Reklam
Trump Deli mi, Yoksa 38 Trilyon Dolarlık Borcu Sistematik Olarak mı...
Mustafa Pakır

Mustafa Pakır

Trump Deli mi, Yoksa 38 Trilyon Dolarlık Borcu Sistematik Olarak mı Eritiyor?

28 Ocak 2026 - 21:02

Donald Trump için en sık kullanılan tanım şu: “Deli.”
Plansız, öngörülemez, fevri…
Ama son 24 günde olanlara yukarıdan bakınca tablo biraz değişiyor.
24 gün.
17 hamle.
7 ülke.
Hepsi aynı anda.
Ve sonuç ortada: Dolar zayıflıyor.
Bu bir tesadüf mü?
Yoksa kaos gibi görünen şeyin arkasında soğuk bir matematik mi var?
Amerika’nın Gerçek Sorunu: Borç
ABD’nin toplam borcu 38 trilyon doların üzerinde.
2026’da bunun 10 trilyon doları yeniden çevrilecek.
Faizler yüksek. Enflasyon var.
Fed’in eli kolu bağlı.
Her 100 günde yaklaşık 1 trilyon dolar yeni borç ekleniyor.
Bu tablo sürdürülebilir değil.
Peki çözüm ne?
İki ihtimal var:
A) Faizleri düşürmek.
→ Ama enflasyon buna izin vermiyor.
B) Doları zayıflatmak.
→ Borç kağıt üzerinde aynı kalır ama gerçek değeri düşer.
Trump’ın gittiği yol tam olarak burası.
Borç Nasıl “Eriyor”?
Basit bir örnek:
Bugün:
36 trilyon dolar borç
1 dolar = 1 ekmek
→ Gerçek borç: 36 trilyon ekmek
10 yıl sonra dolar %50 değer kaybederse:
Borç hâlâ 36 trilyon dolar
Ama 1 dolar = 0,5 ekmek
→ Gerçek borç: 18 trilyon ekmek
Kağıtta her şey aynı.
Ama gerçekte borç yarıya inmiş durumda.
İşte “borç silmeden borç eritme” tam olarak budur.
Tarih Bu Yolu Tanıyor
Bu Amerika için yeni bir yöntem değil.
1971: Nixon altın standardını kaldırdı. Enflasyon geldi. Vietnam borcu eridi.
1985: Plaza Accord. G5 doları bilinçli zayıflattı. 2 yılda %50 düştü.
2008–2020: Fed trilyonlar bastı. Borç arttı ama gerçek yük sınırlı kaldı.
Her büyük krizden sonra aynı sonuç:
Zayıf dolar, hafifleyen borç.
Trump 24 Günde Ne Yaptı?
Maduro’dan Küba’ya, Meksika’dan Kanada’ya, Rusya’dan İran’a…
Tarifeler, tehditler, davalar, Fed’e baskı, Powell’a hakaretler…
Liste uzun. Ortak nokta net:
Küresel belirsizlik.
Belirsizlik ne doğurur?
→ Güven kaybı.
→ Dolardan kaçış.
→ Doların zayıflaması.
Zamanlama Tesadüf mü?
2026:
ABD tarihinin en büyük borç yenileme yılı.
Tam bu eşikte kaos…
Tesadüf demek zor.
“Ama Trump Cahil Değil” Detayı
Ekip önemli.
Scott Bessent: Soros’un eski ortağı. 1992’de İngiltere Merkez Bankası’nı çökerten ekipteydi.
Larry Kudlow: Reagan dönemini ve Plaza Accord’u bilen isim.
Bu insanlar 1985’i sadece kitaplardan okumadı.
Yaşadılar.
Dünya Ne Yapıyor?
Çin her ay ABD tahvili satıyor.
Merkez bankaları tarihte ilk kez tahvilden çok altın tutuyor.
BRICS kendi ödeme sistemini kuruyor.
Hindistan son iki yılda 880 ton altın aldı.
Bu tablo tek bir şey söylüyor:
Dolardan kaçış başlamış durumda.
Trump’ın Kişisel Geçmişi Detay mı, İpucu mu?
Trump 6 kez iflas etti.
Her seferinde borçlar silindi, varlıklar kaldı.
Trump Plaza.
Taj Mahal.
Yüz milyonlarca dolar alacaklılara kaldı.
Model hep aynıydı:
Borç al → Varlık al → Kaos yarat → Borç değer kaybetsin
Şimdi ölçek değişti.
Oyuncu değişmedi.
Kim Kazanır, Kim Kaybeder?
Kaybedenler:
Çin
Japonya
Avrupa
Dolar mevduatçıları
Kazananlar:
ABD
Altın sahipleri
Bitcoin sahipleri
Gayrimenkul yatırımcıları
Güçlü Amerika = Güçlü Dolar mı?
Hayır.
Güçlü Amerika:
Daha hafif borç
Daha rekabetçi ihracat
Daha değerli reel varlıklar
1985’te dolar zayıfladı.
Amerika güçlendi.
Son Söz
Bu yazı bir kesinlik iddiası değil.
Trump’ın sert, kaotik ve kişisel tarzı bu tabloyu gerçekten bilinçli bir stratejiye mi dönüştürüyor, yoksa sonuçlar mı bu yönde şekilleniyor; bunu zaman gösterecek.
Ama şurası net:
Ortada rastgele bir delilikten daha fazlası var.
Ve soru hâlâ masada:
Trump deli mi?
Yoksa tarihte defalarca kullanılan bir borç erime yöntemini mi yeniden sahneliyor?
Sen hangisine daha yakınsın?
A) Kasıtlı yapıyor
B) 1985’i kaosla tekrarlıyor
C) Tesadüf, Trump bu
D) Kim yaparsa yapsın, Bitcoin kazanacak

MustafaPakır

YORUMLAR

  • 0 Yorum