İNSANIN İÇİNDEKİ IŞIK
Hemen hemen hepimizin fakında olduğu, kimimizin ne yapacağını bilemediği, kimimizin farkındalık yaratmaya çalıştığı problemlerimizden biri de sürekli negatif düşünen, her şeyden şikâyet eden, tüm muhabbeti dert anlatmak ve enerji emmek olan bir insan seli içinde hapsolmuşluğumuzdur.
Enerjisi yüksek, çözüm odaklı, egosunu sadece emek verdiği iş üzerinde konuşturan, sevgi dolu, yüzünden tebessümü, dilinden tatlı sözü eksik olmayan insan sayısı çok azınlıklıkta. Ve ne büyük bir paradokstur ki bu insanlar hem çok seviliyor hem çok kıskanılıyor hem de statükocular tarafından toplum dışına itilmeye çalışılıyor ve aforoz edilmeye çalışılıyor.
Peki, nasıl oluyor da bu insanlar negatif olayları bile pozitife çevirebiliyor? Hatta girdikleri her ortamı aydınlatmaları, dokundukları her insana ilham veriyor olmaları, insanların -bu ışığı fark edenler- onların etrafında olmak istemeleri, onların enerjisine sahip olmak istemeleri neyle açıklanabilir? Sırları ne?
Onların doğuştan şanslı olduklarını düşünüyorsunuz belki de fakat öyle değil işte. Onlar sadece hayatın, hayatı yaşayabilmenin ve onun içinde insanca var olabilmenin kurallarını öğrenmiş olanlardır. Carl Jung’un dediği gibi; “Tanışmadığın kendi karanlığın, sana kader olarak geri döner.”
Onlar kendi karanlıkları ile, kendi aydınlıkları ile, onları neyin tükettiği ve onları neyin beslediği ile tanışmış ve bu durumları yönetmeyi öğrenmiş insanlardır. Bu insanların neler yaptığına nasıl hareket ettiklerine birkaç başlık altında bakabiliriz.
1. Kendi İç Kaynaklarından Beslenirler
Bu kişilerin en belirgin özelliği, mutluluk veya onay için dış dünyaya bağımlı olmamalarıdır. Kendi kendilerine yetebilirler. Işıkları dışarıdan yansıyan bir ay ışığı gibi değil, merkezinden yanan bir güneş gibidir. Kimseden bir şey beklemedikleri için hayal kırıklıklarını çabuk atlatırlar.
2. Yüksek Bir Farkındalık ve Otantiklik
"Kendi ışığını yansıtmak", aslında maskelerden kurtulmak demektir. Bu insanlar oldukları gibidirler; kusurlarını gizlemez, onlarla barışık yaşarlar. Bu samimiyet (otantiklik), çevrelerindeki insanlara da "kendin olma" cesareti verir. Sahte bir neşeden ziyade, doğal bir varoluş sergilerler.
3. Çözüm Odaklı ve Esnektirler
Enerjisi yüksek insanlar, kurban rolüne bürünmezler. Hayatın getirdiği zorlukları "Neden benim başıma geldi?" diye sormak yerine, "Buradan ne öğrenebilirim?" diyerek karşılarlar. Bu esneklik, onların enerjisinin tıkanmasını engeller; su gibi akıp yollarına devam ederler.
4. Empati Yetenekleri Gelişmiştir ama Sınırları Net Çizilidir
Başkalarının duygularını anlarlar ancak başkalarının negatif enerjisinin kendilerini aşağı çekmesine izin vermezler. Kendi enerjilerini korumayı bilirler. "Hayır" demeyi, kendi ışıklarını söndürmemek adına bir öz saygı aracı olarak kullanırlar.
5. Anın Tadını Çıkarma Sanatı (Presence)
Onlar geçmişin pişmanlıklarında veya geleceğin kaygılarında hapsolmazlar. Tüm dikkatlerini "şu ana" verebildikleri için çevrelerine yaydıkları enerji çok yoğun ve tazedir. Bir ortamda bulunduklarında, sadece bedenleriyle değil, ruhlarıyla da orada olduklarını hissedersiniz.
Bu Işığı Korumak İçin Küçük Bir Not:
Kendi ışığını yansıtan biri olmak, her zaman "mutlu" olmak demek değildir; her türlü duyguya (hüzün, öfke, yorgunluk) izin verip, bu duyguların içinden zarafetle geçebilmek demektir. Enerjisi yüksek olan kişi, kendi gölgesini de tanıyan ve onu sevgiyle dönüştürebilen kişidir.
"Kendi içinde bir güneş taşıyanın, dışarıda gölge aramasına gerek yoktur."
Fazile Aşar Aydınalp




YORUMLAR