Reklam
Reklam
Din Samimiyettir
Nihat Güç

Nihat Güç

Din Samimiyettir

14 Aralık 2020 - 14:51

Son dönemdeki bazı tartışmalar bize bir kez daha göstermiştir ki "Din samimiyettir." Evet! Din samimi olanların işidir. Halka açık platformlarda ancak samimi olanların konuşması gereken bir olgudur. 
Kimsenin samimiyetini sorgulayacak değiliz. Ancak söylenen sözler içerisinde samimiyetten eser taşımayanlar hemen sırıtmaktadır. 
Bir insan samimi olmadığı vakit: "Herhangi bir sure indirildiğinde, içlerinden, (alaylı bir şekilde) “Bu hanginizin imanını artırdı?” diyenler olur. İman etmiş olanlara gelince, inen sure onların imanını artırmıştır. Onlar bunu birbirlerine müjdelerler." (Tevbe/124) ayetine muhatap olabilir. 
Yine: “Biz Kur’an’ı müminlere şifa ve rahmet olarak indiririz. Ama o, zalimlerin ise sadece ziyanını artırır." (İsra/82) 
Başka bir ayette: "Gerçek müminler ancak o kimselerdir ki, yanlarında Allah zikredilince kalpleri ürperir, kendilerine O’nun ayetleri okununca bu, onların imanlarını artırır ve yalnız Rablerine güvenip dayanırlar.” (Enfal/2)
Bir başka ayette de: “Kalplerinde bir hastalık vardır. Allah da onların hastalıklarını daha da ilerletti. Bu yalancılık (ve samimiyetsizlikleri) sebebiyle bunlara gayet acı bir ceza vardır.” (Bakara/10) ayetlerini doğru anlamak ve doğru algılamak gerek. Hangi tarafta olduğumuzu iddia etmemiz değil bu ayetlerin bizi hangi tarafa oturttuğu önemlidir.
Gerçek manada dini öğrenmiş veya öğrenen insanların durumunu açıklayan bir hadisi şerifte: “Muaz b. Cebel’in Esved b. Hilal’e: “Gel biraz oturup da (Kur’an’ı ve dinî meseleleri müzakere ederek) imanımızı arttıralım." (Buharî, İman, 1) buyrulması manidar değil midir? Demek ki Kur'an ayetleri iman eden ve samimi bir şekilde tetkik eden Mü'minlerin imanının arttırırken tam tersi kafirlerin de tuğyanını ziyadeleştirir. Çamura batmış kamyon gibi debelendikçe debelenirler bulundukları yerde. 
Samimiyet dini doğru anlamanın ve güzel yaşamanın yegane şartıdır. Salt bir bilgi şimdiye kadar kimseyi kurtarmadığı gibi bugün ki modern insanları da bilgiye tapanları da kurtarmayacaktır.
Halbuki Kur'an'a göre bilgisi gelişen yani alim olan insanların Allah'tan korktuğu hatta: "... İlimde derinleşmiş olanlar, “Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır” derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar." (Al-i İmran/7) diyen ayet ayan beyan ortada dururken günümüzde bilgisi artan, diploması çoğalan ya da daha çok basamak tırmanan bazı zevat tabiri caiz ise Allah'a meydan okuyor. Kafa tutuyor. Haşa akıl öğretmeye kalkışıyor. Neyi nasıl söylemesi gerektiğini haykırmaya çalışıyor. Halbuki Rabb-ül Alemin; "... Allah’a karşı ancak; kulları içinden alim olanlar derin saygı duyarlar. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır." (Fatır/28) buyurmaktadır.
Bu ayetin ifade ettiğine bakılacak olursa insanların kalbine şüphe tohumları ekenlerin ya alim olmadığı yada miskal-ı zerre samimiyetlerinin bulunmadığını rahatlıkla anlayabiliriz. Fitne tohumuyla uğraşan böylesi insanlar sanırım ne yüklendiklerinin ve neyi temsil ettiklerinin farkında değiller. Belki de: "Tevrat’la yükümlü tutulup da onunla amel etmeyenlerin durumu, ciltlerle kitap taşıyan eşeğin durumu gibidir. Allah’ın ayetlerini inkâr eden topluluğun hâli ne kötüdür! Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez." (Cuma/5) ayetinin ifade ettiği kişiler bunlardır.  
Henüz bulunduğu konumun farkına dahi varamamış olan bir insanın söylediklerinde samimiyete rastlamak samanlıkta kaybolan iğneye rastlamak gibidir.

YORUMLAR

  • 4 Yorum
  • Fanı şeyhanli
    3 ay önce
    Allah cümlemize ihlas ve samimiyet nasip eylesin ve nasipsizlerden eylemesin.
  • Nihat güç
    3 ay önce
    Fani Şeyhanlıoğlu Allah Razı olsun çok teşekkür ederim.
  • Nihat GÜÇ
    3 ay önce
    Buşra yıldız. Allah razı olsun Teşekkür ederim . Amin inşaallah
  • Büşra YILDIZ
    3 ay önce
    '' Din samimiyettir'' ... Allah razı olsun hocam sizden.. rabbim herkese güzel ahlak ve takva nasip etsin inşaallah