Reklam
Başkası Ne Der?
Nihat Güç

Nihat Güç

Başkası Ne Der?

03 Ağustos 2019 - 12:46

Günümüz insanının birçok problemi vardır. Özellikle mütedeyyin kesimin; dini bir yaşantıya mı sahip olayım, yoksa topluma göre mi davranayım, yaklaşımı en büyük problem olarak duruyor önümüzde. 
Kişi topluma göre davrandığında dinden, dine göre hareket ettiği zaman da toplumdan uzaklaşabiliyor. Asıl sıkıntılar ve problemler de bu noktadan baş gösteriyor. 
İsim olarak Müslüman bir toplumuz, burası doğru. Ama okumalarımız, düşüncelerimiz, görmelerimiz, duymalarımız ve hayatı düzenleme kurallarımızın hiçbiri dinin kaide ve kurallarına göre oluşturulmadığı da doğru. 
Bu durum insanlarımızda ismi Müslüman ama yaşantısında farklılık arzeden bir ikilem ortaya çıkarmış oluyor. Gerek toplumda gerek bireyde yaşanmakta olan bu ikilemin ana kaynağı da bu zaten. Devekuşu misali bir topluma dönüşmüşüz. Deve mi, kuş mu? olduğuna hâlâ karar verilemedi bir türlü. Oluşan bu sûni baskı karşısında dini kurallardan hâli olan toplumun öngörülerine göre yaşamak insanları bir nebzecik rahatlatıyor. Çünkü dini vecibeleri ifa edip etmediğini kendisine soracak hiçbir merci, makam ve mevki yok. Ama insan dini bir yaşantıyı içselleştirmeye ve hayatında sergilemeye çalıştığında bin bir sorunla karşılaşabiliyor toplumda. Biri dini kuralları yaşamaya başladığı zaman biri, adeta toplu bir hücuma maruz kalabiliyor. Bu durum ister istemez dinden soğumaya ve uzaklaşmaya sebebiyet veriyor. Sanırım mahalle baskısı denilen görünmeyen olgu tam da bu.
Bu iki zikzak arasında gitgeller yaşayan şahıs; dini kuralların ayağında birer pranga, birer köstek olduğunu düşünmeye başlıyor. Bir an önce bu düşünceden sıyrılmak için çabalamaya başlıyor bu sefer. Psikolojisi bozuluyor insanın. İki arada bir derede kalıyor. 
Psikolojisi bozuk insanların yaşamakta oldukları bir topluma doğru savrulmuyor muyuz? 
Bağlı kalması gereken ideallerinden koparılmış biri; toplumun isteklerini yerine getirmeye programlanıyor adeta. Bir süre sonra bulunduğu noktayı, yani dini hayattan uzak bir yaşamı, güvenli liman olarak görmeye ve buraya sığınmaya başlıyor. Böylece dinden uzak bir çizgi çizebiliyor fikirlerine ve düşüncelerine...
Toplumumuzda kan davalarının her şeye rağmen devam edebiliyor olmasının asıl nedeni bu değil mi? "Dini kaidelerin" oluşturacağı düşünce biçimi ile "toplum ne der" kaidesinin şekillendirdiği düşüncesinin kişinin yaşamındaki etkinin ortaya çıktığı en bariz, en belirgin yer burası olsa gerek. "Toplumun içine, öcümü almadan çıkamam" anlayışı; "kan davasını gütmek ve devam ettirmek haramdır" dini kaidenin önüne geçebiliyor. Çünkü kişi için toplumun istekleri, dini emirlerin yerini çoktan almış bulunmaktadır. 
Miras paylaşımlarında da durum bundan farklı değildir. Miras'ta ne dini bir paylaşımı esas almakta vatandaş, ne de kanunun taksimatına rıza göstermektedir. Varsa yoksa toplumun istekleri... Toplum adına birileri, birilerine haksızlık yapabilmekte ve zulüm işleyebilmekte. Bu durumda "toplum ne der" diye bir din oluşmuş oluyor.
Din ile ilgili âfâki bir düşüncenin dışında doğru dürüst hiçbir bilgisi ve ilgisi olmayan kişi; hayatın vazgeçilmez köşetaşlarının isimlendirmesini dinin kendisi sanabiliyor.
Dini bilmeyen ve dinin isteklerine göre hayatını şekillendirilmeyen bireylerden dini kurallara göre davranmasını ve dini içselleştirmesini beklemek ve istemek bir başka handikap olarak durmakta karşımızda. Hatta kimileri tarafından bu durum sonuna kadar bir koz olarak kullanılmakta, dine saldırılar bu noktada alabildiğince yoğunlaşmakta ve  pompalanmaktadır. Sadece "ismi Müslüman" addettiği kişiden İslami bir düşünce oluşturmadığı, İslami bir ahlak ve davranış şekillendirmediği için kınayabilmektedir. Hatta buradan yola çıkarak dini kötülemeye dahi kalkışabilmektedir.
Dikkatli olmak ve dikkatli davranmak gerek.

YORUMLAR

  • 11 Yorum
  • Muhammed Cihad GÜÇ
    1 ay önce
    Tam da toplumun yarasını deşmişsiniz hocam, Kime sorsak yanlış olduğunu söylüyor fakat o yanlıştan vazgeçemiyor. Rabbim bizleri Dikkatli davranabilenlerden eylesin.
  • Nihat GÜÇ
    1 ay önce
    Bir nebzecik de olsa faydalı olabilmişsek kendimizi bahtiyar hissederiz. Allah razı olsun Teşekkür ederim.
  • hanse celik
    1 ay önce
    Allah razi olsun hocam Rabbim sizin gibi insanlari çoğaltsin oyle yazarlara cok ihtiyacimix var devamini diliyorum Rabbim yar ve yardimciniz olsun
  • Nihat güç
    1 ay önce
    Allah razı olsun çok Teşekkür ederim. Dua eder dua beklerim.
  • hanse celik
    1 ay önce
    Allah razi olsun hocam Rabbim sizin gibi insanlari çoğaltsin oyle yazarlara cok ihtiyacimix var devamini diliyorum Rabbim yar ve yardimciniz olsun
  • Mikail acacoglu
    1 ay önce
    ALLAH RAZI OLSUN Nihat güç hocam kalemine kuvvet Maalesef bu problem çok yaygın ve önüne geçilemeyen bir durum Çok güzel dile getirmişsin Teşekkürler tebrikler
  • Nihat GÜÇ
    1 ay önce
    Allah razı olsun çok Teşekkür ederim hocam
  • İsmini vermek istemeyen biri
    1 ay önce
    Gerçekten en dikkat edilmesi gereken konulardan birine deginmis Sayın Yazar. 'Ne derler acaba' diye kahrolasi bir put var. İsmet Özel
  • Nihat GÜÇ
    1 ay önce
    Çok teşekkür ederim. Mustefi olma duasıyla
  • Mehmet Ali Güç
    1 ay önce
    Mehmet Ali Güç takdir ediyorum cok güzel bir yazı. Yerinde tespitler. Sayın araştırmacı yazarımız Nihat Güç'ü tebrik ediyor başarısının devamını yüce Allahtan diliyorum. Toplumumuzda böyle şahsiyetlerin yetişmesi bir şanstır. Yazarlar bir toplumun aynasidir. Aynanın karşısında insan kendini nasıl düzeltiyorsa yazarlarla toplum öylece kendini düzeltir. Böyle münbit beyinli yazarlara devlet ve millet olarak sahip çıkmak zorundayız.Toplumu yönlendirme yeteneğine sahip bu şahsiyetler milletin beynini timar edip geliştiren etkenler olarak fonksiyon gösterirler. Bizden biri olarak aramızdan çıkmış biri bu tür genç yazarlarımıza sahip çıkmamız gerekiyor.
  • Nihat GÜÇ
    1 ay önce
    Allah razı olsun Teşekkür ederim hocam. Bu kadar teveccuhu hakmketmedigimi dusunuyorum.