Reklam
Reklam
Sadık Kurt

Sadık Kurt

ATEİZM

02 Ağustos 2020 - 14:13

Ateizm; Tanrı tanımazlık, tanrısızlık düşüncesi belki insanlık tarihiyle yaşıttır. Hz.Adem (as) ve şeytanın savaş serüveniyle birlikte bu mücadele değişik versiyonlarla varlığını sürdürmüştür. Bir tarafta dinlere inananlar, diğer tarafta hiçbir dine inanmayanlar. Şu ana kadar 4000 dinin geldiği ve bu dinlerin bir şekilde beşeriyet nezdinde taban bulduğu anlaşılmaktadır. Dindar olan her insan 3999 dini inkar etmekte ve bir dini hak kabul etmektedir. Ben de bir Müslüman olarak, İslam dinine inaniyorum ve diğer 3999 dini de reddediyorum. Ateist birisi 4000 dini inkar ediyor, dindar birisi de 3999 dini inkar ediyor. Zahiren bir dindar ile bir dinsiz ve ateist arasında;dört binde bir kadar, sadece bir din kadar fark vardır. Görüldüğü gibi İkisi arasında matematiksel olarak büyük bir fark yoktur ancak, mahiyet ve nitelik olarak büyük bir fark vardır.

Ben şahsen yüzde yüz bir tanrı tanımaz inancına sahip insanların olduğuna inanmiyorum. Bir kere tanrı; varoluş ve yokoluş serüveninin temelindeki ezeli ve ebedi güçtür. Herkes bir şekilde bu gücü kabul etmektedir. Şu veya bu şekilde herkes bu güce inanmaktadır. Diyebiliriz ki, ateistin kendi düşüncesi 4001.dini inanıştır. 

Bir arkadaşımız demişti; “Eğer ateizm başka tanırıları inkar etmek ise,en büyük ateist(haşa sümme haşa) Allah'tır. Çünkü Allah, “lailahe;hiçbir ilah yoktur diyor. Sonra, “illellah,ancak Allah vardır" Yanı Allah(cc) u,kendisinden başka tüm tanrı ve ilahları yerle bir ediyor. 

Şimdi temel soru şu; İnsanlar neden bir dine, bir tanrıya inanır veya inanmayıp inkar eder??? Değerli arkadaşlar; Her insanın ve her toplumsal davranışın temelinde "İHTİYAÇ" vardır.Tüm bireysel ve toplumsal davranışın motor gücü "ihtiyaç"tır. Malum insanın varlığında, toplumsal hayatta, ekolojik ve kozmolojik hayatta cevaplanamayan tonlarca soru vardır. Yanı külli anlamda ontolojik hayat bilinmezlikler ve gizemlerle dopdoludur. Beşeri olsun, ilahi olsun, yanı vahye dayalı olsun;her din kendince bu soruları cevaplandırmıştır. İnsan, bilinmezlik ve belirsizliklerle hayatını sürdüremez. Bir şekilde kafasındaki sorulara cevap arar ve cevaplandırır. Genelde bu gizemli ve bilinmez soruların yanıtını dinler vermiştir. Yanı belirsizlikler tüm dinlerin ve mistisizmin teminatıdır. Çünkü imanın temel esprisi "gayba inanmaktır." Eğer bir gün, tüm belirsizlikler belirginleşirse, tüm gaybi konular apaçık bir şekilde ispatlanırsa, o zaman dinlere de gerek kalmayacaktır. Her şey ayan beyan ortada olduğundan, farklı bir inanış da olmayacaktır. Fert ve toplumun bir bütün içerisinde idamesinde dinin rolü her zaman büyük olmuştur. Bunun yanında tarihteki kanlı savaşların büyük bir kısmı da din eksenli olmuştur ve hala da devam etmektedir. 

Din ile, fert ve toplumun algısını yönetmek her zaman daha kolay olmuştur. Bu nedenle din; tarih boyunca egemenler tarafından hiçbir zaman kendi haline terkedilmeyip, mutlaka kontrol altında tutulmuştur. Çoğu zaman toplumda kanaat önderi olarak kabul edilen bazı şahsiyetlerin, çoğu sivil toplum örgütlerinin, formel ve informel örgütlerin ve iktidar sahiplerinin; toplumda büyük kitlelerin teveccühüne mazhar olan dini hassasiyetleri istismar ettikleri görülmüştür. Gerçekten inanmayıp, dini bir gladyo olarak kullananlar çoktur. Ateizmi ve dinsizliği besleyen en önemli faktörlerden biri de budur. 

Bazı düşünürler samimi olarak,bazıları da tamamen art niyetle dine karşı bir aksülamel,bir muhalefet düşüncesi geliştirmişlerdir. İşte bu düşüncelerin zirvesi "ateizm-tanrı tanımazlık" olmuştur. Ateistler; tanrı yoktur, demekle tüm dinleri ve tanrıları inkar ediyorlar ki; kendilerince din baskısından kurtulmuş, egemenler tarafından din ile istismar edilemeyecek; dinsiz, seküler ve modern bir fert ve toplum oluşturabilmeyi başarmaktır. Bir Başka amaç ise; tamamen felsefik ve fantastik güdülerle dinleri reddetmektir. Şüphesiz her düşünce ve ideolojinin münafıkları vardır. Bu münafıklardan hareketle topyekün bir inanç dünyasını inkar etmek çözüm değildir. Ayni şekilde; muhtelif eleştirileri görmezlikten gelip, karşı fikre;"yav bunlar ateistler, dinsiz imansızlar, ne çıkacak bunlardan" deyip işin içinden çıkmak da makul bir savunma mekanizması olmadığı kanaatindeyim. 

Bugün beşeriyetin en az % 98 ı inanmaktadır.Bilinmezliklerin varlığı devam ettiği sürece, din ve felsefe de var olacaktır.  

YORUMLAR

  • 0 Yorum