Reklam
Nihat Güç

Nihat Güç

Kitap

01 Eylül 2019 - 10:12

Okumak bilmektir. Okumak akletmektir, fehmetmektir, yolunu çizmektir. Okumak ilahi emirlerle muhatap olmak ve yücelmektir. Okumak (tabirimi mazur görün) insanlaşmaktır. Okumak Allah ile muhatap olabilmektir. O yüzden gönderilen ilk ayette muhatap alınmış olmanın ilk ifadesi olarak “oku” buyurulmaktadır. Okumak şereflenmektir. Okumak aynı zamanda değişmektir. 
İnsan; değişmesi için okumalıdır.

Ya da tersinden bakalım olaya; Beni Âdem fıtrat üzere yaratılmıştır. Yani Allah’ın insanlardan yaşamalarını istediği bir dini hayatı idâme edebilecek düşünce, yetenek ve kabiliyette var edilmişlerdir. Bu durumu biraz daha somutlaştıracak olursak insanoğlu dini emirleri yerine getirebilecek şekilde proğramlanmış, benliği ona göre yaratılmıştır: “O halde sen hanif olarak bütün varlığınla dine, Allah insanları hangi fıtrat üzere yaratmışsa ona yönel! Allah’ın yaratmasında değişme olmaz. İşte doğru din budur; fakat insanların çoğu bilmezler” (Rum/30) ayetinde görüldüğü gibi insan oğlu dini emir ve yasakları yerine getirecek şekilde ayarlanmıştır. İnsan Allah’ın emir ve yasakları dışında farklı bir etkiye maruz kalmazsa istikamet üzere olacağı vurgulanmıştır.

İnsanı üzerinde yaratıldığı fıtrattan, iyilik, güzellik ve doğruluktan uzaklaştıran birçok etken mevcuttur. Eğer insana yanlış işler ve davranışlar öğretilmez ve gözünün önünde icra edilmezse insanoğlu hileyi kurdayı bilmez, bilemez de. Üç dört yaşında ki çocuğun söz ve davranışlarına bakın ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız. Yalanı, hırsızlığı ve aldatmayı bilmez ve nasıl yapılacağını dahi kestiremez. Kendisine belletilinceye kadar durum böyledir.

Yanlışlara ve kötülüklere dalmaması için okumalıdır insan. icra edilen fiilin Allah’ın emri olup olmadığını bilebilmesi için okuması kaçınılmaz bir görevdir. Bu manada okumayan insanın yanlışa dalabilme ve her türlü kötülüğü işleyebilme ihtimali her zaman mevcuttur.

İnsanoğlu her an değişebilir bir özelliğe de sahiptir. İmtihanınsırrı da zaten burada yatmaktadır. Çevrenin verdiği etkiye göre zamanla yolunu değiştirebilir. Yanlışa doğru, doğruya da yanlış gözüyle bakabilir. İnancında sapmalar da meydana gelebilir. İşte bu vesileyle insan, çevreden gelen baskılara direnebilmesi ve aslına sadık kalabilmesi için okumalıdır. İnsanın dinini iyi bilmesi ve hayatını ona göre düzenlemesi hayati bir önem arz etmektedir.

İnsanın yaşamında birçok vazgeçilmez vardır. Bu vazgeçilmezler kişiye göre değişir elbet. Kimi insanın vazgeçilmezi paradır, kimi insanın makamdır, mevkidir, koltuktur. Kimi insanın vazgeçilmezi de kitaptır ve olmalıdır.

Her kitap, aslında bir insandır. Ayakları olmasa da. Eli, kolu, gözü, kulağı bulunmasa da. 
Kitap ile arkadaş olan kişi; aslında birçok şeyle arkadaş olmuştur. Birinci önceliğimiz kitabın arkadaşlığını kazanmaktır. Dünyanın en güzel arkadaşlığı kazanmış ve yalnızlıktan kurtulmuştur o zaman. Labirentin birinci aşamasını doğru dönen bir kişi korkmasına ve mahzun olmasına gerek yoktur. O doğruyu ve doğru yolu bulmuştur. Yeter ki kendisine; “yol gösteren iyi kitaplar” taşısın koltuğunun altında. 

Konumuz ile ilgili olarak; “satır (satır) dizili kitaba” (Tur/2) ve “Nûn, kaleme ve satır satır yazdıklarına andolsun”. (Kalem/1) ayetleri kitabın önemine vurgu yapmaktadır. Kitap önemsiz, değersiz ve mahiyetsiz olmuş olsaydı eğer, Yüce Allah yemin eder miydi hiç?

Kitap; kişinin en sadık dostudur. En yakın arkadaşıdır. En verimli hazinesidir. Kişiye kızmaz darılmaz ve bağırmaz da. Sırtını dönerek küsmez de. Kişi kendisini terk etmedikçe o asla terk etmez.
Kitap; kişi ile konuşur insanlar gibi. İnsanlardan en büyük farkı, istediğin zaman konuşmasıdır. Dilediğin müddetçe konuşur, muhabbet eder, zaman zaman dertleşir, yalnızlığını giderir. Sus demeden susmasını da bilir. İnsana bilmediklerini öğretir.  

Yürümediğin yollarda yürütür seni. Görmediklerini bir film şeridi gibi getirir gözlerinin önüne. Sadece bununla da yetinmez kitap. 

Bazen kulağına fısıldar, müzik olur. Bazen gözüne ayna olur, yol gösterir, ayağını değecek taşlardan korur. Bazen yüreğine ışık tutar, yolunu aydınlatır, fikirlerine fener olur. Bazen bulunduğun konumda Musa’nın (a.s.) âsâsı gibi en sağlam, en güçlü, en kuvvetli dayanağın olur.

Kitap okumanın en önemli özelliği kişinin cahilliğini gidermesidir. Cehaletin pasını siler. Tertemiz yapar, parlatır insanı. Berraklaştırır. Düşüncelerini süzer; saflaştırır, arındırır.
Say say bitmez.

Kitaptır bu kitap. Başka bir şeye benzemez.

YORUMLAR

  • 6 Yorum
  • Mikail acacoglu
    2 ay önce
    Diline sağlık hocam Bir de bizim her halimizi yazan bizimle gezen ALLAH tarafından görevli yazalar vardır. Ve en son ikra kitabek oku kitabını diyecek ALLAH cc
  • Nihat güç
    2 ay önce
    Hürmetler efendim. Selâmlarımı saygılarımı sunuyorum.
  • Hamza ÇİFTÇİ
    2 ay önce
    Başarılarınızın devamını diliyorum PIRIM
  • Nihat GÜÇ
    2 ay önce
    Eyvallah allah razı olsun çok Teşekkür ederim hocam . Hürmetlerimi sunuyorum
  • Müslüm DOĞAN
    2 ay önce
    Diline sağlık kiymetli asker arkadaşım
  • Nihat güç
    2 ay önce
    Eyvallah müdürüm. Çok tesekkur ediyorum. Bizi kala alıp okudugunuz için de ayrıca teşekkür ederim