Reklam
3 Bin Nüfuslu İlçe, 3 Bin Öğrencili Okul: Bu Tabloda Bir...
Mehmet Emin KUŞ

Mehmet Emin KUŞ

3 Bin Nüfuslu İlçe, 3 Bin Öğrencili Okul: Bu Tabloda Bir Çelişki Yok mu?

14 Şubat 2026 - 18:22

Türkiye’de idari yapı üzerine konuşurken çoğu zaman duygularımız aklımızın önüne geçiyor. “Bizim memleket ilçe olsun”, “bizim belde büyüsün”, “bizim yer ayrılsın”… Peki ama mesele sadece isim midir? Yoksa devlet aklı, kamu maliyesi ve adalet duygusu da bu tartışmanın bir parçası mıdır?

Bugün Türkiye’de nüfusu 3 bin civarında olan yerleşim yerlerinin ilçe statüsünde olduğunu görüyoruz. Aynı anda, Şanlıurfa’da tek bir okulun öğrenci sayısı 3 bine yaklaşıyor. Bu tabloyu yan yana koyduğumuzda şu soru kaçınılmazdır: Bir okul kadar nüfusu olan bir yerin ilçe yapılması ne kadar doğrudur?

İlçe Olmak Nedir?
Bir yerin ilçe olması; sadece tabelanın değişmesi değildir. İlçe demek:
-Kaymakamlık
-Belediye başkanlığı ve belediye teşkilatı
-İlçe Emniyet Müdürlüğü
-İlçe Jandarma Komutanlığı
-Milli Eğitim Müdürlüğü
-Nüfus Müdürlüğü
-Tapu Müdürlüğü
-Mal Müdürlüğü
-Sağlık Müdürlüğü
-Sosyal Yardımlaşma Vakfı
-Müftülük
-Tarım Müdürlüğü
-Gençlik ve Spor Müdürlüğü
ve daha birçok kurumsal yapı demektir.
Her biri personel, bina, araç, lojman, güvenlik, ısınma, elektrik, bakım, yakıt ve idari gider demektir.

Maliyet Meselesi
Bugün bir ilçede yalnızca kaymakamlık kadrosunu düşündüğümüzde; kaymakam, yazı işleri, özel kalem, şoför, hizmetli ve diğer personel giderleri aylık ciddi bir bütçe oluşturur. Buna belediye başkanı ve belediye kadroları eklendiğinde rakam katlanır.

Ortalama bir küçük ilçenin:
Personel giderleri
Hizmet binalarının işletme maliyetleri
Resmî araç giderleri
Sosyal tesis ve lojman giderleri
yıllık milyonlarca liraya ulaşmaktadır.

Nüfusu 3 bin olan bir yerde bu maliyet kişi başına bölündüğünde ortaya çıkan tablo düşündürücüdür. Devletin sınırlı kaynakları varken, bu kaynakların dağılımında rasyonel ölçütler mi, yoksa siyasi tercihler mi belirleyici oluyor?

6360 Sayılı Yasa ve Çelişki
2012 yılında çıkarılan 6360 sayılı Kanun ile büyükşehir statüsündeki illerde belde belediyelerinin önemli bir kısmı kapatıldı, köyler mahalleye dönüştürüldü. Gerekçe neydi?
“Kaynak israfını önlemek, hizmeti merkezileştirmek ve verimliliği artırmak.”

Peki aynı mantık 3 bin nüfuslu ilçeler için neden işletilmiyor?
Bir yerde nüfus 30 binin altındaysa belde olması gerektiği yönünde kamuoyunda sıkça dile getirilen görüşler var. Çünkü ilçe olmak, ölçek ekonomisi gerektirir. Nüfus yoksa gelir yoktur; gelir yoksa hizmet sürdürülebilirliği zayıflar.

Urfa Gerçeği
Şanlıurfa’da bazı okulların öğrenci sayısı 2.500–3.000 bandında. Bir okul kadar nüfusu olan bir ilçenin; kaymakamı, belediyesi, müdürlükleri varken; 3 bin öğrencili bir okulda rehber öğretmen sayısının yetersiz olması nasıl açıklanabilir?

-Devletin önceliği nerede olmalı?
-Tabelada mı?
-Kadro üretmekte mi?
-Yoksa hizmet kalitesinde mi?
-İlçe Olmak Prestij mi, İhtiyaç mı?

Bazı yerleşim yerlerinin ilçe yapılmasının arkasında sosyolojik ve siyasi beklentiler olduğu inkâr edilemez. İlçe olmak; yerel elitler için prestij, kadro, istihdam ve siyasi güç anlamına gelir.

Ancak devlet yönetimi duygularla değil, planlamayla yapılır.

Nüfusu 3 bin olan bir yerin ilçe yapılması; eğer coğrafi zorunluluk, güvenlik gerekçesi veya stratejik ihtiyaç yoksa, kamu maliyesi açısından tartışmaya açıktır.

Son Soru
Bugün Türkiye’nin ekonomik şartları ortada. Tasarruf çağrıları yapılıyor. Kamu harcamalarının kısılması gerektiği söyleniyor.

O halde sormak gerekir:
Bir okul kadar nüfusu olan yerleşim yerlerine ilçe teşkilatı kurmak mı,
yoksa 3 bin öğrencili okullara daha fazla öğretmen atamak mı daha doğru bir kamu politikasıdır?

Mesele sadece idari sınır değil; adalet, verimlilik ve akıl meselesidir.

Devletin büyüklüğü bina sayısıyla değil, kaynaklarını doğru kullanmasıyla ölçülür.

YORUMLAR

  • 0 Yorum