Reklam
Şanlıurfa'da Seracılık
Nihat Güç

Nihat Güç

Şanlıurfa'da Seracılık

01 Ağustos 2019 - 10:03

İnsanların ihtiyaçları farklılık arz eder. Olmazsa olmaz, kimi ihtiyaçlar vardır. Kimi ihtiyaç da lükstür. Olmazsa belki daha iyi olur insan için. 
Şanlıurfa'nın toprağı münbittir, bereketlidir. Verilen emeği asla boşa çıkarmaz. Karşılığını bugüne kadar hep fazlasıyla iade etmiştir. Güneşi ve suyu Türkiye şartlarına göre en yeterli olan yerdir. Hatta Türkiye’nin tarıma elverişli en iyi bölgesinin bu bölge olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. 
Hızla gelişen ve büyüyen bir dünyada yaşıyoruz. Dünyanın hızlı dönüşümüne ayak uydurmak zorundayız. Bu hızlı dönüşüme ayak uyduramadığımız vakit tepetaklak olmak içten bile değildir. Klasik tarım yöntemleriyle, modern tarım yapan ülkelerle yarışmak, yarışmayı düşünmek hatta direnebilmek akıl karı değil. Bu vesileyle Şanlıurfa’nın her tarafında “seracılık” faaliyetlerinin yürütülebilmesi için yapılması gerekenlere bir an önce başlanmalıdır diye düşünüyorum. Birim alanda çalışan insan sayısını ve  verimi arttırmak zorundayız.
Şanlıurfa’nın ilçeleri dahil hemen her karış toprağı seracılık yapılabilir bir bölge. Toprağı müsait olduğu gibi iklimi de uygundur buna. Nüfus zaten buna muhtaç. Kendi yiyeceğini kendi toprağında üretebilir bir memleketten hatta bir medeniyetten bahsediyorum. 
Bu bölgede kurulacak seralar sayesinde bütün yurdun sebze ihtiyacını karşılayabilir. Şanlıurfa'nın devasa nüfusunun hem istihdamı hem de ülkemizin ve en başta insanlarımızın ekonomik kalkınması için bu büyük bir fırsat. Hatta bir gereklilik, bir zorunluluk. 
Ülkemizde geçen yıl yaşananları bir hatırlayalım. Birçok ilde kurulan tanzim noktaları Türkiye’ye yakışmadı. 
Seracılık faaliyetleri sadece bu bölge için gerekli bir durum değildir. Yurdumuz için de bir ihtiyaç, bir zorunluluktur. Zamanı ve toprağı tasarruflu kullanmak gerek. İsraf edecek bir anlık vaktimiz, heder edecek bir karış toprağımız, oyalayacak bir tek insanımız yoktur. 
Bir toplumun teknolojisi istediği kadar gelişmiş olsun illaki topraktan beslenmek zorundadırlar. Toprak olmadan ayakta kalacak bir medeniyet düşünemiyorum.
Klasik tarım işletme yöntemlerinde yüzlerce dönüm arazide bir veya iki aile istihdam edilmektedir. “Modern seracılık yöntemleri” sayesinde aşağı yukarı her bir dönümde bir aile istihdam edilmiş olacaktır. Halkımız bunu bilmeyebilir. İlgi duymayabilir de. Toprak ile zorunlu olarak iştiğal eden bir çok kurumumuz mevcut. İlgili kurumlarımızın hafızası ve bilgi birikimi bu konuyu tez elden aşabilecek yeterliliktedir.
Gerek devlet, gerek özel sektör bu konuyla yakından ilgilenmelidir. Desteklemeler verilmeli, verilmekte olanlar arttırılmalıdır. Halkı yönlendirecek olanlar bu işlerle ilgili olan kurumlarımız olacaktır. Halkı bu konuda bilinçlendirmeleri gerekir. İşleri bu. Hatta ilgili kurumların köy köy dolaşıp halka bunu anlatmanın yolunu bulmalıdırlar.
Önümüzdeki kış aylarında sebze savaşları yine ayyuka çıkabilir. Antalya'da esen bir rüzgarın tüm Türkiye'yi sallamasına, oluşan bir selin tüm Türkiye’yi mahsur etmesine asla müsâde edilmemelidir.
Bütün ülkeyi Antalya'ya mahkum etmeye gerek yok. Yol yakındır. İmkanlarımız yeterlidir. Seracılık konusunda Antalya'ya alternatif bir ŞANLIURFA mutlaka oluşturulmalıdır.

YORUMLAR

  • 5 Yorum