Reklam
Reklam
Şehir, İnsan ve Doğanın Korunması
Muhittin Beyaz

Muhittin Beyaz

Şehir, İnsan ve Doğanın Korunması

02 Kasım 2020 - 07:22

İnsanlık son zamanlarda etkisini artıran küresel ısınmaya ve salgınlara karşı hiç olmadığı kadar güçsüz ve çaresiz bir durumda. Bu şartlar altında geleceğin nasıl planlanlanacağı büyük bir merak konusu. Merkezi yönetimler bu sorunlar karşısında ciddi bir liderlik yapamadı. İnsanlığın gelecek için bu sorunlar karşısında yerel yönetimlere umut bağlamasından başka bir çareleri görünmüyor.

Bu noktada belediyeciliğin toplumsal sorunlara liderlik yapabilmesi gelecek için büyük önem taşımaktadır. Küresel ısınmayla değişen iklim değişiklikleri, dünyanın her yerinde artan orman yangınları, kuraklık, kendini yenileyemeyen ekosisteme karşı canlıların adapte olmaları kısa bir sürede mümkün görünmüyor. İnsanlık dahi iklimlerin değişimine adaptasyon sağlayabildiği söylenilemez. Yağmurların ölçüsüz yağması, ısı dalgalarının artması, yangınlar, sel felaketleri, insanları yarı göçebe bir duruma getirmiştir. 

Avustralya örneğinde olduğu gibi orman yangınlarının artması, şehirleri yutan sel felaketlerin artması, gelecekten gelen kısa mesajlardır. Belediyelerin bu koşullara uygun adaptasyonu ekolojik hassasiyetle planlanması tüm canlılar için önemlidir. Koşullar sadece insan odaklı bir adaptasyon dışında birlikte yaşadığımız canlıların plan dâhilinde olunması önemi ve değeri gelecek için büyüktür.

Küresel ısınma ve salgınlar karşısında İnsanlığın sadece kendini izole ederek bir çözüm oluşturmadığını maalesef yaşananlarla tecrübe edilmiştir. Ekolojik Belediyeciliğin buradaki önemi pandemi sürecinde görüldüğü üzere evden çıkamayan ve temas korkusu içinde olan insanların sadece bu süreçten etkilendiklerini bilakis şehirlerde insanlarla birlikte yaşayan sokak hayvanlarının aç ve susuz kalmaları süreçte göz ardı edilen en büyük eksikliktir. Bu noktada gelecek için olası bir planlama ekolojik bir belediyeciliği zorunlu kılmaktadır.

Belediyeciliğin küresel ısınma ve pandemi hazırlıkları içerisinde sokak hayvanları için kaldırımlara uyarlanmış, parklara uyarlanmış özelde su alanlarının hazırlanması tecrübe edilmiş bir eksikliği giderir. Bu hizmetin tamamen belediye bünyesine bağlı olup pandemi örneğinde evden çıkmama, temas korkusu önlemleri için uzaktan bir hizmetle ihtiyaçlarının sağlanılması karşılana bilir. Küresel ısınmanın tetiklediği ısı dalgalarına karşı hayvanların korunması için parklara uyarlanmış sığınaklar, serinletici yağmurlama uygun projelerle hazırlana bilir. Keza üst geçitlere uyarlanmış ekolojik köprüler geliştirilebilir. Buna benzer projelerin şehir canlılarına uyumlu bir şekilde geliştirilmesi gayet mümkün. Pandemi sürecinde şehirlere inen yaban hayatını göz önünde bulundurularak gelecekte küresel ısınmanın artan etkisine karşı yaban hayatına yaratacağı olumsuzluklarla şehre inecek canlılara karşı bir önlem yahut onların ihtiyaçlarını karşılayan doğaya uygun alanlar projelerde yer verilebilir. İnsanlık gelişiminin bugünlere gelmesi toplumsal yaşam kadar canlılarla öğrenilmiş birlikte yaşama borçludur. Sonuç olarak insanlık bu günlere tek başına gelmedi evcilleştirme döneminin insanlık tarihine katkıları göz ardı edilemez…  İnsanlığın gelecek planlamasında sadece insan odaklı yapılması bu doğrultuda eksik ve başarı şansı çok düşüktür.

Geçmişte insanlık doğa canlılarına muhtaç olduğu gibi bugün ve gelecekte canlılar insanlara muhtaç. Yerel mücadeleye indirgenen küresel mücadele tüm canlıları kapsayacağı gibi orman yangınlarına müdahalenin geliştirilmesi, ağaçlandırmaların artırılması, yaban hayatını koruma, afetlere karşı geliştirilmiş ekolojik şehir planlamaları, kıtlığı önleyecek depolamalar, temiz enerji üretimi, altyapının afetlere uygun hazırlanması, başlangıçta yerel yönetimlerin salgınlara ve küresel ısınmaya karşı elini güçlendirecektir. Ekolojik hizmet doğa canlılarının ihtiyacı olduğu kadar insanlarında bir ihtiyacıdır. Pandemi sürecinde dört duvar arasına sıkışan insanlık ruhsal ve psikolojik açıdan temiz havaya ve doğa ihtiyacı içerisindeydi. Bu ihtiyaç çoğu evde bitkileri yetiştirme ihtiyacını başlatmıştı.

Bu noktada gelecek planlanmada yapılacak tüm hazırlıklar ekolojik bir yörüngeden uzak düşünülmüyor. Küresel ısınmanın yarattığı sıcak hava dalgalarının fosil yakıtları insanlık yaşamı için Beyrut örneğinde potansiyel bir tehdit oluşturmaktadır. Doğal yollardan elde edilen temiz enerjiye geçilmesi yine ekolojik belediyeciliğin varlığını zorunlu kılmakta. Bu koşullar altında yerel bir mücadele tüm canlıların yaşayabileceği daha iyi ve temiz bir dünyayı mümkün kılıyor.

Bu doğrultuda;

1.Mimari planlama küresel ısınmaya ve ekolojik hassasiyetle düzenlemeli.
2.Pandemi salgınlarına karşı hazırlıkların yapılması.
3.Şehirlerde yaşayan canlıların ihtiyaçlarına karşılık önlemler alınması.
4.Kaldırım taşlarıyla uyarlı su ve yemek kapları üretilmesi.
5.Belediye görevlileri tarafından şehir canlılarının ihtiyaçlarının giderilmesi.
6.Şehir hayvanların yaşam alanları yaratılması.
7.Ekolojik köprülerin üst geçitlere uyarlanması.
8.Parklarla uyarlı küresel ısınma için sığınakların yaratılması.
9.Şehirleri etkilemeyen bölgelerde yaban hayatına yardımcı olmak için alanlar yaratılmalı.
10.Küresel ısınma ile mücadele için belediyenin tüm kurumlarında eğitim verilmeli.
11.Orman yangınlarına karşı güçlü önlemlerin alınmalı.
12.Küresel ısınmanın yol açacağı orman yangınlarına karşı yeni nesil yöntemler geliştirilmeli.
13.Fosil yakıt yerine, temiz enerji üretiminin kullanılması.

YORUMLAR

  • 0 Yorum