gül'e ya bu deveyi güder, yada bu diyardan gidersin,der. Gül çaresizdir! Yükü çok ağırdır. Deveyi güdecek mecali kalmamıştır. Diyar desen o kadar vazgeçilmez değil, değilde lakin içinde onun elini, kolunu bağlayan çaresizce yaşamasına sebep canından can olan çocukları vardır. Keşke diyorum keşke! Elimden sadece yazmak değil de , daha fazlası gelse,idi. Bu Gül gibi çaresiz Mezopotamya'nın kırgın çiçeklerine çare olabilse idim! Devlet büyüklerimiz kadın sığınma evi yapmışlar da  keşke diyorum bir çözüm üretip anneyle yavruyuda ayırmasalar. Maalesef Gül gibi o kadar çaresiz  kadın var ki... O çaresiz annelere iş imkanıyla ,kol kanat gelecek çözümler sunsa. Bir nevi okumakla diploma almakla bir mevkiye gelmekle de insan olunmadığını Gül'ün kocasından gördük ...
Sesimin ulaştığı bütün kitlelere sesleniyorum! Doğrudur insanın özünde insanlık yoksa okumakla insan olunmuyorken ama Gül gibi nice nice okumak isteyip de  okutulmayan o kadar kadın varki. Bırakın kız çocuklarınızda okusun. Bırakın onlarda ayakları üzerinde dursun. Bir meslek sahibi olup kendi ayakları üzerinde dursunlar. Dursun da kendilerini ezmeye çalışan insanlıktan nasibini almamışlara artık köle olmasınlar. Selam ile

YORUMLAR

  • 0 Yorum