Reklam
Ustalık Çağı: Zihnin Gerçek Zirvesi 20'ler Değil
Mustafa Pakır

Mustafa Pakır

Ustalık Çağı: Zihnin Gerçek Zirvesi 20'ler Değil

24 Şubat 2026 - 23:44

Toplum olarak gençliği bir “altın çağ” olarak görmeye meyilliyiz. Hızlı düşünen, çabuk karar veren, refleksleri güçlü bir beyin… Sanki zekânın zirvesi 20’li yaşlardaymış gibi anlatılır.

Oysa son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar bu ezberi bozuyor: Hayatımızın en donanımlı, en dengeli ve en olgun zihinsel dönemi 55–60 yaş aralığı olabilir.
Evet, doğru: Hafıza kapasitesi ve bilgi işleme hızı gibi bazı bilişsel performans göstergeleri genç yaşlarda daha yüksek olabilir. Ancak insan zihni sadece hızdan ibaret değildir. Asıl mesele, bilgiyi nasıl kullandığımızdır. İşte burada yaş devreye giriyor.
Araştırmalar gösteriyor ki, duygusal zekâ, sorumluluk bilinci ve zihinsel önyargılara karşı direnç yaş ilerledikçe güçleniyor.

65 yaş civarında sorumluluk bilinci zirve yapıyor. Duygusal denge ise 70’li yaşların ortalarına kadar artmaya devam ediyor. Ahlaki muhakeme yeteneği keskinleşiyor; insan, gençliğin aceleciliğinden ve keskin yargılarından uzaklaşıyor. Zihinsel tuzaklara düşme oranı azalıyor.

Bu ne demek?
Bu şu demek: Gençlik hızdır, ama olgunluk derinliktir.
Toplum, yaşlanmayı bir gerileme olarak kodladı. Oysa bilim bize başka bir şey söylüyor: Yaş almak, zihinsel çöküş değil; zihinsel bütünleşmedir.

Beynin parçalı çalışan mekanizmaları zamanla daha uyumlu hâle gelir. Tecrübe, duygusal kontrol ve bilgi birikimi bir araya geldiğinde ortaya “usta akıl” çıkar.

Tarihe baktığımızda da bunu görürüz. Büyük düşünürler, liderler ve sanatçılar çoğu zaman en büyük eserlerini hayatlarının ilerleyen dönemlerinde vermiştir. Çünkü derinlik, sabır ister. Bilgelik, zamana ihtiyaç duyar. Aceleyle yetişmez.
Gençlikte zekâ keskindir; orta yaşta zekâ dengelidir. Ve denge, çoğu zaman keskinlikten daha değerlidir.

Belki de asıl sorun, yaşlanmaktan korkan bir kültürde yaşıyor olmamızdır. Oysa insan zihni, 55’ten sonra bir düşüş değil; bir sentez sürecine giriyor. Hayat boyu biriktirdiğimiz bilgiler, deneyimler ve duygular o dönemde anlamlı bir bütün hâline geliyor.



Kısacası bilim, toplumun “artık geçti” dediği yaşlara bakıp şunu söylüyor:
Asıl şimdi başlıyor.
Belki de hayatın gerçek altın çağı, gençliğin gürültüsü geçtikten sonra, zihnin sükûnetle derinleştiği yıllardır.
Ve belki de en akıllı hâlimiz, en hızlı olduğumuz zaman değil; en dengeli olduğumuz zamandır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum