Kurban Bayramı Sohbeti-3
Sadık Kurt

Sadık Kurt

Kurban Bayramı Sohbeti-3

13 Ağustos 2019 - 19:10

Değerli arkadaşlar hepinizi tüm samimiyetimle selamlıyorum. Sohbetimize düzenli devamınızdan dolayı çok teşekkür ediyorum. Malum olduğu üzere bayram heyecanı devam etmektedir. Unutmayalım ki, bayramlaşma olursa heyecan olur, bayramın anlam ve önemi anlaşılmış olur.
   Arkadaşlar;
Dünyevi karşılık beklemeden annenizi, babanızı, kardeşlerinizi, amcalarınızı, halalarınızı, dayılarınızı, teyzelerinizi, kuzenlerinizi, komşularınızı, çevrenizdeki yaşlıları, yetimleri, kimsesizleri ziyaret ediniz. Onlara bayramın kardeşlik, yardımlaşma, şefkat ve merhamet atmosferini taşıyınız. Sevinci olanların sevincine, üzüntüsü olanın üzüntüsüne ortak olunuz. Ortak olunuz ki, bayramın sosyo-psikolojik manası izhar olunsun.
 Değerli dostlar;
Bayramda kibri, nefsi, şeytani tüm dürtüleri ayaklarınızın altına alınız. Bu mübarek bayram günlerinde; kindar, bozguncu, fesat, huzurbozucu insanları sevindirmeyin. Birleştirici olun; barışa, birlikteliğe, huzura, kardeşliğe giden tüm vesileleri kuvveden fiile geçirelim. Bayramı gerçek manasıyla icra ettiğimizde; Allah(cc)’ nun şefkat ve merhameti her tarafımızı kuşatacaktır. O zaman insanlar birbirleri hakkında kötü düşünceleri beslemeyecektir; bağışlama, acıma, el uzatma, yardımlaşma gibi pozitif hasletler sosyolojik hayatta serfiraz olunacaktır.
Bu arada dinleyicilerden biri;
Değerli Seyda kardeş;
Siz diyorsunuz ki herkese gidin, onları ziyaret edin, kibir ve eneyı ayaklarınız altına alın. Ki olması gereken de budur. Ancak,o kadar kart insanlar var ki; biz gitmek istiyoruz,bu insanlar Kapılarını yüzümüze kapatıyorlar, bize gelmeyin diyorlar.Bunlara ne yapmak lazım?? Diye sordu.
Seyda;
Bu güzel soru için çok teşekkür ediyorum. Allah razı olsun. Öncelikle biz sabırlı olacağız, geniş soluklu olacağız, hemen parlayıp olumsuz bir tepki içerisinde olmayacağız. Onlara dua edeceğiz, kalplerinin yumuşaması için dua edeceğiz. Bu olumlu tepkimizi yüksek bir sabır ve ısrar anlayışı içerisinde sürdüreceğiz. Büyük ölçüde emeğimizin olumlu ve bereketli sonuçlarını alırız. Yeter ki doğru yolda olalım ve o yolda bir gayret içerisinde bulunalım. Göreceksiniz, mutlaka pozitif sonuçları olacaktır.
   Bu açıklamadan sonra Seyda ayağa kalkarak salondakilere şöyle haykırdı;
Arkadaşlar;
Şuna dikkat ediniz, ama çok dikkat ediniz; Kurban etini dolaplarınıza istiflemeyiniz. Etin kilosu altmış yetmiş lira olmuştur. Türkiye şartlarını düşündüğümüzde en az yirmi milyon insan et bulmaktan, et yemekten mahrumdur. Bu etleri dolaplara doldurup haftalarca ve aylarca bekletmeyin. Kurban etlerinizi gerçek sahiplerine bir an önce ulaştırın ve tüketin. Aksi takdirde kurban eti, mahşer günü iki yakanıza yapışıp sizlerden hesap soracaktır. Bunun hesabını da veremezsiniz, altında ezilirsiniz.
Sohbetimize son verirken; Rabbim kurbanlarınızı, hayırlarınızı, iyiliklerinizi kabul buyursun derim. Bir dahaki sohbette görüşmek üzere kalın sağlıcakla.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum