Reklam
Çözüme dayalı muhalefet
Muhittin Beyaz

Muhittin Beyaz

Çözüme dayalı muhalefet

09 Ekim 2020 - 08:30

Mahatma Gandi’nin başlattığı pasif direniş muhalifler için en büyük miras olarak kaldı. Gandi’nin miras bıraktığı Sivil itaatsizlik direnişi tüm ülkelerde rastlamak mümkündür. Örneğin Martin Luther king’ten, Türkiye'deki muhaliflere kadar bir miras söz konusudur.  Türkiye'de muhalefetin sıkça başvurduğu yöntem pasif direniştir. Son yıllarda yaygınlık kazanan bu yöntem özelde siyasi tutsakların açlık grevlerinde görülmektedir.  Aynı şekilde 15 Haziran 2017 de CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun başlattığı Adalet yürüyüşü, Gandi’nin iktidara karşı ünlü tuz yürüyüşünden kalma bir yöntemdi. Kılıçdaroğlu’nun ‘’sokak protestolarını tasvip etmediklerini’’ dile getirerek muhalefet olarak pasif direnişi benimsediklerini göstermiştir.

Gandi bilindiği üzere İngiliz sömürgesine karşı başlattığı pasif direniş o zamana ve o iktidara cevap veren bir yöntem idi. Peki Gandi’den bu yana tüm yönetim ve anayasal kanunlar değişti. BM’nin kuruluşuyla sömürgecilik baştanbaşa kalktı, her ulusun kendi kaderini çizme hakkı doğdu, insan hakları bildirgesiyle bireyin özgürlüğü anayasal güvenceye alındı, daha küresel bir dünya ve birbirlerinin sorunlarına müdahale eden bir devlet anlayışı gelişti. Buna paralel olarak tüm devletler benzer bir yönetim anlayışına uygun bir çizgide ilerledi. 

Gandi’den bu yana tüm yönetim ve yasal kurumlar değiştiği halde iktidara karşı pasif direniş ilk gün ki gibi varlığını sürdürmektedir. Değişen her şey gibi aslında muhalefetin de zamana uygun değişmesi gerekirdi. Kabaca bakıldığında muhalefetin günlük siyasetini ve vizyonel bakış açısını siyasetle ilgilenmeyen bir vatandaş rahat bir şekilde öngöre biliyor. Buna göre muhalefet kendini tekrar eden ciddi bir kısırlıkla karşı karşıya kalmıştır. Örneğin Türkiye de CHP’nin adalet yürüyüşünü farklı bir isimle HDP yürüyor, HDP’den farklı bir isimle, TBB yürüyor keza İYİ partinin grup konuşmalarını başka bir muhalif partinin grup konuşmasında görmek gayet mümkündür.

Kısacası muhalefetin birbirlerini tekrarlamaktan başka öte bir durumları gözükmediği gibi çözüme dayalı bir muhalefetten de oldukça uzaktır.
1973’ten – 1990 kadar darbe ile Şiili’yi yöneten ‘Augusto Pinochet’, sıradan bir reklamcının kampanyasıyla devrildi. muhaliflerin17 yıldır muhalefetin tüm kampanyalarına ita fen ‘’ Daha umutlu bir şeyler yok mu’’ kampanyası, secimi darbe yönetimine karşı kazana bilmişti. Reklamcı ‘Rene Saavedra’ her gün devlet televizyonunda yayınlanan seçim kampanyasın da: toplumun ihtiyaç duyduğu psikolojiyi, halkın arzuladığı  huzuru, umudu vaat ederek kampanyayı yürütmüştü.  Bu şekilde iktidarın gerçek yüzünü gayet basit ve barışçıl bir yolla halka göstermeyi de başara bilmişti.  Genel olarak muhalefetin direnmek yahut inatlaşmak yerine iktidara karşı kazanma yollarını araması muhalefetin yapabileceği en büyük başarıdır. Açık bir şekilde iktidar bildiği bir şeyle muhalefetin ilgilenmesini ister. Zaten kısır bir muhalefetin kazanım gördüğü yegane şey iktidarın yapmak istediği bir şeye karşı acı dolu direnişlerle iktidara geri adım attırmaktır.

Bu yöntem halk nezdinde iktidara karşı mikro bir yöntem barındırdığı gibi bir başarı getirdiği de doğrusu söylenilemez. Neticede muhalif mücadelenin direnişi, ölümle, şiddetle iktidara geri adım attırmış olsa da bu başarı halkın çıkarlarına dönük bir başarı olmadığı açıktır.  Yalnızca muhalefetin iktidara karşı bir başarısı olduğu söylenile bilir. Sosyolojik olarak Ortadoğu gelenekleri günümüzde olduğu gibi başarı için elem verici bir mücadele istemektedir. Bu Ortadoğu'nun sosyolojisine uygun bir gelenek ama yeni yüzyıl tüm halklarda olduğu gibi Ortadoğu halklarını da insanca bir yaşamı öncelik bir yaşam olarak tercih etmektedir. 

Görüldüğü üzere savaş ve acı dolu yaşamdan dolayı halklar, Ortadoğu’da, Batı ülkelerine adeta kitlesel bir kaçış var. Halkların orta doğudan kaçmalarının en büyük etkenleri ideolojiler, geçmişe takılıp kalmış iktidarlar ve muhalefetin iktidara karşı kısırlığının büyük bir etkisi vardır.  Bu temelde Ortadoğu’da muhalefetin iktidara karşı mücadelesinde, insanca yaşam için yoluna düşen göçleri iyi okumaları gerekir,  zira muhalefet için iktidarın yolu buradan geçmektedir. ‘Rene Saavedra’  halkın bu ihtiyacını basit bir şekilde dile getirerek darbeci yönetimi tek başına devire bilmişti, bir umut ki Ortadoğu’da, muhalefet zamanın dilini doğru ve yerinde kullanarak bir başarı elde etmesidir. Sonuçta bir birine benzeyen yöntemlerin halk için bir kazancı olmadığı gibi halka ciddi bir şekilde de zarar vermektedir. Zira iktidardan ayrı bir yönetim ve çözüm üreten bir siyaset mevcut iktidara karşı en büyük mücadele olur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum