Reklam
Reklam
Ömer Öztürk

Ömer Öztürk

Bir Empati

14 Eylül 2021 - 20:44

            Ben  lâlım, sen sağır…. Duyduğum halde konuşamıyorum, sen duymadığından. Kelimeler, sesler müebbet küsmüşler bize. Eksikliklerle başlayacak gibi görünüyor hayatımız. Mesela, buluşmalarımızda sevdiğimi söyleyemeyeceğim sana, sen hakeza. hangi dilde anlaşacağız, nasıl sesleneceğim, hangi dilde sevip, hangi dilde rüyalarımda ağırlayacağım seni? 
              Lakabımız yettiğinden kimseler de bilmeyecek adımızı, kimliklerimizde dahi ismimiz böyle yazılmalı. Duymazlıktan gelmeyeceğiz hiçbir şeyi. Söyle bana, derdimizi nasıl anlatacağız dert anlamazlara!  Dedim ya adımız  ‘lâl’, lakabımız ‘sağır’…
           Hüzünlenince ağlar sevinince tebessüm ederim de, bakmam yetecek mi gözlerine…  Mimiklerim jestlerim yerinden çıkmaya namzet yüreğimi anlatmaya kafi gelecek mi? Konuşmadan el ele tutuşabilecek, müziksiz halay çekebilecek miyiz. Kapıyı çalmadan geldiğimi bilebilecek, ‘Leb’ siz düşüncelerime ‘lebi’ ekleyebilecek misin? Acıktığımızı söyleyemeden sofraya oturup, konuşmadan sohbet edebilecek miyiz? Bütün bunlara rağmen, bırak biraz avutayım kendimi, güzel nedenlere bağlayayım eksikliğimi. Şükür ki görüyor ve hissediyoruz. Zira bin söyleme bedel değil midir bir görmek, bin görmeye bedel, bir hissetmek…
           Velhasıl; Uzatmaya gerek var mı ki, ‘Dıl’ konuştu mu ‘dil’ susar, ona söz düşmez, gerek kalmaz artık?

YORUMLAR

  • 3 Yorum
  • M.ince
    1 hafta önce
    Selamlar Ömer bey, dil yarası gönül yarası, Hayata gönül penceresinden bakmak gerek çok manidar buldum yazınızı. İnsanlık duyarsız sağır ve kör her şeye seyirciyiz .
  • Dilek Demir.
    1 hafta önce
    "Dıl" konuştu mu, "Dil" susar.
  • Mehmet Oymak
    1 hafta önce
    Bir kişiyi dinlemek beyin işidir ama onunla empati kurabilmek gönül işidir.toplumsal davranışlara yayılsa Huzurlu ve kalp kırmadan yaşar insan empati kavramını farkındalık yaratarak dile getirdiğiniz için tşkler güzel yazılarınızın devamı dileğiyle