Reklam
Reklam
Ramazan sohbeti-5
Sadık Kurt

Sadık Kurt

Ramazan sohbeti-5

02 Mayıs 2020 - 23:03

Evet kekımın, fecri kazib ve fecri sadıkta kalmıştık. Bunlar ne anlama geliyor??

Seyda;
Fecr,şafak demektir.Doğuda  ufuk bölgesinde beliren aydınlamadır.

Fecr-i kazib;
Doğuda ufuk bölgesinde beliren aydınlığın, onbeş yermi dakika sonra incelip yok olmasıdır. Beliren aydınlık devam etmeyip, belli bir süre sonra yok olduğundan, bu fecre kazib yanı yalancı fecr denilmektedir.

Fecr-i sadık;
Doğuda ufuk bölgesinde beliren aydınlığın,gün doğumuna doğru artarak devam eden fecirdir. Ufuk’ta beliren aydınlık, kısa süre sonra yok olmayıp,aydınlığın artarak gün doğumuyla birleşmesi sonucu; bu fecre, fecr-i sadık yanı dosdoğru, gerçekçi fecir denilmektedir.

İşte oruç tutma zamanı; fecri sadıktan itibaren başlayıp, akşam ezanına kadar devam eden zamandır.

Fecri kazib ile fecri sadık arasında yaklaşık elli dakika, fecri kazib ile gün doğumu arasında da yaklaşık birbuçuk saat zaman vardır.

Fecri sadık ile gün doğumu arasında kırkbeş elli dakika zaman vardır. 

Bu durumda eğer biri, fecri kazibten itibaren yeme içeyi bırakırsa, fecri Sadık’a göre oruç tutmaya başlayan kişiden elli dakika daha fazla oruç tutmuş olacak.

Durum ortada. İsteyen fecri kazibten itibaren oruç tutsun, isteyen de fecri Sadıktan itibaren oruç tutsun. Muhakkak ki, ameller niyetlere göredir.

Dedim;
Seyda kardeşim Allah razı olsun. Gariptir, bu kadar astronomi, uzay bilimi gelişmiş. Hala insanımız bu konuyu tartışabilmektedir. Geçen sohbetimizde de değinmiştik. Ayın, dünyanın ve güneşin hareketlerini; bu hareketlerin birbirleri üzerindeki yansımalarını hesaplayıp takip etmek son derece kolay. Durum bu kadar net ortada iken, ne diye bunu tartışıyoruz.??

Seyda; 
Maalesef dediğin gibi. Tartışmak, eleştirmek, müzakere etmek, konuşmak güzeldir. Bunu yapamıyoruz. Birbirimizin önünü aydınlatmiyoruz, birbirimizin yolunda bulunan çalı, çırpı ve dikenleri kaldırmiyoruz. Aksine birbirimizi tekfir ediyoruz. Birbirimizin yoluna çalı çırpı atıp, birbirimize engel oluyoruz. Bu konudaki karşı fikirlerimizi, adeta düşmanla savaşiyormuşuz gibi mücadele içerisine giriyoruz.
Tabi bu nahoş tavır, onlarca kalbin kırılmasına neden oluyor. Bu, küçük bir örnektir. Hemen hemen tüm ibadet konularında durum bundan pek farklı değildir.

Oruç; nefsin terbiye edildiği, topyekün bedenimizin ve ruhumuzun olgunlaşıp, kemale ermesi mücadelesidir. Oruç, bizleri merhametli, ferasetli, anlayışlı, diğergamlı ve engin hoşgörülü yapmalıdır. Orucumuzu, başa kakarcasına bahane edip; hassaten kendimize, yakın çevremize ve münasebet halinde olduğumuz insanlara sıkıntı vermemeliyiz.

Dedim;
Seyda kardeş, oruç başa vurur mu?? Böyle bir şey var mı?? Bu konuda bizleri aydınlatır mısınız??

Seyda;
Sadık kardeş, Allah razı olsun.Güzel bir soru. Sohbetimiz fazla sıkıcı olmasın diye, bu sorunun cevabını gelecek sohbetimize bırakalım. Gelecek sohbetimizde tekrar görüşmek dileğiyle herkese  sağlıklı, bereketli ve huzurlu ramazanlar diliyorum.

YORUMLAR

  • 3 Yorum
  • Mustafa pakır
    1 yıl önce
    Demek ki hepimiz fecri kazibten itibaren oruç tutmaya başlıyoruz..
  • Sadık Kurt
    1 yıl önce
    Çok doğru hocam. Böylece 45 dk. daha fazla oruç tutmuş oluyoruz. Dedim ya, ameller niyetlere göredir. Rabbim hepimizin orucunu kabul eylesin inşaAllah.
  • Mustafa Tosun
    1 yıl önce
    Ben fecri sadık'a göre oruç tutuyorum..