Reklam
Bilimin Otoriter Evrimi
Muhittin Beyaz

Muhittin Beyaz

Bilimin Otoriter Evrimi

25 Mayıs 2020 - 21:31

Bozuk bir düzenin helak edilmesi ve insanlığın kurtuluşu için hemen hemen tüm dinlerde, kutsal kitaplarda doğanın müdahalesinden bahsedilir. Bu duruma çoğunlukla bölgesel ve toplumsal değin değini ve yine uygarlığın saptığını gerekçe yaparak bahsi gecen toplumun tüm tarihi, kültürel hafızasını yok etmekle karşı karşıya bırakmıştır. Öte yandan bu durumu ısrarla belirtmek gerekir ki her ‘’yapıcı bir inşanın yıkıcı olduğunu’’ ve her yıkıcı bir yaklaşımında yapıcı olduğunu tarihi hafızada görmekteyiz. Kutsal kitaplar, yok oluşlardan bahsederken yeni bir doğuşu da tetiklediğini pekahala söylenile bilir.  Tufanın önemi ve miladı ise bu noktada tüm insanlığı kapsamasıydı. Böylece yeniliğin getirdiği yıkım sonrasında hafızanın dışında yeni bir düzenin başlangıcını tetiklemiştir. Ve Tufan öncesindeki heterojen toplumlar Tufan sonrasında yek düzen, homojen bir topluma dönüştürüldü. Öyle ki  bu derecede tüm insanlığı kapsayan köklü bir değişimin yaratacağı  yek düzen küresel bir sonucu doğurduğu da aşikardır.   Bu durumu geçmiş havzada  örneklemek gerekirse.  Dönüşümün bir bütün olarak kalıcı sonuçlar doğurduğunu görebiliriz. Örneğin Sömürgeci kolonilerin değişen değer, coğrafya, iklim, kültürün sonucunda gelişen özgürlükçü paradigmanın kazanımlarıyla ABD ulusuna uzun bir ömür vaat etti. Keza despot Çarlık yönetiminin kazanımları üzerine kurulan SSCB’nin geçmiş havzayı hatırlatan değerleri, iklimi, coğrafyası ve kültürü, SSCB paradigmasının kısa ömürlü olmasına neden olmuştur. Kısacası  kısır döngüde gerçekleşen dönüşümlerde, tekrardan ve yine insanlık George Orwell’ın hayvan çiftliğinde bahsi gecen ‘’yönetici domuzların insan suretlerine dönüşmesi’’ gibi Tufan sonrasında yükselen uygarlıkta tekrardan tufan öncesi uygarlığa döndü. Öyle ki geçmiş hafıza her ne kadar değişimlerle silinse de yönetimsel benzerliğin tekrardan eskiyi doğurduğu apaçıktır. Onun için yönetimsel mücadele içerisinde olan her birey, toplum, ulus gibi geçmiş havzayı çok iyi okuması gerekir. Kısacası otoriter yönetimlerin tarihi hafızadan ders aldığı gibi sivil insanlığında havzadan ders alması gerektiğini söylemek gerekir.  Budurumun köklü olmamakla beraber  sivil insanlığa fırsat sunan  pandemi hastalığı,  Tufan etkisinde bir fırsat sundu insanlığa. Bu değişimde  insanlık, değerleri üzerine inşa edebilecek fırsatın eşiğinde. Nevar ki sivil insanlığın sığındığı çaresizlik  tekrardan  uygarlığı insanlık değerlerinin uzağında bir inşaya sürüklemektedir.  Bu durum tüm insanlık tarihinde görüldüğü üzere acı ve kedere insanlığı tekrardan mahkûm edecek bir inşadır. Günün özeti gösterdiği kadarıyla Pademi sonrasında inşa edilecek yeni düzende tufan sonrası gibi ya Tanrı değerlerini temel alacak yada bilimin değerleri üzerine inşa edilecek bir düzen söz konusu. Geleceğin her nasıl olacağı cesaretle söylenemese de günün özetini gelecekte de düşünüle bilir. Keza insanlık değerlerinden uzak bir inşanın olacağı da bu özette görüle bilir. Günün özetini böyle açıklaya biliriz: Tüm ulusların salgından kurtuluşu için bilim - bilim kurulu tek ve mutlak kurtarıcı olduğunu kendini tüm ihtişamıyla göstermektedir. Böylece bilim  çağdaş felsefeyide arkasına alarak, dinlerin mutlak hakimiyetine defacto bir darbe vurup tüm süreci kedine mal ediyor. Din adamlarının bu amansız kıskaçta tüm değerlerinin yetirilmesine ve toplumsal bellekte iktidarını kaybetmemek için bu kıskaçta kendilerine bir pay arasalar da nafile olduğu apaçıktır. Neticede Tanrı değerleri üzerine kurumlaşan tüm mabetler pandemi nedeniyle kapatıldı. Bu şekilde gelecek düşünüldüğünde dinlerin, bilim gibi bir rol oynayamaçağını uluslararası önlemlerde görüle bilir.  Açık olan bir şey var ki bilim pandemi fırsatını çok iyi değerlendireceği ve bilimin otoriterleşmesini sağlamaya çalışacağıdır.  Çığ gibi büyüyen teknolojiyi de göz ardı etmeyerek  hali hazırda olan bilimin ‘’kendinden başka doğruluğu kabul etmeyen’’ gerçekliği bu fırsat sürecinde ‘’ büyük Birader’’ gibi otoritesini mutlak bir güce ulaştıracağı apaçıktır. Böylece küreselleşmenin ortak değeri olan bilim, Tufan sonrası gibi yek düzen bir hâkimiyeti esas gösterecektir. Ve Tanrının tüm değerleri yerini bilimin değerlerine bırakacaktır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum