Nitekim geçtiğimiz yıl 138 bin dönüm buğday ekili alanın yaklaşık 40 bin dönümü ikinci ürün ekilmeden boş bırakılmış, mısır ekim alanı ise 98 bin dönümde kalmıştır. Bu durum, hem tarımsal üretimde daralmaya hem de ülke ekonomisi açısından önemli kayıplara yol açmaktadır.
Öte yandan, drenaj kanallarının yetersiz olduğu bazı köylerimizde yoğun yağışlar nedeniyle tarım arazileri sular altında kalmış; bu durum üretimi doğrudan sekteye uğratmıştır. Bu şartlar altında, borçlanarak tohum ve gübre temin eden çiftçilerimiz, ürün alamamaları halinde bu borçlarını ödeme güçlüğü ile karşı karşıya kalacaktır.
Mevcut şartlar altında benzer bir tablonun bu yıl da yaşanması kuvvetle muhtemeldir. Bu nedenle; yüksek sulama maliyetlerinin aşağı çekilmesi için su fiyatlarında acil indirim yapılması, mazot ve gübre desteklerinin üretim maliyetlerini karşılayacak düzeye çıkarılması ve bu desteklerin üretim sezonu devam ederken çiftçinin nakit ihtiyacını karşılayacak şekilde ivedilikle ödenmesi başta olmak üzere, drenaj altyapısının güçlendirilmesi dahil çiftçilerimizin üretime devam edebilmesini sağlayacak acil ve somut tedbirlerin alınması büyük önem arz etmektedir.
Aksi takdirde, binlerce dönüm tarım arazisinin boş kalması kaçınılmaz olacak; bu durum hem üreticilerimizi hem de bölge ekonomisini olumsuz etkileyecektir.
Dernek olarak, çiftçilerimizin mağduriyetlerinin giderilmesi adına sürecin takipçisi olacağımızı ve gerekli girişimlerde bulunacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiririz.
Yorumlar
Kalan Karakter: