Reklam
Maddiyat Ve Maneviyat
Nihat Güç

Nihat Güç

Maddiyat Ve Maneviyat

10 Eylül 2020 - 12:22

Maddiyat ve maneviyat birbirini tamamlayan iki kavram. Et ve kemik gibi, gece ve gündüz gibi birbiriyle uyumludurlar. Birinin yokluğu diğerini pejmurde ederek nakıs bırakırken ikisinin uyumu insicamı sergiler.
Maddiyat; malı, mülkü, parayı ve insanın bedenini temsil ederken maneviyat; insanın dinini, ruhunu, yüreğini, duygusunu ve fiziksel olmayan unsurlarını karşılar.
Her şeyi maddiyata bağladı insanoğlu. Maddiyatla yattı maddiyatla kalktı. Hatta günümüzde maddiyatı ilahlaştıranlar azımsanmayacak kadar çoğaldı. Kimisi kendi bedenine tapar oldu, kimisi malına mülküne, parasına işine ve gücüne ilahi güçler atfetti. Halbuki insanoğlu maneviyatını güçlendirmiş olsaydı maddiyata ait ne kadar unsur varsa hepsini değersiz ve kıymetsiz göreceğinden peşinden sürükleyecekti. 
Maddiyatın peşinde koşarken insanoğluna ait ne kadar değer ve eder varsa hepsini savurdu havaya. Bir toz bulutu kapladı ufku. Dini, imanı, beşeriyeti, ahlakı, ticareti, aileyi, eğitimi, öğretimi hatta insanlığa ait ne kadar değer ve eder varsa hepsini maddi unsurlarla ölçtü ve biçti. Hatta insan, kendisini bile maddiyatla ölçer oldu. Rotasını şaşırınca insan; maneviyatına ait ne kadar kıymet, değer ve eder varsa hepsine düşman kesildi. İnsanlık bu konuda çok ilerledi çok. Hatta insan; insan olmaktan hicap duyar oldu. Uzaya kadar çıkıp maddiyatı ararken yanı başında sürekli bulundurması ve taşıması gereken maneviyatı kaybetti gündüzün ortasında. 
Maddiyata pürdikkat odaklanmaktan mütevellit gözler kör oldu. Işığını kaybederek karanlığa gömüldü. Suyu boşaltılmış havuzlara balıklama atladı. Her seferinde kafa üstü betonlara çakılmaktan bitap düştü. Ama vazgeçmedi bu süfli hayalinden, hedefinden, amacından. İliklerine kadar kendisini sarıp sarmalayan bu uyku sarmalından bedenini ve ruhunu kurtaramadı bir türlü. Bu vesileyle ne geçmişe ait unsurları ne ânı ne de atiyi görebildi. 
Maneviyat eksenli düşünmeyi aklına vurulmuş bir pranga sandı insanoğlu. Bu konuda şartlandı belki de şartlandırıldı. Çünkü çabucak hipnotize olabiliyordu. İçine düştüğü girdap bu düşünceyi rahatlıkla kabul edebileceği ortamı sağlıyordu kendisine. Maneviyatı vicdansızlık olarak algıladı. İnsanlık; maneviyatı düşünenleri dışladı hayatından ve yaşantından hatta edebiyatından. Düşünceyi bile uzaklaştırdı düşüncesinden. Özgürlük sandı düşüncesizliği. Yaptıkları ve yazdıkları üzerinde düşünmez/düşünemez oldu. Düşünceyi suç sayma konusunda uygun adım yürüdüğü için çok ilerledi. Birilerinin düşünüyor olma hülyalarıyla avuttu kendisini. Kullandığı yüzlerce hatta binlerce kelimenin arasında değil maneviyatla ilgili olanları, onu çağrıştıran kelimeleri bile sildi sözlüklerinden, kitaplarından, belleklerinden, hafızalarından. 
Unutulmaması gerekir ki insan hem ruh hem de bedenden müteşekkil bir varlıktır. Eğer günümüzdeki gibi bir tarafa fazla eğilirse öbür tarafı sakat ve atıl bırakmış olur. Dengede durabilmek adına insan; bu iki yönünü dengede tutmaya çaba ve gayret sarf etmelidir. Teraziyi doğru tutmaz ve tartmazsa hedefi şaşırır, rotasını kaybeder. Engin denizlerde boğulmaktan kurtaramaz kendisini ve neslin. 
Maalesef son dönemde insana yönelik yapılan yatırımların tamamı insan vücuduna yönelik olduğu inkar edilemez bir gerçektir. Bu ister bilerek yapılmış olsun ister farkına varmadan kullanılan bir tercih olsun insanı robotlaştırmaya yönelik olduğu aşikardır. Bu vesileyle kurulan ve kurgulanan medeniyet; ruhsuz bedenler doğurdu. İnsanın bedenini ıskalarsanız ruhunu, ruhunu ıskalarsanız bedenini dar kalıplara hapsetmiş olursunuz. Demirden mamul dar elbiselere tıkıştırılmış bir bedenden maneviyat beklemeniz beyhudedir. Her geçen gün insana ve insanlığa ait maneviyat meş'alesini taşıyacak bir ruh bulmak zorlaşmaktadır. Gidişat iç açıcı değildir.
Halbuki insanın maddi yönünün yanında bir de ruhi boyutu vardı. Onun da ihtiyaçları, istekleri, hedefleri ve arzuları olduğuna ve olacağına kapattı gözlerini, kulaklarını ve vicdanını. 
İnsanoğlunun tarih sahnesinde yer alışından bu yana mide, bu günkü kadar manevi değerlere karşı bulanmamıştı.

YORUMLAR

  • 4 Yorum
  • Hekimoglu
    2 hafta önce
    Yüreğinize kaleminize sağlık. Maddiyatı ve maneviyatı hakikatin ölçüsüyle degerlendirenlerden olmak dileğiyle. .
  • Nihat GÜÇ
    2 hafta önce
    Allah razı olsun Teşekkür ederim hekimoğlu. Maddiyat ve maneviyat olmazsa olmazımızdır. Ancak asrımızda meneviyat unutuldu. Maddiyata tapılır oldu. Rabbim bizi maddiyatı da unutmadan maneviyatın peşinden giden kyllarından kılsın
  • Ramazan Yıldız
    2 hafta önce
    Ağzınıza yüreğinize sağlık çok değerli hocam çok güzel konuya deyindiniz aynn öyle gidişatımız hiç iyi değil
  • Nihat GÜÇ
    2 hafta önce
    Çok teşekkür ederim Ramazan Yıldız.