Reklam
Irkçılık: Gücün Değil Korkunun Dili
Mehmet Emin KUŞ

Mehmet Emin KUŞ

Irkçılık: Gücün Değil Korkunun Dili

18 Ocak 2026 - 10:26

Irkçılık çoğu zaman yüksek sesle konuşur. Sloganlar atar, sınırlar çizer, “biz” ve “onlar” diye ayırır. Kendini bir güç gösterisi gibi sunar. Oysa biraz yakından bakıldığında görülen şey bambaşkadır: Irkçılık gücün değil, derin bir güvensizliğin; özgüvenin değil, aşağılık kompleksinin dışavurumudur.
İnsan neden başkasının dilinden korkar? Neden bir şarkı, bir aksan, bir kelime bu kadar rahatsız eder? Çünkü korku, dışarıdan gelmez; içeride bir yerde çoktan yerleşmiştir. Kendi kimliğinden emin olan bir insan için başkasının dili tehdit değildir. Dil, insanın varoluş biçimlerinden biridir. Onu susturmaya çalışmak, aslında “Ben kendimden emin değilim” demenin dolaylı yoludur.
Irkçılık tam da burada devreye girer: Kişi ya da toplum, kendi yetersizlikleriyle yüzleşmek yerine, bunları “öteki”ne yükler. Başarısızlıkların, geri kalmışlığın, çözülmemiş sorunların sorumlusu olarak hep birileri seçilir. Göçmenler, azınlıklar, farklı inançlar, farklı diller… Böylece gerçek sorunlarla hesaplaşmak ertelenir; sahte bir üstünlük duygusu inşa edilir.
Kendine güvenen insanın üstünlük ideolojilerine ihtiyacı yoktur. Çünkü özgüven, başkasını ezerek ayakta durmaz. Aksine, başkasının varlığıyla zenginleşir. Farklılıklar karşısında savunmaya geçen her söylem, aslında ne kadar kırılgan bir kimliğe sahip olduğunu ele verir. “Biz yok oluruz” paniği, güçlülerin değil, sürekli kendini tehdit altında hissedenlerin dilidir.
Irkçılık bu yüzden ahlaki olduğu kadar psikolojik bir meseledir. Sürekli “öteki” üreten toplumlar, aslında kendi iç boşluklarını gizlemeye çalışırlar. Çünkü gerçek cesaret, benliğini başkasını inkâr etmeden kurabilmektir. Gerçek güç, farklı olanla yan yana durabilme olgunluğudur.
Sonuçta ırkçılık bir kimlik savunusu değil, bir kimlik krizidir. Başkasının dili, kültürü, ten rengi karşısında öfkeye kapılan zihin, kendi içindeki değersizlikle yüzleşemeyen zihindir. Kendine güvenen insan bilir: İnsanlık sıfır toplamlı bir oyun değildir. Başkasının varlığı benim kaybım değil, dünyamın genişlemesidir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum