Reklam
Fazile Aşar Aydınalp

Fazile Aşar Aydınalp

Narsisizm

19 Şubat 2026 - 10:29

Ne zamandır hemen hemen herkesin diline pelesenk olmuş, ilişkileri ciddi manada zedeleyen ama çoğu insanın da hem gerçek manasını ve kökenini bilmediği hem de karşılaştığında ne şekil bir tepki vermesi gerektiği bir kavramdır “Narsisizm.”

Peki, nedir bu narsisizm? Ortaya çıkış hikayesi nedir? ve Onunla nasıl başa çıkabiliriz?

  Narsisizm, halk arasında “Kendini beğenmişlik” olarak basitleştirilse de aslında derinlerde yatan bir özgüvensizliği maskeleyen, aşırı bir hayranlık ve onaylanma ihtiyacıdır.

 Bu kavramı mitolojik kökeninden günlük hayattaki başa çıkma stratejilerine kadar şöyle özetleyebiliriz:
 
1. Kökeni: Yankı ve Narkissos
​Narsisizm kelimesi, Yunan mitolojisindeki Narkissos (Narcissus) hikayesinden gelir.

​Efsane: Narkissos, yakışıklılığıyla herkesi büyüleyen ancak kimsenin aşkına karşılık vermeyen bir gençtir. Bir gün bir su birikintisinde kendi yansımasını görür ve ona âşık olur.

Kendi görüntüsüne ulaşamadığı ve ondan ayrılamadığı için suyun kenarında eriyip gider. Ne trajik değil mi? Kendi yansımasından başka bir yansımayı (aynayı) kabul etmeden, başka bir ruhun ruhuna değmesinin tadına varamadan, başka bir kalbin sıcaklığını hissedemeden ve en acısı da bir sarmaşık olup kimselere sarılamadan, kendine hapsolmuşluğun sonucunda yitip gitmek…

​Dönüşüm: Öldüğü yerde, bugün bildiğimiz Nergis (Narcissus) çiçeği açar. Bu hikâye, kişinin dış dünyaya kapanıp kendi imajına hapsolmasını simgeler. Hikâyede nergis gibi narin bir çiçeğin kurban edilmiş olması ayrı trajedi. Bence bu hikâyeye yerleştirecek en uygun çiçek kaktüs olmalıydı.

​2. Narsisizm Nedir? (Klinik ve Sosyal Bakış)
​Psikolojide narsisizm bir yelpazedir. Bir uçta sağlıklı özsaygı, diğer uçta ise Narsisistik Kişilik Bozukluğu (NKB) yer alır. Temel özellikleri şunlardır:
​Empati Yoksunluğu: Başkalarının duygularını anlama veya önemseme konusunda ciddi zorluk yaşarlar. Ki zaten empati yoksunu olmalarının sebebi, onlara bahşedilmiş muazzam duyguları da keşfedememiş olmaları.

Bir noktaya saplanıp kalmaları. (Sadece kendilerine)
​Üstünlük İllüzyonu: Kendilerini özel, eşi benzeri olmayan ve her şeyin en iyisine layık görürler. Ama buradaki asıl problem kendilerini her şeyin en iyisine layık görmeleri değil; herkesin özel olduğu ve herkesin her şeyin en iyisine layık olduğu gerçeğini es geçmek.Başkalarını yok saymak. Başkalaşmak. Haddi aşmak.

​Sürekli Onay İhtiyacı: Kendi değerlerini sadece başkalarından gelen övgülerle ölçebilirler. Oysa değer başkasından gelen övgüyle ölçülemez. Değer insanın ne kadar “insan” olabildiğine, empati kurabilirliğine, kimsenin sınırına dayanmadan, kendi sorumluluğuyla, kendi hayatı içerisinde var olmayı bilmeyle, kendine yetebilmeyle ve başkalarına da en az kendine verdiği kadar değer vermeyle alakalıdır.

Kendisinin farkında olan, yaşam amacını çözümlemiş insanın başkasının değil; kalbi ve aklının mutabık kaldığı noktalarda sadece ruhunun onayına ihtiyacı vardır. Yani kendi içindeki doğruluğun, güzelliğin inancına…

​Sömürücü İlişkiler: İnsanları kendi hedeflerine ulaşmak için birer araç olarak kullanma eğilimindedirler. Evet, belli hedefler doğrultusunda birbirimize yardımcı olmamız da bazı insanları aracı yapmamız da doğal iken, sadece “iş görüp atmak” narsistlerin işidir.

Elbette ki birlikte başarmak önemli ki “insan insana yaramazsa insan neye yarar.” Ama “Sadece bana yarasın” demek birliktelik değil kullanmak ve incitmektir.

​3. Narsist Bir Bireyle Nasıl Başa Çıkılır?
​Eğer hayatınızda bir narsist varsa, onu değiştirmeye çalışmak genellikle hüsranla sonuçlanır. Odak noktanızı kendinize çevirmelisiniz:
​Sınırlarınızı Çelikten Yapın: Narsistler esnek sınırları sever. "Hayır" dediğinizde geri adım atmayın. Neyi tolere edip neyi etmeyeceğinizi netleştirin.

Kimsenin belirsizliğinde boğulmayın. Sevmek ve değer vermek çok insani bir şey olunca sınırlar esnetilebiliyor ama o esneklik yanlış yorumlanıyorsa, sabote ediliyorsa, sizin tarafınızdan bakmak gibi bir eylem yoksa ortada(empati), o zaman sınırlarınız net olmalı.
​"Gri Kaya" Yöntemini Uygulayın: Eğer narsist kişi sizi kışkırtmaya çalışıyorsa, bir gri kaya gibi olun; tepkisiz, sıkıcı ve ilgisiz.

Duygusal tepki alamadıklarında beslenemezler. Ki bunu da bir strateji olarak değil, değerinizin farkında olduğunuz için ne istediğinizi de ne istemediğinizi de bildiğiniz için yapın. Çünkü kimseyi değiştiremezsiniz, değişim insanın kendi içinde başlar. Değişim, kişinin kendi isteğine, kendi farkındalık seviyesine bağlıdır.
 
​Gerçeklik Algınızı Koruyun: Narsistler sıkça Gaslighting (psikolojik manipülasyon ile kişinin kendi hafızasını sorgulatması) yöntemine başvurur. Yaşadığınız olayları not alın veya güvendiğiniz bir arkadaşınızla paylaşarak gerçeklikten kopmadığınızdan emin olun.

Ne yaptığınızı ve yaptığınız şeyin karşısında nasıl bir tepki aldığınızı bilirseniz duygusal manipülasyona da uğramazsınız. Farkında olmak her şeyi değiştirir.
​Tartışmaya Girmeyin: Bir narsiste hatalı olduğunu kanıtlamaya çalışmak, bir duvarla satranç oynamaya benzer. Haklı çıkma çabasından vazgeçmek enerjinizi korur. Çünkü zaten en az sizin kadar herkes ne yaptığının da ne yapmadığının da farkındadır. Tartışmaya girmek genellikle inanmak istediğimizde gerçekleşen bir eylem.

Her şeyin farkında olduğumuz halde bazen sevdiğimiz için tartışmaya gireriz. “Tamam, ben hatamı, eksikliğimi ya da kırdığım noktaları anladım.” Demelerini beklediğimiz için. Fakat bu asla çözüm olmaz çünkü dediğim gibi narsist zaten her şeyin fakındadır.

​Mesafe Koyun: Eğer ilişki duygusal veya fiziksel olarak zarar veriyorsa, (Karşıdaki kim olursa olsun. Anne, kardeş, arkadaş, sevgili) en sağlıklı yol iletişimi minimuma indirmek veya tamamen kesmektir. İnsanlar bunu çoğu zaman kalbe ya da emeğe ihanet olarak görürler.

Oysa temellendirilmeyen, yoran, emin olunmayan her şeyden vazgeçmek; haksızlık etme veya bir ceza verme yöntemi değildir. Sadece daha fazla yara almadan hayatına sağlıklı bir şekilde devam etmek ve iyileşmek için bir adım atmaktır.

​Son olarak, Narsisizm sadece bir kişilik özelliği değil, bazen ciddi bir kişilik bozukluğudur. Eğer bu durum hayatınızı çıkmaza sokuyorsa, profesyonel bir psikolojik destek almak en etkili adımdır.
 
Fazile Aşar Aydınalp
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum