Reklam
Reklam
Müptezel Akıl
Nihat Güç

Nihat Güç

Müptezel Akıl

02 Aralık 2020 - 22:48

"Bir zaman Musa kavmine: "Ey kavmim! Benim, Allah'ın size gönderdiği elçisi olduğumu bildiğiniz halde niçin beni incitiyorsunuz? demişti. Onlar yoldan sapınca, Allah da kalplerini saptırmıştı. Allah, fasıklar topluluğunu doğru yola iletmez." (Saf/5)
Ayetler geçmişi anlatsa da eskimeyen, her zamana ve her olaya ışık tutan bir yapıya sahiptir. Her an diri ve canlıdır. Binlerce yıl önceki bir olayı anlatsa da bugün yaşanan olaylardan azade değildir. Hangi ayeti ele alırsanız alın eskimeyen, sadece geçmiş ile ilişkilendirilmeyecek bir canlılığı yüreğinizde hissedersiniz. Yukarıda zikrettiğimiz ayet de böyledir. Her ne kadar Hz. Musa'yı inciten Yahudilerden bahsediyor olsa da günümüzde Kur'an-ı Kerimi inciten, Allah'a iftira atan ve üstüne üstlük Müslüman geçinen kimi alim kisvesine bürünmüş müptezel akıl sahiplerine de sesleniyor. 
Lütfen Peygamberi incitmeyin! İncitirseniz incindiğiniz gibi incinirsiniz. Bu incinmeyi, "Ebu Leheb’in elleri kurusun, (yok olsun) zaten yok oldu ya." Tebbet/1) ayetinde olduğu gibi anlayabiliriz. Alabora olur, hangi okyanusun dibini boylayacağınızı yakında görürsünüz. Tepetaklak gidersiniz bu dünyadan neuzubillah. Ben Ebu Cehil'in öldüğünü kitaplarda yazılı olduğunu biliyordum. Ancak Hala yaşadığına bugün bir kez daha şahit oldum.
Bir İlahiyat Profesörüne hiç yakışmadı bu durum, bu söylem, bu tavır, bu kibir. Sahi Allah'ın kitabına karşı Firavun gibi diklenmeler de neyin nesi? Allah'a akıl öğretmeye kalkışmak da nereden çıktı? Vakti zamanında müsteşrikler bile bu kadar cüretkar davranamamışlardı bu topraklarda. Müslümanların gözüne bakarak bunu söyleyebiliyor olması bir başka garabet. Belki de İsrail'in Müslümanların suskunluğundan cesaret aldığı gibi bu sünepe ve kılıksız kişiler de cesaret alıyordur ortalığa çöken sessizlikten.
Zaten zemin kaymasına uğrayan bu gibi kişilerin en büyük sorunu aklı ilahlaştırmalarıdır. Aklın söyledikleri doğru, Allah'ın söyledikleri de yanlış olduğunu kabul ederek itaat etmek ilahlaşan aklın birinci emridir. Bu durum aklı ilahlaştıranlarda sistematik bir sorun haline dönüştü. "Kendi nefsinin arzusunu kendisine ilâh edineni gördün mü? Ona sen mi vekil olacaksın?" (Furkan/43)
İnsanlarımıza: "Akıllısın! Önüne gelen her şeyi sorgula. Aklına uymayanları at gitsin! Sorgulanması gereken ayet de olsa, hadis de olsa fark etmez. Hatta en başta dini ve imanı eleştir. Asıl olan sorgulamaktır." dediler. Halbuki İlahi dinlerin aslı İbrahim (a.s.) gibi: "Rabbi ona “Teslim ol” dediğinde, “Alemlerin Rabbine teslim oldum” dediği." (Bakara/131) gibi demek gerekli değil mi? Aklı ilahlaştıran kesim var. Bu kesim eleştiriyi dinin temeline oturttular. Bunu bir ilah olarak insanlarımızın önüne temcit pilavı gibi ısıtıp ısıtıp sürdüler. 
Konuştuğu meselenin Kur'an olduğunu bilemeyen merkepler gibi eleştiriye başladı. Hani Yüce Allah sırtında taşıdığı yükten habersiz olanlar için: "Tevrat’la yükümlü tutulup da onunla amel etmeyenlerin durumu, ciltlerle kitap taşıyan eşeğin durumu gibidir. Allah’ın âyetlerini inkâr eden topluluğun hâli ne kötüdür! Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez." (Cuma/5) 
Tespih çeker gibi ilahi vahye dayanan tüm konuları ve unsurları sorgulamaya başladı. Ortada ise sorgulanmayan bir tek akıl kaldı. Hristiyan kültürü ile gelişmiş bir akıl. O da nedense bir türlü sorgulanmadı. Eğer akıl sorgulanmış olsaydı belki şaha kalkmazdı, ilahlaşmazdı. Ederinin farkına varır, süvarisini uçurumlardan fırlatmazdı aşağıya fırlattığı günümüzdeki insanlar gibi.
Müslüman'ın en önemli önceliği vahye teslimiyettir. Sen vahye teslim misin değil misin? öncelikle cevap verilmesi gereken konu bu. Kur'an'a teslim olmayanın kişinin imanı yoktur. Teslim olmayan bir kalp, bir akıl kendince her türlü kusuru bulur Kur'an'da. Kusursuz olduğunu bilmesine rağmen ayetlerde yanlışlık peşinde koşanlar yoldan savrulurlar. Hatta dinden bile çıkarlar.
Böylesi bir savrulma hadis ile başladığını rahatlıkla söyleyebilirim. "Bu hadis aklıma uymuyor" teranelerini "Bu ayeti Allah indirmiş olamaz." konumuna terfi ettiler. İnsanoğlu "Aklıma uymuyor" dedikçe inkarları katlanarak büyüdü ve nihayetinde Kur'an'ı inkara kalkıştı.
Tiyatroda sergilenen budur. Akademiya aklını vahye teslim etmedikçe “Ben, sizin en yüce Rabbinizim!” (Naziat/24) diyen Firavun gibi olmaktan kurtulamaz.

YORUMLAR

  • 10 Yorum
  • Abdulaziz Göktürk
    4 ay önce
    Allah razı olsun hocam önemli bir konu... maalesef bununla da sınırlı değil sıkıntılar... Rabbim feraset ve hidayet ihsan etsin insallah...
  • Nihat GÜÇ
    4 ay önce
    Abdulaziz göktürk allah razı olsun Teşekkür ederim hocam.
  • Fanı şeyhanli
    4 ay önce
    Keşke bilselerdi ...!!!
  • Nihat güç
    4 ay önce
    fani şeyhanlı gün gelecek bilecekler
  • İbrahim Mızrak
    4 ay önce
    Hakikatin dili ne de tatlıdır.
  • Nihat GÜÇ
    4 ay önce
    Ibrahim mızrak. Allah razı olsun Teşekkür ederim hocam
  • Tutunamayan
    4 ay önce
    Üzüldüm durumunuza
  • Nihat GÜÇ
    4 ay önce
    Tutunamayan. Özüldüğünüz konu ne?
  • Nihat GÜÇ
    4 ay önce
    Ali kibar hocam. Allah razı olsun Teşekkür ederim. Selamlar ve hürmetler bizden efendim.
  • Ali KİBAR
    4 ay önce
    Üstadım. Çok güzel bir konu ve paylaşım olmuş. Kaleminize yüreginize saglık Yazılarınız baki ömrünüz uzun olsun. Selamlar Saygılar sunuyorum.