Reklam
Bir Çocuğun Akla Getirdikleri
Ömer Öztürk

Ömer Öztürk

Bir Çocuğun Akla Getirdikleri

20 Ağustos 2020 - 22:19

 Sokaktan geçerken bir çocuğa takıldı gözlerim. Üstüne dökülen kan rengi damlacıklara aldırmadan, yazın en sıcak vaktinde sağ elinde bir domates, solunda yarım somun, şapur şupur çıkardığı seslerle, öyle bir  şevkle, iştahla yiyordu ki sanki midesi aylardır oruç nöbetinde…
               Gerçekten domates mi yiyor diye şüphelendim birden. Usulca yaklaştım yanına. Selam verdim okşadım yıllarca taranmamış dağınık saçlı başını. Bu lezzetli şeyin ne olduğunu sordum kendisine. Amca: domates dedi... Zira en ucuz olan şeydi. Benim de birden canım istedi. Bir tane getirebilir misin dedim. Hiç düşünmeden bir çırpıda koştu ev sandığı gecekonduya ve  çok zaman geçmeden hızlıca uzattı kalem değmemiş minnacık tozlu ellini. Güler yüzlü, masum küçük bedenli, kocaman yüreklinin umut ışıldayan cömert gözlerine başımı çevirdim… 
            Kopardığı birazcık somunla ısırdım ikramlık domatesi.  O ana kadar hiç domates yememiş biri gibi yazıklar olsun dedim tattan bihaber dilime… Ey hatırı kırılmış çocuk, çiğnenmişti hukukun yenilmişti hakkın. Utandım yaşıma, imrendim yokluk içindeki mutluluğuna, özendim umuduna, çaresiz zannettiğim varoşta harcanılan haline.  Omuzlarıma ağırlık çöktü, hayıflandım, sahi ne zaman bu çocuğun amca dediği yaşa geldim, ne zaman bu sorumluluk verildi bana. Gelmez olaydım hep çocuk kalaydım, imkansızlıklara rağmen ümitvar olaydım… Oysa bir çocuk ne öğretebilirdi ki insana!. Daha bakmaya takatim yoktu…  Belki çocukluğum geldi aklıma, Lâl oldu yüreğim, düğümlendi boğazımda sözler, ruhum çekilmişti sanki bedenden... Peki, bütün çocukların kaderi aynı mıydı! neden?
              Teşekkür ederek ayrıldım kaçar adımlarla, sessiz hıçkırıklarla, eve vardım ardımdan gelen nice sorularla… 
               Velhasıl; Büyüdükçe küçülmüşüz meğer, akrep girmiş cebimize uzatmıyoruz elimizi, unuttuk mazluma yetişmeyi, menfaatimizden öte göremiyoruz kimseyi,   acizlik artmış umutlar azalmış, ufkumuza prangalar bağlanmış, infazı bekleyen bir esir gibi şevk ve heyecan kaçmış ruhumuzdan...

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Mehmet oymak
    1 ay önce
    Nefret (sinir)duygusunun mizacı soğuktur vücudu soğutur oda hastalık yapar. Ümit şefkat, merhamet vicdan duygusu vücudu ısıtır rahatlatır .insan kimine göre kısa kimine göre uzun olan zaman yolculuğunda heybesini iyilikle doldurmalı ki huzur bulasın .insanı düşünmeye sevk eden güzel yazınız için elinize yüreğinize sağlık