Reklam
Kimseye Söz Vermeyin
Nihat Güç

Nihat Güç

Kimseye Söz Vermeyin

06 Ağustos 2019 - 10:30

İnsanoğlu sosyal bir varlıktır. Bu vesile ile bir arada yaşar, birçok işi beraber görür.
Bir arada yaşıyor olmamızdan kaynaklanan sorumluluklarımız ve görevlerimiz vardır. Bu sorumluluklarımızın ve görevlerimizin başında da birbirimize verdiğimiz sözler  ve âhitler gelmektedir. Yerine getirilmeyen ve ifa edilemeyen vaatlerden dolayı mağduriyetler yaşanmaktadır.
Bize bağlı olmayan insanları; verdiğimiz sözlerle ve yaptığımız vaatlerle kendimize bağlı hale getirmiş olmaktayız. Kendi başının çaresine bakabilecek olan kişiler verdiğimiz söz sayesinde yarı yolda ve çaresiz bırakmaktadırlar.
Yüce dinimiz İslam kendi mensuplarına birçok sorumluluk ve yükümlülük yüklemiştir. Bu yükümlülüklerden biri de gerek kendisini gerekse de başkasını, verdiği sözler sayesinde kandırmaması ve aldatmaması gelmektedir.
Müslümanlar dost doğru olmalı, elinden ve dilinden güvende olunan kişi olduğunu asla unutmamalıdır. Hele bu insan bir de Müslüman ise, Allah’a, Kur’an-ı Kerim’e ve Hz. Muhammed’e (s.a.v.), ahirete ve verdiği sözlerin tamamından hesaba çekileceğine inanmışsa –ki Müslüman tüm bunlara inanan demektir- verdiği sözün şahidinin Yüce Allah olduğunu biliyor demektir.
Hiçbir insanın verdiği söz sayesinde başka bir insanı mağdur etmeye hakkı ve selahiyeti yoktur. Günümüzde verilen sözlerden dolayı bir çok mağduriyet yaşanmaktadır. Gerek alış-verişlerde verilen ahitler olsun gerekse de sosyal hayatın akışı içerisinde verilen sözler olsun bir çok mağdur doğurmuştur.
Hani Müslüman için verilen her ahit sadakati gerektiriyordu. Hani Müslümanın en büyük şiarı doğruluktu. Hani Müslümanın diline güven duyulmalıydı. Hani Müslüman ya söz vermeyecekti yada verdiği sözü ne pahasına olursa olsun yerine getirecekti.
Bir şeyler değişmişti hayatta. Ama ne değişmişti? Değişen neydi?
Siz siz olun söz vermeyin kimseye! Olur olmaz vaadlerde bulunmayın insanlara! Yapacağım, edeceğim, geleceğim, gideceğim demeyin muhataplarınıza, müşterilerinize! Tamam; demeyin çevrenizdekilere! Sizden söz vermenizi, vaadde bulunmanızı isteyenlere; yapamam deyin, gidemem deyin, yerine getiremem, yetiştiremem deyin, boyumu aşar, gücüm yetmez, zamanım yetmez deyin. Ne derseniz deyin. Bir şeyler bulun, buluşturun söyleyin kendisine. Bahaneler üretin. Ama siz siz olun sakın ola söz vermeyin kimselere.
İllaki birilerine söz verecekseniz veya vermişseniz o zaman ne pahasına olursa olsun verdiğiniz sözü yerine getirin. Ağzınızdan çıkanlara asla muhalefet etmeyin. Güvenin kaynağı olmalı ağzınız. Tıpkı Hz. Muhammed (s.a.v.) gibi. Hiçbir sözün yerine getirilmediği cahiliye toplumundan “El Emin” lakabını davranışlarıyla, sözleriyle ve çabasıyla edinmişti. Müşriklerin kendisini çok sevdiklerinden dolayı verdikleri bir lakap değildir. Bu noktadan bakarsak konumuza; zarar da etseniz, kâr da etseniz, sürgüne de gönderilseniz, idama da sürülseniz verdiğiniz sözden asla geri dönmeyin. Boynunuzun kesileceğini bilseniz bile verdiğiniz sözden ve ahitten caymayın.
Söz vermenin bağlayıcılığı olmalıdır hayatta. Söz vermenin ve ahitte bulunmanın insana yüklediği sorumluluklar ve yükümlülükler vardır elbet. Ağızda çiğnenen bir sakızın derecesine indirgenmemelidir taahhütler ve sözler...
Müslüman bir toplum olarak şimdiye kadar verilen sözlerin yerine getirilmeyişinden çektiğimiz sıkıntılar kadar başka hiçbir şeyden çekmedik.
Mağduriyetlerin yaşanmaması, sosyal hayatın gidişatında huzursuzlukların oluşmaması ve insanlar arasında güvenin zedelenmemesi adına; bin sefer düşünmek sonra bir sefer söz vermek gerekir.
Siz siz olun, sözünüzün sahibi olun!
Söz vermeden önce sık dokuyup ince eleyin, konunun ehemmiyetine binaen etraflıca bir araştırmaya girişin, artı ve eksilerini bir araya getirin toplayın ve çıkarın sonra bir karara varın. Vardığınız kararda da sebat edin. Güven verin muhataplarınıza. Sonuna kadar direnin. İnsanı diğer mahlukattan ayıran en önemli unsurun taahhüt ettikleri olduğunu unutmayın! Çünkü söz ağızdan bir sefer çıkar.
Verilen söze gösterilmesi gereken sadakat; taşın üstüne yazılan yazı gibi olması ve zihnimize kazınması gerekir.
Unutmayınız ki!
Yüce Allah; verilmeyen sözden dolayı insanlardan hesap sormaz. Hiçbir kimse söz vermemiş adama kızmaz, küsmez ve darılmaz da. Niye söz vermedin diye üstüne üstüne varmaz insanların. Ama verilmiş ve ifa edilmemiş bir söze herkes kem gözle bakar.
Verilen ve hiç bir mazereti olmadan ifa edilmeyen sözün dareynde hesabı ağır olacaktır.
 
 

YORUMLAR

  • 2 Yorum