Reklam
Reklam
Ramazan Sohbeti-9
Sadık Kurt

Sadık Kurt

Ramazan Sohbeti-9

18 Mayıs 2020 - 19:04

Seydaya;
Hayrettin adında bir ateist arkadaşımız diyor ki; 
Bu inandığınız Allah, haşa ne kadar egoist, bencil bir ilah. Her şeyı benim için yapın diyor. 
Benim için namaz kılın, kurban kesin, 
hacca gidin, 
Yetimi ve yoksulu koruyun,
İyilikte yarışın,
birbirinizi sevin. 
   Hasılı, her şeyı benim için yapın diyor. Hanı Allah’ınız ğani idi, hiçbir şeye ihtiyacı yoktu. Böyle bir ilah nasıl zengin ve cömert olabilir??

Seyda;
Bu ateist Hayrettin, buradaki ilahi mesajı yanlış anlamıştır. Ya da görmek istediği mesajı okumuştur. Çünkü beklentiler algıyı etkiler. Beklenti ve önyargılar, algı dünyamızı büyük ölçüde şekillendirir. Onun için okumalarımızda olabildiğince önyargılardan sıyrılmak gerekir.

Evet, her eylemin “fi sebilillah” ekseninde cereyan etmesi çok önemlidir. Rabbimiz (cc) da böyle istiyor. Allah için bir eylemde bulunmak demek; eylemelerimizi, ibadetlerimizi hiçbir dünyevi beklenti içerisinde olmadan yerine getirmektir. Örneğin yoksula yardımda bulunan biri; sosyal medyada, tv’lerde,radyolarda, basında, arkadaşlarının yanında, hatta yoksula da kim olduğunu göstermeden, hiçbir yerde bu yardımı gündeme getirmeden, sadece ve sadece onunla Allah arasında olması; bu yardımın Allah için yaptığının en güzel göstergesidir.

Allah için yapılan her eylem birer ibadet mesabesindedir. Allah için atılan her adımda samimiyet vardır.Samimi fiil; amacına uygun olan fiildir, eşyanın tabiatına uygun olandır, hormonlu olmayandır. Burada bal üretimini ele alalım. Gerçekten arıcılık yapan, doğal bal yetiştiren ve hiçbir şekilde müşterilerini dolandırmak istemeyen bir bal üreticisi; arılarını yayladan yaylaya taşıyarak, binbir zahmetler çekerek, gerçek bal üretimini kendine şiar edinecektir. İşte böyle bir arıcının balı gerçek bal olacak, doğal bal olacak.Bu doğal bal, Allah’ın rızasını gözetleyerek üretildiği için hastalara şifa, insanlara sağlık, güç, moral ve sevinç verecektir.

Allah için olmayan eylemlerde de; samimiyet yoktur. Rıza-i ilahiden beri olan her fiil; amacına uygun olmayandır, doğal olmayan ve nihayetinde tahrip edici olandır. Burda da eyleminde, üretiminde Allah’ın rızası olmayan bir bal üreticisini ele alalım. Ne demiştik?? Rıza-i ilahiden uzak olan her eylem; samimiyetten de uzaktır. Bu tür eylemler sahtedir, göz boyama içindir, işin hakikatına uygun olmayan menfaat merkezli eylemlerdir. Sahtekar bir bal üreticisi; elinden ne gelirse onu yapmaktan bir adım bile geri kalmaz. Oturduğu yerde, hiçbir emek ve zahmet çekmeden bal üretimine kalkışacaktır. Arıları görmeden, yaylalara, ormanlara, bağa, bayıra,dere tepeye düşmeden; oturduğu yerde bal üretimi yapan birinin ürettiği bal; işte içinde Allah’ın rızası olmayan sahte bir baldır. Bu bal; şifa değil, bilakis zehirdir.

Görüldüğü gibi; Fi sebilillah demek, rıza-i ilahi demek; eylemlerin, ilişkilerin dürüst ve yararlı olması demektir. Aksi takdirde işin içine sahtekarlık, dolandırıcılık, yalan, iftira, hile, hurda aklınıza gelebilecek her türlü pislik girmektedir.

Yoksa Allah zengindir.Allah ne bizim namazımıza, ne sadakamıza, ne orucumuza, ne haccımıza, ne kurbanımıza, ne cihadımıza, ne ilmimize, ne çok malımıza, ne çok evladımıza, ne çok toprağımıza, ne çok bağımız ve bahçemize, ne sahip olduğumuz ordulara, ne teşkilatlarımıza, ne devletimize; kısacası Allah maddi ve manevi hiçbir varlığımıza ihtiyacı yoktur. Zira O (cc)’hu; “ihtiyaç” sözcüğünden münezzeh bir varlıktır. Her şey, insanın sağlık ve selameti içindir. Bir işi salt Allah için yaparsanız, o işin neticesinden tüm insanlar müstefid olur. Yok eğer bir işi Allah’ın rızasını gözetmeden yaparsanız, o işin neticesinden tüm insanlar da zarar görür.

Dedim;
Soydayımın Allah razı olsun. Çok güzel açıkladınız. Bu söylediklerinizi ateist arkadaşımıza da ileteceğim.

Seyda;
Sadık kardeş, mümkünse benimle bu ateist arkadaşını bir araya getirsen iyi olur.

Dedim;
Kekımın o iş kolay. Sizi buluştururum ancak, endişelerim var. Sonra anlaşamayıp aranızda kavga falan çıkarsa, çok özülürüm.

Seyda;
Aşkolsun sana. Ben şimdiye kadar sırf sohbetten, fikir alışverişinden  dolayı kiminle kavga etmişim. Üstelik, fikir üretmek, düşünmek, akıl yürütmek en güzel ibadettir. Düşünen insanları severim.

Dedim;
Tamam Seydayımın mesaj alınmıştır. Şimdi çaylarımızı içelim.

YORUMLAR

  • 0 Yorum