Reklam
Reklam
Bahane Bulma Yarışması -III-
Nihat Güç

Nihat Güç

Bahane Bulma Yarışması -III-

29 Aralık 2020 - 08:46

Çayları tazelemesi için garsonu çağıran Musa Hoca: "Arkadaşım! Görünen o ki Şeytan sizin gözlerinizi kılmadığınız namazı başkasının yaptığı yanlışlarla kıyaslatacak kadar kör, başkasının fısıltılarını duyan kulaklarınızı da okunan ezanı duyamayacak kadar sağır kılmış. Dini vecibeler karşısında bakıyorum da gözlerine perde çekilmiş, yüreğin ve kalbin de katılaşmış." diyen Musa Hoca'ya Yusuf gülerek şöyle cevap verdi.
"Siz ne diyorsunuz hocam! Kalbim ve yüreğim tertemiz. Gözlerim de hiç olmadığı kadar da keskin. Zerre kadar bir kötülük de yok içimde. Kimsenin aleyhinde konuşmadığım gibi kimseyi çekiştirmiyorum da. Cennete girmek için bu yaptıklarımın yeterli olduğunu düşünüyorum." dedi.
Derin bir iç çeken Musa Hoca eski öğrencisine acıyan gözlerle baktı. Çayından bir yudum aldı. Daha sonra konuşmasına şöyle devam etti: "Cennete kimin gideceğini bilemeyiz. Bırak buna cennetin sahibi karar versin. Uyanık olmak gerek. Vicdan elbette önemlidir. Ancak vicdan her şey demek değildir." dedi.
  Yusuf, Hoca'sının gözlerinin içine bakarak: "Hocam! Cennete gideceğimi düşünüyorum. Çünkü el alemin yaptığı gibi aleni bir şekilde günah da işlemiyorum." dedi. Bunun üzerine:
"Demek ki günahlarını gizli gizli işliyorsun." diyen Musa Hoca hafiften de gülüyordu.
"Hayır! Onu kast etmedim." diyen Yusuf söyledikleri karşısında biraz mahcup olmuştu.
Musa Hoca: "Neyse. Senin günah işleyip işlemediğini bilmediğim gibi ilgilenmek de istemiyorum. Ancak kulağımıza küpe yapacağımız önemli hususlardan biri de günahsız hiçbir insanın olmadığıdır." dedi.
  Çaylarından art arda bir iki yudum daha alan Musa Hoca konuşmasını şöyle devam etti: "Yapmadığın bir ibadeti başkasının uluorta serdettiği bir yanlışla veya yapmadığı bir doğruyla asla kıyaslama. Başkasının yaptıkları veya yapmadıkları senin yapman gerekenlerin önüne geçmemeli. Benim yaptıklarım beni ilgilendirdiği kadar senin yaptıkların da ancak seni ilgilendirir. Kuşkusuz namaz; iman'ın en büyük göstergesidir."
"Her şeyi namaza bağlamanı doğru bulmuyorum." diyen Yusuf'a çayından bir yudum daha alan Musa Hoca: 
"Arkadaşım! Namazı kendisine gündem yapmayan bir insanın gündem ettiklerinin hiç bir önemi yoktur. Bence biz Müslümanların günümüzde edinmemiz gereken en büyük dert namazsızlıktır. Bununla behemehal yüzleşmemiz gerekiyor." 
Yusuf: "Sizin verdiğiniz değer kadar değerli olduğunu düşünmüyorum. Kılmamı istediğin namaz benimle Allah arasındaki bir mesele. Ne kadar ahlaklı olduğumuz daha önemli olduğuna inanıyorum." dedi.
"Sizin düşündükleriniz ile realite uyuşmuyor. Peygamber ve Sahabenin namaza verdiği değere bakmamız bu konuda doğru karara varmak için yeterli olduğunu düşünüyorum." dedi. 
Yusuf, Hoca'sının sözünü keserek: "Hocam! Allah Kur'an-ı Kerim'de namaz kılmayanlar ile ilgili bir ceza bile belirlememiş. Tamamıyla insanların isteğine bıraktığı bir ritüel. Siz kalkmış namaz, namaz, namaz deyip duruyorsunuz. Sanırım bu konuyu abartıyorsunuz." dedi.
Bunun üzerine Musa konuşmasına şöyle devam etti: "Yüce Allah, İslam dininin bizlere yaşamak üzere gönderdiği konusunda hem fikir olmak zorundayız. İslam'ın emrettiği ibadetleri sadece kalbe hapsederek yaşantıdan tart etmek Müslüman işi değildir. Yüreklerle sınırlı kılamayız. Yapmamız gereken ibadetleri başkasına havale de edemeyiz. Namaz, dinimizin bizlerden bilfiil yerine getirmemizi istediği ilk ibadetidir. Belki biraz ağır oluyor ama bunları söylemek durumundayım." deyince:
"Çok ağır konuşuyorsunuz Hocam." diye karşılık verdi Yusuf.
Bunun üzerine Musa Hoca: "Bir insan kendisini var eden Rabbine günde beş kez isyan ederek karşı çıkacak, emirlerini dinlemeyecek sonra çıkıp ilahi emirleri dile getirmek için avurdunu şişirerek dini konulardan bahsedecek. Ahlaktan, adaletten, vicdandan ve doğruluktan dem vuracak. İnsanın en büyük ahlakı, en büyük adaleti, en büyük vicdanı ve en büyük doğruluğu Rabbine karşı göstermesi ve sergilemesi gerekmez mi? Rabbine karşı her türlü ahlaksızlığı yapan bir insanın muhataplarına karşı ahlak havarisi kesilmesi hiç de şık gelmiyor. Hatta bana kalırsa namazı olmayan bir kişinin din konusunda söyleyeceği hiç bir sözü yoktur. " dedi.
"Pek anlayamadım Hocam!" diyen Yusuf'a, Musa Hoca: 
"İnsanlara karşı ahlaklı olduğunu söylemek çok kolay. Çünkü insanlar yaşantımızın har anına muttali olamazlar. Asıl ahlak hem Allah'a karşı hem de insanlara karşı ahlaklı olmaktır. İnsanlara karşı ahlaklı olduğunu öne sürenler tek taraflı bir ahlaktan bahsettiklerinin farkında bile değiller. Ahlak, hem gecedir hem de gündüzdür."
Yusuf: "Hocam burayı anlayamadım." diye konuşmayı kesti. Bunun üzerine Musa Hoca:
"Aleni durumlarda ahlaklı olmak gerektiği kadar gizli durumlarda da ahlaklı olmamız gerekir. Allah'ın dediklerini yerine getirmeyen bir insanın, mutfakta karnını doyurduktan sonra insanların huzuruna çıkıp havanın çok sıcak olduğunu tuttuğu oruca dayanmanın çok zor olduğunu söyleyen adamın durumuna benzer." dedi.
Bardağından bir iki yudum daha alan Musa Hoca, çayların tazelenmesi için garsona işaret etti. Daha sonra konuşmasını şöyle sürdürdü: "Her Müslüman'ın bizzat yerine getirmesi gereken ibadeti yani namazı niye bu kadar basite indirgiyorsunuz ki? Ya da namaz ibadetini niye münafıkların kıldıkları namaz ile kıyaslıyor/karşılaştırıyorsunuz ki?" dedi.
Yusuf bunun üzerine: "Bilmem ki?" diyerek düşüncelere daldı. 
Kısa bir sessizlikten sonra Musa Hoca: "Bence Müslümanlara; Müslümanlara farz olan namazı yeniden anlatmak, yeniden kavratmak, yeniden hatırlatarak gündemlerine oturtmak gerek. Hatta namazın ulviliğini, ruhunu, Allah'la buluşma olduğunu, insanı yücelttiğini, namazın bu yönünün ihmal edildiğini, bazı sakat düşüncelerin de buradan kaynaklandığını özellikle vurgulamak gerek. Peki ticaretimizi, işimizi, gücümüzü ve kazandığımız paramızı gündem ettiğimiz kadar namazı da gündemimize taşıyor muyuz? Midenin dört saat içinde sindirerek yok ettiği bir yememeği gündem ettiğimiz kadar namaz gündemimizi işgal ediyor mu? Yapacağımız yolculukta otobüsün konforu gündem ettiğimiz kadar namazı kendimize gündem ediyor muyuz? Size namaza verdiğiniz değeri ölçecek olan bir soru sormak istiyorum. Yaptığınız tüm planlar namaz'a mı endeksli? Yoksa namaz planlarınız arasında vakit ve fırsat bulduğunuzda ifa edilmesi gereken sıradan bir ibadet mi?" diye sordu Musa Hoca.
Yusuf dalgın bir şekilde cevapladı bu soruyu. Ancak ne diyeceğini tam manasıyla unutmuş gibiydi:
"Değil namaza endeksli bir plan yapmak. Namazı kılmıyorum bile." diye cevap verdi.

YORUMLAR

  • 4 Yorum
  • Nihat güç
    3 ay önce
    M. Said Arslanhan Hocam. Allah razı olsun. İlgi ve alakanız için çok teşekkür ederim.
  • HASAN ASA
    3 ay önce
    Allah razı olsun kardeşim.
  • Nihat güç
    3 ay önce
    Hasan Asa Hocam. Allah sizden de razı olsun. İlgi ve alakanız için çok teşekkür ederim
  • M.Said Arslanhan
    3 ay önce
    Zamanı anlamlandıran bir düzene koyan berketlendiren verimli kılan namazdır. Namaz kılmayan bir müslüman kahramanlık taşlayan silahsız bir askere benzer. Müslümanın en başta gelen gündemlerinden birisi de namazdır. Namazı sürekli gündemde tuttuğunuz için Allah sizden razı olsun üstadım. Sizi Allah için seviyoruz. Selam ve dua ile...