Reklam
Reklam
Bahane Bulma Yarışması -II-
Nihat Güç

Nihat Güç

Bahane Bulma Yarışması -II-

25 Aralık 2020 - 08:47



"Musa hocam! Adaletli davranmak, adaletli olmak, adaleti konuşmak gerek. Bence günümüzün en büyük sorunlarından birsi de bu. Bir yerde adalet yoksa başka bir şey konuşmayıa da gerek yok." dedi.
"Evet! Bu dediğiniz de kısmen doğru. Ancak bu dediklerinizin hiçbiri bizim şimdi burada namazı konuşmamıza engel değildir." dedi Musa Hoca.
"Yalan, bizim en büyük düşmanımız. Toplumumuzu yedi bitirdi. Küçüğünden büyüğüne hemen herkese sirayet etmiş durumda. Bu melaneti sinelerimizden çıkarıp atmak, alışkanlık olmaktan çıkarmak gerek. Söylenenlerden mütevellit kimseyle doğru dürüst anlaşamıyoruz, konuşamıyoruz bile" dedi Yusuf.
Musa Hoca: "Yahu arkadaş! Çok değişmişsiniz. Siz eskiden böyle değildiniz. Vakt-i zamanında sizinle konuşabiliyorduk. Namaz çıkışında caminin avlusunda saatlerce konuştuğumuzu hatırlıyor musun?" diye sordu.
"Geçmişe dair bir çok şeyi sildim zihnimden. Unuttum o günleri. Hatırlamak dahi istemiyorum. Sabit kalmak bizlere yakışmaz Hocam. Değişmek, değişimlerden faydalanmak gerek. Evet! Çok değiştiğim doğrudur. Hatta ben eski ben değilim. Bir çok köhne düşünceleri duvar diplerine bırakmamdan bu yana çok sular aktı köprünün altından." diye ilave etti Yusuf.
Musa Hoca bu söylenenler karşısında duraksadı. Ne yapacağını ve ne diyeceğini bilemez bir derekeye doğru yuvarlandı. Bir an kalkıp gitmek geldi içinden. Ancak biraz daha sabretmekte fayda mülahaza etti. Bunun üzerine konuşmasına yutkunarak şöyle devam etti:
"Değişmek güzeldir. Ancak değişim iyi yönde olursa ne ala. Değişmişsiniz ancak dinlemeyi de unutmuşsunuz bu arada. Hangi köhne duvarın dibinde bırakmışsanız bence en kısa zamanda o eski "seni" arayınız, bulunuz ve yanınızdan da ayırmayınız bir daha. Sanırım muhatabınızı dinlemeyi nerede unuttuğunuzu da unutmuş gibisiniz. Sizi anlayamıyorum bir türlü. Ne beni dinliyorsunuz ne de bir konuya odaklanabiliyorsunuz. Ben namaz derken ahlaksızlığı, kul hakkını yemeyi, hırsızlık yapmayı, çalmayı, çırpmayı, alışverişe hile bulaştırmayı, ihlası bir tarafa bırakmayı savunmadım ki. Ya da kılmamız gereken namaz faizden geçinmeyi, uluorta yalan konuşmayı, kumar biletlerini almayı emretmiyor ki bizlere? Namaz; doğru, dürüst ve samimi davranmanıza da hiç bir zaman engel olmadı. Konuşmamız gereken namaz bu saydığınız meziyetleri yok saydığını hiçbir yerde görmedim, duymadım, bilmiyorum. Bilakis bu saydığınız meziyetlerin tamamı namazla beraber ikame edilmesi gereken hususlar. Namazı konuşan kişi zaten bu meziyetlerin tamamına sahip olmayı da konuşuyordur. Ancak bu saydığınız meziyetlerin tamamında zirve yaptığınız halde namazınız yoksa yere çakılmanız ya da yoldan çıkmanız an meselesidir. Bu meziyetlere sahip olup da namaz kılmayan kişi altında döşeli bir ray bulunmayan fakat hızlandıkça hızlanan bir tren gibidir. Her an devrilmekle karşı karşıyadır. Sahi namaz dediğim zaman sizi başka mecralara sevk ve idare eden saik ne?" diye sordu. Bunun üzerine Yusuf biraz düşündü. Karşısında duvara asılı Göbekli Tepe'yi andıran resme odaklandı bir süre. Sanki on iki bin yıl öncesine gitmişti. Elindeki çaydan bir iki yudum aldı. Ne diyeceğini kafasında tasarladı ve:
"Hocam! İnsan için vicdan çok önemli. Bence vicdanı olmayanı insanlıktan da tart etmeli. Evvela yaptıklarını bir muhasebeye tabi tutabilmeli. Vicdanı olmayan ve yaptıklarını muhasebeye tabi tutmayan bir insana yapılabilecek bir şey yok." dedi.  Bunun üzerine Musa Hoca:
"Arkadaşım! Siz eskiden böyle davranmazdınız, böyle konuşmazdınız. Sahi sizin namazı, namaz olarak anlamanıza engel olan ne? Ben mi konuştuğumuz konuyu yanlış telaffuz ediyorum yoksa sizin kulaklarınızda benim bilmediğim bir sorun mu var? Diyorum ki bugün sizinle burada namazı konuşalım. Anlattıklarımız ve dinlediklerimiz namaz olsun. Bu konuya odaklanalım. Buna ne dersiniz?" diyen Musa hoca'ya: 
"Haydi buyurun. Ne diyeceksen de bakalım. Seni dinleyeceğim." dedi Yusuf. 
Musa Hoca derin bir nefes aldıktan sonra tane tane konuşmaya başladı:
"Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki namaz: Asla sportif bir faaliyet değildir. Namaz: Küfre ve şirke baş kaldırmaktır. Yüce Allah'ın emirlerine karşı yerle yeksan olmaktır. Tüm arzularını ve isteklerini ilah edinmekten vazgeçmektir. Kendi kendine tapmaktan uzaklaşmaktır. Zamanı yönetmeyi, hayatı idame etmeyi, işi, aşı ve eşi Allah'a bırakmaktır. Emir ve yasakları sadece Allah'tan almaktır. Günde beş vakit helalı, haramı, adaleti, kul hakkını, ihlası, samimiyeti, doğruyu ve yanlışı Allah'ın huzurunda tekrar tekrar dile getirmektir. 
Bizi yaratan Allah'a karşı ahde vefadır namaz. Kesintisiz bir irtibattır. Baz istasyonuyla irtibatı kesilen bir telefonun işe yaramadığı gibi insan da işe yaramaz duruma düşmekten namaz sayesinde kurtulur. Allah ile irtibatı kontrol ederken Şeytana ibadet etmekten de kurtulmaktır.
Tevhidi bir duruş, tevhidi bir anlayıştır. Müslüman olmanın ve kafirlerden farklı görünmenin en önemli göstergesi olan namaza sıradan bir eylem olarak bakılamaz. Çünkü namaz: "Allah'tan başka hiç kimse bana müdahale edemez." düşüncesini dışa yansıtmaktır. Namaz sıradan bir iş ve sıradan bir işlem değildir. Hatta namaz: Müslüman'ı hem kafirlerden hem de Yahudi, Hıristiyan ve Müşriklerden ayıran en önemli alamet-i farikadır. İmanın en önemli göstergesidir. Bu yüzden namaz basite indirgenemez ve sportif bir faaliyet olarak da telakki edilemez.
Her şeyin değişime uğradığı bu teknoloji çağında Müslümanların namaza bakışlarını ve namazdan anlamaları gereken anlayışı da özgürlük adı altında değiştirmeye çalıştılar. Bu konuda kısmen başarılı olduklarını da itiraf etmek istiyorum. Bu vesileyle "Namaz kılmayan ama dört dörtlük bir Müslüman olduğunu iddia edebilecek bir anlayışı" hakim kıldılar bazı zihinlerde.
Hatta namazı, imanın en büyük göstergesi olarak da zikredebiliriz. Gerçek bir imanla Allah'a bağlanmış bir Müslüman'ı bütün dünya ayağa kalksa, her şey set olsa yine de ibadetinden yani namazından alıkoyamazlar. Bir kişinin ağzını mühürleseler, ellerini bağlasalar, ayaklarına pranga vursalar yine de ibadetini ifa eder. Ayakta duracak durumda değilse bile oturarak, oturamıyorsa uzanarak mutlaka yerine getirir ibadetlerini. Ama inanmayan ya da inanmada sıkıntısı olan bir insana da bütün dünya ayağa kalkarak baskı uygulasalar, hapse veya zindana atsalar yine de namazı ifaya güç yettiremezler. Belki yapılan baskı sonucu şakağına dayanan silahın soğuk namlusunun gölgesinde eğilip doğrulmasını sağlayabilirler. Böylesi bir durumda kişi namazını ya abdestsiz ya da kıraatsiz kılar." deyince:
"Benim namaz kılmadığımı mı ima ediyorsunuz." diye sordu Yusuf.
Musa Hoca:"Siz namazı kılmıyor musun ki böyle bir düşünceye kapıldınız?" dedi.
"Ben namaz kılıp vicdanını çöpe atanlardan olmadığım gibi namaz kılıp her türlü haksızlığı ve ahlaksızlığı yapanlardan da beriyim. Olması gerektiği gibiyim, yalpalamayan, eğilip bükülmeyen dosdoğru bir insanım." dedi Yusuf.

YORUMLAR

  • 10 Yorum
  • M.Said Arslanhan
    3 ay önce
    Namazsız zaman tersyüz olmuş bir yaşamdır. Kalemine yüreğine sağlık üstad. Selam ve dua ile
  • Nihat GÜÇ
    3 ay önce
    Allah razı olsun Teşekkür ederim M Said hocam. En önemli derdimiz bu
  • Dilek Demir
    3 ay önce
    Namazla Allah'a teslimiyetini gerçekleştirmemiş her insan, farkında olmadan başka şeylere teslim olmuştur. Namazımız gündemimiz demektir. Gün içerisinde defaatle hatırlanan yüce zatı ve gönderdiği emirleri gündemde tutmak demektir. Kaleminize sağlık Nihat hocam.
  • Nihat güç
    3 ay önce
    Allah razı olsun. Dilek DEMİR Hocam. Evet! Namazı gündem etmeyeni gündeme almamak gerek.
  • Özlem ÖZGÜL
    3 ay önce
    Allah razı olsun hocam boyle faydalı paylaşımlarınız için. Sağ olun. Malesef hocam çok doğru dilerim bu zaman diliminde yaşayan tüm müslüman kardeşlerimizi Allah affetsin
  • Nihat GÜÇ
    3 ay önce
    Özlem özgül. Allah razı olsun Teşekkür ederim.
  • Nihat güç
    3 ay önce
    Deniz Hocam Allah razı olsun Çok teşekkür ederim. Aynen dediğiniz gibi. Namazı olmayan bir insandan hiç bir hayır beklenmez. Çünkü en büyük hayrı kaybetmiştir.
  • Deniz Kılınç
    3 ay önce
    Deniliyor ki Selahattini Eyyubi Kudüs'ü Haçlı işgalinden kurtarmadan önce namaz seferberliğini başlatmış ve ülkesinde sabah namazı cemaati cuma cemaati kadar olduktan sonra sefere çıkmıstır.
  • M. Şerif ASLAN
    3 ay önce
    Nihat hocam Allah sizden razı olsun Rabbim bizi namazın hakikatini bilen ve yaşayanlardan eylesin înşaallah
  • Nihat güç
    3 ay önce
    M şerif Aslan. Allah razı olsun. Teşekkür ederim. Amin Hocam.