Reklam
Kurban Bayramı Sohbeti-2
Sadık Kurt

Sadık Kurt

Kurban Bayramı Sohbeti-2

10 Ağustos 2019 - 11:19

Değerli misafirler;
 
Tabi Sadık kardeşimiz soruyor, ben de cevaplıyorum. Sadık kardeşimin soruları sadece şahsıma yönelik olmadığı gibi, benim cevaplarım da sadece Sadık kardeşimle sınırlı değildir. Soru ve cevaplar, hepimize şamildir. Özellikle bu ince ayrıntıyı dikkate almanızı isterim.
Salondakilerden birkaç kişi;
Tabi Seydam tabi. Allah razı olsun.  Sohbet hepimizi kapsamaktadır ve bizler de can kulağıyla bu sohbeti dinliyoruz şeklinde açıklamalarda bulundular. Bu arada Seyda,  çay bardağının dibinde kalan son çayını da yudumlayarak sözlerini şöyle sürdürdü;
 Buna çok sevindim. Dinamik bir dinleyici kitlesinin olması bizleri son derece sevindiriyor. Yanı demem o ki; Benle Sadık Kardeş kendi kendimize çalıp oynayanlar pozisyonuna düşmeyelim. Sohbetimiz ikimizle, hatta on kişi ile yirmi kişi ile sınırlı olmamalı. Sohbetimiz salonda bulunan herkesi sarmalı; hatta onları aşıp, duvarları ve ötesini dahi etkilemelidir. Seydanın bu son cümlesi üzerine salondakilerden;’’subhanallah, maşallah, maşallah…’’ şeklinde pozitif tepkilerde bu 
Dedim;
Seyda kardeş küçüklüğündeki bayramlardan biraz bahseder misin??
Dedi;
    Hay hay Sadık kardeş, memnuniyetle. Hayatımın ilk on dört yılı köy ortamında geçti. Bayramların gelişini büyük coşku ile karşılardık.
Arkadaşlar;
Çocuk yaşta iken bayram günü, bayram havası halet-i ruhiyemi çok etkilerdi. İnsanların seslerinde, yürüyüşlerinde, yüzlerinde, dağların ve tepelerin duruşunda, kuşların ötüşü ve uçuşunda, rüzgarın esişinde, ağaçların duruşunda, yaprakların duruşunda ve titreşiminde, gökyüzünün maviliğinde, güneşin kendisinde ve güneşin ışıklarının gezegenimizi ziyaret edişinde, çayların ve nehirlerin akışında, koyun ve kuzuların meleşinde, Semavat ve arzın ahenkli duruşunda; külli anlamda bir fevkaladelik ve harikalık olduğunu müşahade ederdim ve bu manevi ruh hali son derece beni etkilerdi. Ben bu manevi tesiri tüm hücrelerime kadar hissederdim.
    Seyda bu son cümleyi bitirir bitirmez, salondakilerden biri ayağa kalkıp yüksek sesle; “Allahu ekber, Allahu ekber,Vellahu ekber’’  diyerek tekbir getirdi. Son tekbiri; bütün salon ayağa kalkarak getirdi. O sırada benim de ayakta olduğumu fark ettim. Halbuki ben de herkes gibi oturuyordum. Salondaki aşk, huşu ve vecd durumu beni de etkileyip, gayr-i ihtiyari olarak ayağa kaldırmıştı.
   Sonra herkes oturdu. Yaklaşık on beş yirmi saniye salonda mutlak bir sessizlik hakim oldu. O kalabalık ortamda sinek uçsa herkes tarafından duyulacaktı. Ben hemen ayağa kalktım;
   Öncelikle Seyda kardeşime, daha sonra hepinize teşekkür ediyorum. Sohbetimiz burada sona ermiştir. Bu konuya inşallah devam...
 
   Not: Değerli okuyucular, bayram sohbetimiz devam edecektir.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum