Reklam
Reklam
Nihat Güç

Nihat Güç

Manipülasyon

28 Eylül 2019 - 11:17

Manipülasyon bilgi eksikliğinin sonucunda kişilerde veya toplumlarda meydana gelen bir akıl tutulması, bir akıl oyunudur. 
Kendini akıllı sanan kimi insanın bazı teknolojik aletleri de kullanarak, aklını kullanmayan veya kullanmaktan aciz kişileri sevk ve idare etmeye çalışmasıdır manipülasyon. Olanı gizlemek, olmayanı varmış gibi süsleyerek, püsleyerek parlatmak ve gerçeķmiş gibi ulu orta sergileye bilmektir. Yalanı gerçekmiş gibi anlatma ve pazarlama işidir aynı zamanda. Bir nevi perdeleme yapmaktır manipülasyon. Göz boyama ve herhangi bir nesneyi farklı gösteren renkli gözlük imal etme ve bunu insanlara zorla kullandırma sanatıdır. 
Manipülasyon günümüzde en çok başvurulan, bireyleri hatta toplumları yönlendirmeye ve kandırmaya matuf bir yöntem haline gelmiştir. Özellikle teknolojik kitle iletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla manipülasyon işlemleri profesyonellerin eline geçmiştir. Sosyal medya üzerinden gerçekleşen manipülasyonlar, bireyin ve toplumun algılarını, düşüncelerini ve inançlarını dahi yönetmeye başladıklarını rahatlıkla söyleyebiliriz.  
Yapılan manipülasyon sayesinde doğruyu yanlış, suçluyu suçsuz, haklıyı haksız, siyahı beyaz, geceyi gündüz, gösterdiklerine şahit olmaktayız. Kısaca insanlara günlük hayatta meydana gelen bir olayı veya durumu ters gösterme ve buna inandırarak kabul ettirme operasyonudur. 
Manipülasyon küffarın, feraset de Mü’minin işiydi. Doğrusu küffar işini iyi yaptı. Peki ya feraset sahibi olması gereken bizler ne yaptık? Olayları doğru anlamamıza ve yorumlamamıza yarayan, kendimize has bir bakışı ifade eden, zihinsel açıklığı ve berraklığı ifade eden feraseti kullanmaktan uzaklaştık. Değil ferasetli olmayı, olayları ferasetle değerlendirmeyi unuttuk. Ferasetin ne olduğunu dahi unuttuk. Çünkü zihnimiz ve aklımız esirdi. Kendi kendine yetecek güç ve kuvvetten yoksundu. Varlığımızı farklı kılan ana unsurlarımız tek tek zayi oldu. Ferasetimizden fersah fersah uzaklaştık. Terk ettik kendimize ait bakış açımızı. Uzaklaştık bize ait düşünce yapımızdan.
Bizi biz yapan asıl değerlerimizi kaybedince yerimizde oturup aval aval yutturmaya çalıştıkları oyunları ağzımız açık izledik. Ferasetimizi yitirince kandık aldatıcılara, aldandık söylediklerine, yaptıklarına. Hokus pokus deyişlerine alkış tutmakla meşğulduk.
Manipüle olmak kendin olmaktan çıkıp başkası olmaktı. Başkasının bak dediği pencereden olay ve olgulara bakmaktı. Gör dedikleri şeyleri görmeye çalışmaktı. Bir başka deyişle aklını ve fikrini kiraya vermekti. Kendine ait bir dünya görüşüne ve olayları yorumlayabilme yeteneğine sahip olmaktan kaçınmak ve uzaklaşmaktı. Cereyan eden hadiseleri okuyamamak ve en önemlisi olaylara kör olmaktı. 
Kur'an-ı Kerim'de birden fazla ayette geçen; "Aklınızı kullanmayacak mısınız?" sözü tam da bu durum için dile getirildiğine inanıyorum. Olayları ve meydana gelen gelişmeleri olduğu gibi anlamak ve ona göre tavır almak inancımızın bir gereğidir. Bize aktarıldığı gibi değil olması gerektiği üzere anlamak ve kavramak zorundayız. Olayları kendimize has bir bakışla değerlendirmek ve bir karara varmak dinimizin bir emriydi. Çünkü Manipülasyon oyunları, küffarın vazgeçmediği geçmişten gelen bir hile düzeniydi. Kur’an-ı Kerim’e göre bir bakış açısına sahip olmayan kişilerin her zaman kandıkları ve aldandıkları bir desiseydi. Bunu bu şekilde bilmek gerek. Yoksa başkalarının açtıkları yolda yürümeye, oynanan oyunda birer piyon olmaya devam ederiz. Kendimize ait bir yol oluşturmak ve bu yolda ilerlemek Müslüman olmamızın ilk basamağıydı. 
Ufkumuz geniş, görüşümüz net, olayları anlama ve yorumlama yeteneğimiz gelişmiş olmalı ilahi kelam doğrultusunda. Dünya arenasında Müslüman kimliğimizle var olduğumuzu kabul ettirmek istiyorsak görüş açımıza şekil vermek isteyenlere inat olayları doğru anlamak ve doğru algılamak zorundayız. Kur’ani bir gözlüğü edinmek ve kullanmak gerek.
Algılarımızın bize ait olduğunu ve başka güçlerin eğemenliğine teslim edilmeyeceği bilinmelidir. Emperyalist güçlerin algılarımızı yönetmesine ve şekillendirmesine müsaade edemeyiz. Bu kimliğimiz ve varoluşumuz açısından bir zorunluluktur. 
Aklımızı kullanmak üzerimizde oynanan oyun ve hilelerin farkında olmak Mü'min olmamızın en önemli yanıdır. Bu vesileyle yapılan ve yapılmaya çalışılan manipülasyonlar karşısında dik duran ve Mü’minlere has olan bir Kur’ani bakışı korumak yoksa oluşturmak zorundayız. 
Zihinsel uyanıklığı, fikirsel berraklığı, geleceği okuyabilme ve yönetebilme yeteneğini ifade eden feraset, manipülasyonun panzehiridir. Ferasetin olduğu yerde manipülasyon barınamaz. Feraset Mü’minde, manipülasyon da Kafir ve Münafıklarda olur. Söz konusu düşmanlar manipülasyonu kullandıkça bizlerin de ferasete sarılmamız gerekir. Aklımızı Kur’an ve Sünnet ışığında yeterince kullanabiliyor olsaydık eğer sergilenen her manipülasyonu feraset ışığında eriyen buza dönüştürmeyi de başarabilirdik. Feraseti kaybettiğimizden bu yana manipülasyona yenildik, dağıldık ortalığa, kendimiz olmaktan uzaklaştık. 
En ufak nedenlerle hemencecik manipüle olabilen, normal zamanlarda yapmayacağı iş ve işlemleri rahatlıkla yapacak zihni ve akli melekeye sahip bir insan ayakları üzerinde durabilen, olgun, bilgili, ve ferasetli kişi değildir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum