Reklam
"Biliyormusun?" dedi
Meral Bayat İnat

Meral Bayat İnat

"Biliyormusun?" dedi

24 Haziran 2020 - 19:08

Bugün bir dost meclisinde, Mezopotamya'nın kırgın çiçeklerinden biri konuştu. Evet sadece biri! Maalesef yüzünün güzelliği bahtına yansımamış kırgın çiçeklerden sadece biri, çok hemcinsinin diyemediklerini o bugün gözyaşlarıyla dile getirdi. Belliki gönül heybesi dolup taşmıştı. 
_ Abla diye söze başladı. Biliyormusun? Dedi. Benim ömrüm hep beklemekle geçti. Bende zamane insanı gibi ,ön yargıyla davranıp içimden geçirdim. Kızım yaşın kaç, başın kaç, dedim. Tabi kadının dış görünüşüyle yargıladım. Çünkü kadın yirmi sekiz yaşında, üç çocuk annesi. Baktım söze devam etmek için, benden onay bekliyor gibi sanki bakıyor. _Hayırdır dedim,neyi bekledinki?
_ Ben çocuktum annemle babamın beni sevmesini bekledim! 
_ Ne yani annenle baban seni sevmiyorlarmıydı?
_Yok be ablam dedi, hemde hiç bir gün!
_Bekledim çok bekledim. Belki bir gün söylerler yâda hissettirirler sevgilerini!
_Olurmu öyle şey dedim? Anneler ve babalar çocuklarını çok severler.
_Yok be ablam dedi. Nerde ?Bizim burda sadece erkek çocuklarını severler.
_Olurmu hiç öyle şey? Dedim. Evlat sevgisinin kızı erkeği mi var? 
_ Var ablam, maalesef bu coğrafyada hâlen var! 
_Peki dedim, sonra neyi bekledin?
_Birinin beni ben olarak sevmesini!
_Dedim, sen hiç sevilmedinmi?
_Sevildim hemde çok sevildim! Ama ablam ona bile izin vermediler. O bizim dengimiz değil deyip bide kızların sevmeye bile hakkı yok, dediler. Beni hiç tanımadığım birine verdiler. Oda beni hiç sevmedi!
_ Peki dedim ma hiç mi hiç sevmedi?
_Ne sevmesi be ablam beni insan yerine bile koymadı. Yüzüm sizden kara dedi, utanarak! Bekledim işi düştüğünde bir gün bile olsa gönlümü hoş etmesi için seni seviyorum demesini! Demedi ablam bir gün bile olsa demedi.
_Tabi gözleri ondan izinsiz çağlayan bir sel gibi, boşalıyordu! Yere. Boyunca çocukları var ama bir gün bile olsa yüreğinden öpülmemişti.
_Peki dedim ,sevgisiz yaşanılır mı?
_Yaşanılmaz yaşanılmazda şimdi de çocuklarım için bekleyip yaşıyorum! Dedi. 
_Peki dedim,bu giden ömür senin hayatından gidiyor, dedim.
_Evet dedi abla biliyorum ve yapacak bir şeyim yok! Dedi.
_Nasıl yok dedim? Gençsin, kendi ayaklarının üstünde dur, dedim.
_İyi güzel diyorsun da  be ablam! Kızlar okumaz deyip beni okula bile göndermediler. Ne bir mesleğim var kendime ve çocuklarıma bakacak,nede arka çıkan bir ailem var. Beni bu sevgisiz hayattan kurtaracak! Ondandır ki be ablam ömrüm hep beklemekle geçti ve geçiyor dedi.
Bende o Mezopotamya'nın kırgın çiçeğinin nezdinde tüm anne ve babalara sesleniyorum. Çocuklarınıza kız veya erkek ayırımı yapmadan sevginizi gösterin. Kendi ayakları üzerinde durması için gereken tüm alt yapıyı sağlayın. Kurtaracak sa bu dünyayı sevgi kurtaracak. Bunu sakın unutmayın.

YORUMLAR

  • 2 Yorum