Reklam
Reklam
Ramazan Sohbeti-8
Sadık Kurt

Sadık Kurt

Ramazan Sohbeti-8

15 Mayıs 2020 - 18:58

Dün akşam saat 21.00’de Seyda ile bir araya gelerek, Ramazan’a özel 8.sohbetimizi gerçekleştirdik. Önce güzel bir çay faslı yaptık.İkinci çay faslı eşliğinde sohbetimizi sürdürdük. Ben de Seyda da birer çay tiryakisiyiz.Tabi Seyda benden daha fazla çay bağımlısı. Mesela ben; Genelde tekel çay içerim. Ancak; kaçak çay ,tekel çay ayırımını fazla gözetmem. Fakat Seyda; kaçak çay olmazsa olmazıdır. Ne ise, önümüzde hem kaçak ve hem de tekel çay olmak üzere iki demlik durmaktadır.

Seydaya;
Kekımın, bugün sizi adeta soru yağmuruna tutacağım. Ona göre hazırlıklı olun.

Seyda;
Sadık kardeşim, her türlü sorularına evelAllah hazırım. Allahın izniyle soruların altında kalmayız. Bildiğimiz soruları cevaplandırırız. Bilmediğimiz sorular için de; bu soruların cevabını bilmiyoruz deyip, işin içinden çıkarız. Bilgimiz de belli bir yere kadardır. Bildiklerimiz, sonsuz bir derya karşısında, bir damla mesabesinde bile değildir.

Dedim;
Çok doğru Seyda kardeşim. Bir okuyucumuz diyor ki; Ben asgari ücretle sanayide çalışan bir işçiyim. Patronumuz oruç tutmamız için bize izin vermiyor. Patron; işlerinin çok sıkışık olduğunu, bir ay gibi uzun süre fabrikayı kapalı tutmanın ağır ekonomik sonuçları olacağını söylüyor. Bu kadar ağır bir rizkı göze alamayacağını açıklıyor. Bu kardeşimiz, önünde iki seçeneği olduğunu söylüyor;

Birincisi;
Ya fabrikadan ayrılıp,işsiz kalacak,
İkincisi;
Ya da işe devam edip orucunu yiyecek.

Psikolojide buna istenmeyen iki durumun çatışması. Yanı iki negatif psikolojik çatışma. Kaçınma-kaçınma çatışması. Böyle bir ruh hali insanı çok yıpratır. Bu kardeşimiz mahallemizdeki Sofi Bedir’e sormuş. Sofi Bedir işçi gence; Allah’ın rızasını kazanıp cennete gitmeyi öyle kolay mı sandın?? inim inim inlesen de, sürüm sürüm sürünsen de bunun çaresi yoktur. Oruç için işini terketmek zorundasın diye fetva vermiş. Seydayımın bu konudaki fikrinizi merak ediyorum.

İkinci sorum;
Kamyon şoförü bir kardeşimiz var. Bunun hayatı yollarda geçmektedir. Bu kamyon şoförünün borcu da çok. Ailesinin başını sokabileceği bir ev almış. Evin düzenli ödenmedi gereken taksitleri vardır. Bir ay sefere çıkmazsa taksitlerin birikeceğini ve bu durumun da onu daha çok zorlayacağını ifade ediyor. Bu kardeşimize nasıl bir çözüm önerirsiniz.

Seyda;
Bir kere Sofi Bedir’in fetvası çok acımasız olmuştur. Sadık kardeşim, bakara 184. ayette; hasta ve yolcu olanların oruç tutmayıp daha sonra telafi edebileceklerini; oruç tutmaya hiçbir şekilde gücü yetmeyenlerin de; her güne karşı bir fakiri doyurabilecekleri ifade ediliyor.

Bu minval üzere;
Sanayıde çalışan işçi kardeşimiz, oruç tutmayıp işine devam edebilir. Çoluk çocuğunun rızkını tehlikeye atmasın. Çocukların nafakasını temin etmek de bir ibadettir. Bu kardeşimiz tutmadığı günlere karşılık fidye ödesin. Fidye de ödeyecek kuvveti yoksa, Allah Kerim u rahimdir. Rabbim affeder. 

Kamyoncu kardeşimiz de aynen Sanayı işçisinde olduğu gibi; sefere devam edip, oruç tutmayabilir. Tutmadığı günlere karşılık fidye ödesin. Fidye ödemede ne kadar cömert olurlarsa, o kadar onların yararına olur.Allah cömerttir, cömert olan kullarını da çok sever.

Dedim;
Allah razı olsun Seyda kardeşim. Son bir sorum. Hayrettin adında ateist bir arkadaşımız var.

Seyda gülümseyerek; Hem Hayrettin, hem arkadaşın ve hem de ateist.Halla halla. Doğrusu ben de meraklanmaya başladım. Ne diyor bu ateist arkadaşın??

Dedim;
Bu ateist arkadaş diyor ki; 
Bu inandığınız Allah, haşa ne kadar egoist, bencil bir ilah. Her şeyı benim için yapın diyor. Benim için namaz kılın, kurban kesin, hacca gidin, birbirinizi sevin. Hasılı her şeyı benim için yapın diyor. Böyle bir ilah nasıl zengin ve cömert olabilir??

Seyda;
Sadık kardeşim, bu biraz kıdemli bir soru oldu. Sohbetimizin süresi de uzadı. Bu sorunun cevabını gelecek sohbete bırakalım inşaAllah.

Dedim;
İnşaAllah Seydayımın, inşaAllah...

YORUMLAR

  • 0 Yorum